Türkiye Cumhuriyet 1. Dünya Savaşı yenilgisinden sonra Fransa, İngiltere, Yunanistan ve Rusya tarafından işgal altındaydı.
Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkmasıyla Kurtuluş Savaşı başlamış, yurdun dört bir tarafından işgalci güçlere karşı mücadele verilmesiyle Kurtuluş Savaşı da kazanılmıştı.
Bundan sonra Türkiye için kazanımlar adım adım ilerledi.
24 Temmuz Lozan Antlaşmasıyla da Türkiye Devletinin bağımsızlığı kabul edilmiştir.
İkinci dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin toplanmasından 2 ay sonra 13 Ekim 1923’de Ankara Türkiye Devleti’nin Hükümet Merkezi oldu.
Cumhuriyet 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edildi.
Kurucu Önderimiz, Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’tür…
Bunlar kısa bir hatırlama…
Gerekirse her gün yapılması gereken hatırlatmalar.
Bu ülke kolay kazanılmadı bunu defalarca söyledik, söylemeye de devam edeceğiz…
Vatan, millet, bayrak kavramının değerini bilen nesiller olarak her an tekrarlayacağız bu gerçekleri bıkmadan, usanmadan…
Ve… Hatırlatacağız unutanlara, bu ülkenin nasıl kazanıldığını…
Şehit kanıyla kazanılmış topraklarımız, şehit kanıyla bezenmiş Ay-Yıldızlı Bayrağımız ülkenin bölünmez bütünlüğünü simgeleyen şanlı bir bayraktır.
Nerden ve niye mi geldik bu konuya?
Biliyorsunuz aylar öncesinden DEM partililere yeşil ışık yakıp, İmralı’ya çağrıda bulunmuştu hükümetin küçük ortağı.
Hatta “TBMM’ gelsin konuşsun, umut hakkı doğsun.” denmişti
Aradan geçen süre zarfında İmralı ya gitmeler, gelmeler, mektuplaşmalar talepler, istekler peş peşe geldi.
Zaten kendisinin de yüzü görünmüyor bu aralar.
Talimatlar telefonla veriliyor çünkü.
Son çıkışı ise Türkiye’ye büyük zararlar vermiş, 40 yıldır binlerce kişinin ölümüne sebep olmuş terörist için “kurucu önder” demez mi…
Resmen deprem etkisi yarattı.
Ne oldu da birden “kurucu önder” oluvermişti…
Bu ülkeyi yoktan var eden Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ile aynı cümlede kullanılması ne kadar utanç verici bir durum.
Binlerce vatandaşın katilini kahraman gibi gösterilmesi, şehitlerimiz, şehit ailelerine ve yakınlarına yapılan en büyük haksızlık değil mi bu?!...
Yetim büyüyen çocukların, göz yaşlarını dindirmek yerine,bu hareket ve davranışlarınızla sele çevirdiniz.
Konuşulanlar arasında,“Sıra beraat etmesine gelecek herhalde?”diye sorular sorulmaya başlandı...
Peki on binlerce gözü yaşlı şehit aileleri ve gazilerin duygularını hiç düşündünüz mü?
Demezler mi size “bize sormadan kimi nasıl beraat ediyorsun, affediyorsun?”
Ama cevap bekleyen bu sorulara hala net bir cevap veren yok…
Evet hepimiz “Terörsüz bir Türkiye, Terörsüz bir Dünya” istiyoruz.
Savaşlar, katliamlar, keyfine göre bomba yağdıranların bitmesini istiyoruz.
Dünya’da insanca yaşamak herkesin hakkı.
Ama ülkemize bu kadar zarar vermiş bir katil için “Kurucu Önder” diyerek kahraman haline getirilmesini de asla kabul etmiyoruz.
Öcalan'a "ÖNDERLİK" hitabı, PKK'lılar tarafından kullanılan bir terim!
Bırakın kendi milleti ne derse desin lider mi der, önder mi der…
Ama bizim gözümüzde bir katil o.
Şehit ailelerinin ve gazilerin yürekleri bir kez daha parçalanmasın!
Kimin aklına gelirdi bir gün bebek katili ve Türk askerini şehit eden hain için “kurucu önder” denileceği.
Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye mesajında: Yıllardır çözülemeyen sorunu çözeceğiz“Terörsüz bir Türkiye” denmişti.
Peki sormazlar mı şimdi?
Bugüne kadar neden beklediniz.?
Öyle tavizler veriliyor ki, taviz tavizi doğurur, sonra bir bakmışsınız ki elinizi vermiş, kolunuzu alamaz durumuna düşmüşsünüzdür.
Ne günlere kaldık değil mi?
Sözüm ona sanki Türkiye’yi kurtaracak biri olarak bakmaları tarifsiz bir acı.
Genç yaşta kınalı kuzularını toprağa veren anne-babaları hiç mi görmezsiniz.?
Baba yüzünü hiç görmeyen, yetim kalan çocukları, hiç mi göz önüne getirmezsiniz.?
Terörsüz bir Türkiye için CHP ile de konuşmayacaklarını açıklayan MHP bebek ve 40 bin Türk vatandaşının katili olan Öcalan için CHP’ye küstü.
Bir taraftan terör suçlamasıyla Belediye Başkanları gözaltına alınıyor…
Düşüncelerinizi ifade ettiğinizde, sorgusuz sualsiz içeri atılıyorsunuz…
İş koltuk sevdasına gelince “Kurucu önder” diyorsunuz…
Ama seçim zamanında CHP’yi PKK ile kol kola diyerek yayınladığınız montaj videolarını da unutmadık…
Altılı masanın gizli ayağı DEM diyorlardı.
“DEM kapatılmalıdır” diye yaygara kopartanlar kendilerini masalarının ön ayağı yaptıklarını gösterdiler.
Nasıl bir yaman çelişki içerisindeniz böyle…
Bu çelişkiniz sonucunda umarım Türkiye zarar görmez…
Zira son gözaltılarla Türkiye’nin geldiği durum, başta üniversite öğrencileri olmak üzere halkın İstanbul’da sokaklara dökülmesine ne diyeceksiniz?
Ne hallere geldik Allah’ım…
Millete her iftirayı at, sonra yan gel yat…