KADİR DAYIOĞLU


MURPHY (MÖRPİ) YASALARI...

En gerekli olan şeyi arayınca bulamazsın.


Çok düşündüm… Gelir dağılımının bozuk olduğu, enflasyonun, pahalılığın, kamu ve özel şatafatın dizginlenemediği bir ortam da ne yazayım? İsterseniz bugün havayı biraz değiştirelim… Biraz eğlenceli, biraz düşündürücü, biraz ironi dolu, bir konuya değinelim. Önce, kahramanımızı tanıyalım: 

***

Ed Murphy (Mörpi), Amerikalı bir yüzbaşı... 1917 doğumlu... ABD Hava Kuvvetleri’nde 1949’da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi. İnsan üzerinde ivmelenmenin etkilerini inceliyordu, tepkileri ölçülüp değerlendirecekti. Biliyorsunuz ivme; bir zaman diliminde hızda ki değişim miktarı.

***

Deney için, kullanılan sensörler bir yapıştırıcı ile vücuda monte ediliyordu. Bunun iki takılış şekli vardı; birisi doğru, diğeri ise yanlış… Sağlık görevlisinin, on altı sensörün tamamını da yanlış takmayı becermesine (Mörpi) çok kızdı aşağıdaki ve benzeri sözleri derledi.” Hazret, ne demişti”, diye, şöyle bir sayfaları karıştırdım.

***

İşler ters gidecek olduğu zaman ters gider!” sözüyle girmiş işe... “Hayatta her şey neden ters gider?” sorusu meşgul etmiş (Mörpi)’yi... Bunun üzerine hazret bir dizi yasalar oluşturmaya başlamış... 

***

…Ve sonuçta ortaya (Mörpi) Yasları denilen, oldukça düşündürücü ve hayatın içinden gelen, öğütler! manzumesi çıkmış ortaya. Bu yasalara siz de ilavelerle katkıda bulunabilirsiniz. İşte birkaç örnek, son onu,  www.my.opera.com adlı siteden aldım.

***

- Halep’te kırk arşın atladığını söyle. Nasıl olsa inanan çok olur.

- Korkma, istediğin gibi salla, nasıl olsa, insanoğlu unutmakla illetli.

- Kaç dâhi bir araya gelse, ayrıntılarla uğraşan biri ile baş edemez. O nedenle sürekli ayrıntılarla uğraşın.

- Asla bir aptalla tartışmayın.

-Bir toplantının süresi, katılımcıların karesi ile artar. Bu nedenle bir toplantının bitmesini istemiyorsanız, katılımcı sayısını artırın.

- İnandıramıyorsanız, kafaları karıştırın...

- Enayilerin paralarını ceplerinde tutmalarına izin vermek, en büyük aptallıktır...

- İçinden geçmeden bir çamurun, derinliğini bilemezsiniz...

- Servet ya da para kimdeyse kuralı o koyar.

- Önemli kışı; küçük hatalar yapmamayı becerebilendir.

- En çok bağıranlar, en üste olanlardır.

- Erteleme önerisi, her zaman usule uygundur.

- Önemli bir kararı geciktirebilmenin bir yolunu, bürokratlar kolay bulur.

- Her makam ve mevki, bunların sorumluluklarını taşımayan birileri tarafından işgale hazırdır.

- Önemli bir koltukta oturanlar gözden ırak olmayı da becerebilmelidir.

- Bütün emirleri, sözlü verin.

- Önemsiz şeyler hep yolunda gider... Önemliler ise asla.

- Bir politikacı, birlikte olduklarının sayısının artmasını ister ama rakipleri için aynı şeyi düşünmez.

- En iyi imar, gerekli olmayan yerde yapılır.

- Bir kuruluşta işlerin nasıl gittiğini kimse bilmez ama birileri biliyor gözükür.

- Bir şeyi hiç kimsenin yanlış anlatmayacağı kadar doğru anlatsan bile mutlaka yanlış anlayan çıkar.

- Aptallar, sülalece aynı partiye destek verir; akıllılar ise her partide bir temsilci bulundururlar. 

- Başarı daima yalnızken gelir, başarısızlık herkesin içinde.

- Bir kişinin fikirlerini çalmaya intihal, birçok kişinin fikirlerini çalmaya araştırma derler.

- Sen bir yanlış yapana kadar kimse seni dinlemiyordur.

- Yere düşürdüğünüz pazar çantası, daima içinde yumurta olan çantadır.

- Düşünmekten bıkılınca varılan yere sonuç derler.

- Sınava girmeden önce notlarına bakarsan en önemli yerlerin en okunaksız yerler olduğunu görürsün.

- Bir öğretmen öğrencilerin öğretilen dersten başka yapacak işleri olmadığını varsayar. 

- Tecrübe ihtiyacınız geçtikten sonra edinilir.

- Daima çözümünü, kendin bildiğin sorun yaratın.

- En gerekli olan şeyi arayınca bulamazsın.