Acı haber tez gelirmiş… Hele ölüm olursa, ışık hızıyla… Murat’ın ki de öyle oldu… Sabah 10 sularında avukatımızFerhat Çakır aradı; “Kadir amca acı bir haber vereceğim!”, dedi… “Hayrola!” demeye vakit kalmadan; “Murat amcayı kaybettik!”… İnanın, nutkum tutuldu… Konuşmaya takatim kalmadı. Tanıştığım ve sonra birlikte geçen günlere daldım bir an.
***
Öyle ya, Murat’ın ölümü erken bir ölüm… Sırada bizler varken onun “hadi ben gidiyorum!” demesi, çok acı… Öyle acele gitti ki, helalleşmeye bile vakit bırakmadı. Oysa onunla daha çok yapacak işimiz vardı… Yapacağı çok iş, yazacağı çok şey vardı. Derler ya, mezarlıklar, dünyada işi bitmeyenlerle dolu, Murat’ın ki de öyle oldu…
***
Sık sık arardım… On gün kadar önce yine aramıştım. “Gel artık Kayseri’ye, özledik seni!” demiştim… “Geleceğim abi… Oda seçimleri var, atlatayım, temelli geleceğim Kayseri’ye!” demişti… Kendisi gelemedi, önce ölüm haberi, arkasından da cenazesi geldi…
***
Murat ile tanışmamız bir otuz yıla denk gelir… Sanırım, Melikgazi Belediyesi’nden ayrılıp Ticaret Odası’nda Genel Sekreter olarak göreve başlamıştı. Merhum AsafMehmetbeyoğlu’nun halıcı dükkanında tanışmıştık. O günden sonra dostluğumuz, kardeşliğimiz, arkadaşlığımız devam etti, hem de artarak…
***
Merhum babaları Muzaffer Abi’yi, Kayseri Belediyesi’nden tanırdım, 1970’lerin başında. Ben de Elektrik Şirketi’ndeydim… Aynı binada, altlı üstlü… Muzaffer abi, hepimizin “üstadı” idi… Nesli kalmayan, Cumhuriyet’in öncü mühendislerindendi. 1951-1959arasında 9 yıla yakın Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü yapmış; 1960’ların başında Kayseri Belediyesi’ne geçmiş… İnşaat Yüksek Mühendisi… Fen İşleri Müdürlüğü ve Başkan yardımcılığı yapmıştı.
***
Bir de Murat’ın hanımının ailesini ve eniştesi eczacı Halil Kaşıkçı’yı tanırım… Kaşıkçı ile aynı kuşağız… Önce Edirne’ye sonra İstanbul’a yerleşti…
***
Murat, çok okurdu, iyi okurdu, dikkatli okurdu… Okuduklarını, en ince ayrıntısına kadar hatmederdi… Çok kültürlüydü… Sohbeti dinlenirdi… Kavrayışı ve analizleri çok dikkat çekerdi… Dinlemeyi bilir, sessiz ve sakin bir hali vardı. Hasılı kelam ender yetişen entelektüellerdendi…Bir süre Cemil Meriç’e asistanlık yapmış… Hasılı kelam, kıymetini bilemediklerimizden…
***
Ticaret Odası operasyonunda, Murat’ı da gözaltına aldılar, “Fetö”den… Bir muhbiri sadık, ihbar etmişti onu… Bir müddet gözaltında tuttular… Sonra yargılandı, beraat etti… O zaman bir yazı yazmıştım; Murat kim, “Fetö” kim?;Murat kim “dincilik” kim? Bunca zaman beraber olduğumuz Murat’ın, bunu benden gizleyecek kadar akıllı olmadığını biliyorum… Türündendi yazı.
***
Murat, hep verdi… Talep yanı pek yoktu… Eli cebine giderdi, giderken de titremezdi. Hele hele kitap hediye etmeyi çok severdi. Bildiklerini paylaşmayı da… Birlikte çok çalışmamız oldu… Özellikle dünya, Türkiye ve Kayseri istatistiklerine çok kafa yorduk. Ve buradan şu sonuca vardık; Kayseri, beşeri, iktisadi, sosyal, kültürel verilerde ülkenin yüzde 1’i ile yüzde 2’si arasında. Kabaca buna yüzde 1,5de diyebilirsiniz. Buradan hareketle Kayseri, ülkenin “zekatı” bile değil esprisi yapardık, rahmetliyle… Bunun patenti bize ait. İsmimizi vermeden kullanmayın!
***
Murat, uzun süre hizmet verdiği Ticaret Odası’ndan ayrıldı. Aslında yönetim ayrılmasını istemişti. O da ikilemedi… Sonra, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası hizmet talep etti…
***
Medarı maişet motorunu çalıştırmak kolay değil… Bu yaşta, gurbet ellerde rızkını aradı… Tabii, biliyorum çok acı çekti ama ne yapsın? Hatta bir ara İstanbul’a bile yerleşmeyi düşündü… Kısmet Malatya’ymış.
***
Hasılı kelam kıymetini bilemedik, Murat’ın... Malatya kaptı onu…İlk günlerinde otelde kaldı… Hafta sonları ya da on-on beş günde bir gelirdi Kayseri’ye… Zor görüşürdük. Malatya’ya alışınca bir göz ev tuttu orada kalıyordu…
***
Sonrası malum… Malatya’dan kalkış, Hulusi Akar Camii’ne geliş, bir namazlık saltanat, arkasından ebediyen kalacağımız, iki metre karelik mezar… Tabii, bir de ruhuna gönderilen Fatiha…
***
Sevgili dostuma, arkadaşıma, kardeşime rahmet ailesine ve yakınlarına sabır ve metanet diliyorum. Cümlemizin başı sağ olsun!.. Murat, seni unutmayacağız. Hep anacağız. Müsterih uyu, benim aziz kardeşim.


