MUSTAFA CENGİZ


MÜLTECİLERE İYİMSER BAKIŞ AZALIYOR…

Ipsos ve UNHCR'ın Dünya Mülteciler Günü 2024 için ​yapmış olduğu küresel araştırmalardan derlenen içerik bu konuya dair ciddi rahatsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi. Yani ortada ciddi bir sorun gelecekte başımıza kendi ellerimiz ile açtığımız bir bela var ve daha fazla geç kalmadan u işe aklı selim bir el atmak gerekiyor… Araştırma Türkiye'nin de içinde bulunduğu 52 ülkede, 33.197 yetişkinin ​katılımı ile gerçekleştirilen ve son derece geniş bir perspektife ulaşan bir çalışmanın ürünü. Ve…. Bakın ortak kanı ne? Mülteci alımına ilişkin kamuoyu görüşleri ülkeler arasında önemli ölçüde farklılık göstermekte. Özellikle global kamuoyu tarafından öne çıkan baskın görüş, mülteci kabulünün kendi ülkesinde zaten alması gerektiğinin üzerinde bir sayıda gerçekleştirildiği yönünde… Bu anlamda duygular zorlayıcı ve listenin ilk sırasında Türkiye %83, Lübnan %81 ve Yunanistan %76. Mülteciler konusunda global iyimser bakış yıldan yıla azalıyor. Herkes onların ciddi bir sorun olduğunun farkında ve bunu dillendirmekten de geri durmuyorlar.


Dünyanın ve ülkemizin lider araştırma şirketi Ipsos ve UNHCR'ın Dünya Mülteciler Günü 2024 için ​yapmış olduğu küresel araştırmalardan derlenen içerik bu konuya dair ciddi rahatsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi.

Yani ortada ciddi bir sorun gelecekte başımıza kendi ellerimiz ile açtığımız bir bela var ve daha fazla geç kalmadan bu işe aklı selim bir el atmak gerekiyor…

Araştırma Türkiye'nin de içinde bulunduğu 52 ülkede, 33.197 yetişkinin ​katılımı ile gerçekleştirilen ve son derece geniş bir perspektife ulaşan bir çalışmanın ürünü.

Ve…. Bakın ortak kanı ne?

Mülteci alımına ilişkin kamuoyu görüşleri ülkeler arasında önemli ölçüde farklılık göstermekte. 

Özellikle global kamuoyu tarafından öne çıkan baskın görüş, mülteci kabulünün kendi ülkesinde zaten alması gerektiğinin üzerinde bir sayıda gerçekleştirildiği yönünde… 

Bu anlamda duygular zorlayıcı ve listenin ilk sırasında Türkiye %83, Lübnan %81 ve Yunanistan %76. 

Mülteciler konusunda global iyimser bakış yıldan yıla azalıyor.

Herkes onların ciddi bir sorun olduğunun farkında ve bunu dillendirmekten de geri durmuyorlar.

Bakın araştırmaya dair satır araları neler ve ülkemize yansımaları da ne?

SAVAŞLAR VE ZULÜM…

Konu herkesin malumu. 

“Savaşlar ve uğradıkları zulüm sebebiyle insanlar kendi ülkeleri de dahil olmak üzere, diğer ülkelere sığınma haklarının olması konusunda” küresel kamuoyunda güçlü bir görüş birliği varlığını sürdürüyor. 

Ancak; her yıl yenilenen araştırmalarda bu görüş birliğini temsil eden oranların düştüğü izleniyor. 

Araştırmanın yapıldığı ülkelerde kişilerin savaş ve zulüm nedeniyle sığınma talebi haklarının olması konusunda yüksek oranda destek görülüyor. 

Öte yandan pratikte ise insanların ülkelerine daha fazla mülteci kabul edilmesi konusunda o kadar da istekli olmadıkları belirtiliyor. 

Kapıların tamamen kapatılması gerektiği düşüncesi mevcut. Küresel ortalama %44 ile bu görüşü destekliyor. 

Türkiye bu konuda % 77 ile ilk sırada görünüyor. 

Almanya % 50, Amerika % 48, İngiltere %44, İtalya % 39…

ULUSAL GÜVENLİK ÖNCELİĞİ AZALIYOR…

Rakamlara bir bakar mısınız lütfen?

Yasa dışı yollarla göce engel olmak için aranan çözümler var. 

Bu doğrultuda ülkelerin yapmış olduğu çözüm arayışları da ülkeler arası anlaşmalar da farklılıklar gösteriyor. 

Ipsos’un gerçekleştirdiği 52 ülkede yapılan araştırmada; Kenya % 93, Yunanistan %81, İngiltere % 75, Almanya % 74, Amerika %70 , Türkiye % 57…  

Ülkelerin ulusal güvenlik önceliği ilkesi ile desteklerinin azaldığı gözlemlenmekte… 

Mülteci olarak başvuran yabancıların; savaştan kaçan gerçek mülteci olmadıklarını, daha rahat, refah bir yaşama kavuşmak için geldiklerini düşünüyor. 

Küresel ortalamada bu şekilde düşünenlerin oranı %61…  Her 10 kişiden 6’sı ; ülkelerine mülteci olarak gelen yabancıların ekonomik nedenlerden ötürü veya ülkelerinin sunduğu refah yaşam imkanlarından yararlanmak için geldiklerini düşünüyor. 

Türkiye bu konuda da zirvede. 

Peru % 80, Bulgaristan %72, Türkiye % 70, Yunanistan %65 ,Fransa %63, Japonya %47  …

VATANDAŞLIK, KALICI İKAMET…

Mültecilerin ikamet ve kalıcı başvuruda bulunması, vatandaşlık edinme haklarını desteklenmesi veya sınırlı erişim imkanlarına sahip olması konusunda da ülkeler arası kamuoyu değerlendirmelerinde farklılıklar var. 

Kenya ve Uganda, tam erişimi aile bütünlüğü için desteklerken, Şili, Etiyopya ve Finlandiya sınırlı erişimden yana… ​ 

Karşı çıkanların en yüksek olduğu ülkeler Türkiye % 50, Lübnan % 44 ve Malezya % 39…

MÜLTECİLER İÇİN YAPILAN YARDIMLAR …

Dünya genelinde mülteciler çoğunlukla; gelişmiş varlıklı ülkelere değil, kendilerine en yakın ülkelere taşınıyor.  Mültecilerin çoğunlukta olduğu ülkeleri düşünürsek o ülkelere yapılan international yardımlar değerlendirildiğinde küresel ortalamada %37 yetersiz bulunuyor. Etiyopya'da ilk sırada % 72, Yunanistan % 43 Türkiye…

KONUYA UZMAN YORUM…

IPSOS Türkiye CEO’su Sidar Gedik verileri şöyle yorumladı;

1-Çoklu kriz döneminde dünyanın dengesini sarsan etkilerden biri de göç gerçeği. Ülke içi, ülkeler arası göçler toplumların demografilerini, ekonomilerini, sosyal dengelerini ve elbette geleceklerini etkiliyor. 

2-Yurtlarından ayrılan insanlar göçmen, düzensiz göçmen, mülteci, şartlı mülteci, sığınmacı gibi pek çok uluslararası tanım ile sınıflandırılıyorlar. Ancak tüm bu tanımlar ve aralarındaki farklar, gittikleri yeni şehirlerde veya ülkelerde onlara bakışı pek de etkiliyor diyemeyiz. Döneme ait güncel konjonktürün de göç etmiş insanlara bakışı etkilediğini belirtmek lazım, Suriye, Rusya-Ukrayna, Flistin- İsrail savaşı derken savaşlar nedeni ile canlarını kurtarmak amacı ile diğer ülkelere göçenler Dünya’nın pek çok ülkesinde savaştan kaçanlara daha anlayışlı bir yaklaşıma neden oldu. 

3-Ipsos​ 52 ülkede yaptığı araştırmaya katılanların dörtte üçü “savaştan veya zulümden kaçmak için sizin ülkeniz dahil olmak üzere başka ülkelere sığınabilmelidir” fikrini destekliyor. Suriye'deki savaştan kaçarak sığınmış milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye’de ise bu fikre katılım oranı %57, yüksek bir oran, ancak buna rağmen 52 en düşük 5. oran olması da dikkat çekici. 

4-Savaştan ve zulümden kaçanlara kucak açılmalı deniyor, ancak araştırmaya katılanlar arasında göçün arkasındaki gerçek nedenin bu olduğuna dair bir şüphe söz konusu. On katılımcıdan altısı gerçek nedenin savaştan kaçmak değil ekonomik gerekçeler olduğunu savunuyor, bu oran Türkiye'de daha da yüksek, %70. Göçün zamana yayılma hızının, arkasındaki nedenlerin, ülkedeki ekonomik kapasitenin, geleceğe dair planlamanın ilgili ülkedeki bakış açısını doğrudan etkilediğini görebiliyoruz. 

5-Araştırmaya katılanların yarısı göç ile gelmiş insanların ülkeye entegre olabileceğini düşünüyor. Ancak göçün çok hızlı yaşandığı ve entegrasyon sürecinin en sıcak döneminden geçen Türkiye gibi ülkelerde olumsuz bakış açısı hakim, araştırmaya Türkiye’den katılanlarda her on kişiden yedisi entegrasyonun başarılı olacağına inanmıyor, bu oran yıllar geçtikçe azalacağına artıyor..

6-Bir kısmı​ daha fazla göç kabul etmeyelim, bir kısmı yeni göçmen de kabul edebiliriz diyor ancak mevcut göçmenleri sınır dışı edelim diyenler azınlıkta. Sınırların göçe tamamen kapatılması fikrine katılım konusunda da Türkiye ilk sırada. Meksika sınırına duvar ören ABD’de bu şekilde düşünenler %48 iken Türkiye’de %77. Geçen yıllardan farklı bir resim ile karşılaşmıyoruz.  Ağırlıklı düşünce şu “savaştan, zulümden kaçanları kurtaralım, ancak gelenlerin çoğu aslında ekonomik nedenler ile geliyor.” 

7-Göç her ne neden ile gerçekleşiyor olursa olsun, insanların atalarının yurtlarından keyif için göçmediklerinin bilincinde olmak gerekli. Biraz kazıdığımızda altından hayati risklerin, gelir adaletsizliğinin, fırsat eşitsizliğinin, sömürünün çıkacağını görmeliyiz.  Ülkelerin başa çıkması, yönetmesi, kaynak aktarması gereken yakıcı bir konu.

Evet… Sanırım rakamlar ve Sidar’ın açıklamaları konunun gayet net ve açık bir şekilde anlaşılması için yeterlidir.

Yoruma yorum yapmaya gerek yok sanırım…