Mülteci muhabbeti doruğa ulaştı. Fatih Altaylı’nın dediği gibi kimi, ‘Bunlar olmasa sanayimiz çöker. Bunlar olmasa tarım biter. Bunlar olmasa enflasyon artar’ diye sözde göçmen taraftarlığı yapıyor. Kimi olaya “Ensar-muhacir” düzleminde bakıyor (k.d). “’Misafirlik yeter. Suriyelilerin evlerine dönmelerini sağlayacak şartları oluşturalım’ diyenlere de ‘Faşist’ damgası vurmaya kalkışıyor.”
***
İlkinin, ucuz emekte gözleri. Öyle ya, karın tokluğuna çalıştırıyorlar, sigorta yok, vergi yok, kayıt yok. Aslında bu, bir insanlık suçu ama gözleri doymuyor. Bunları, modern “Kunta Kinte” gibi görüyorlar.
***
“Ensar-muhacir” düzleminde yaklaşanlar, din jargonuna sığınıyor, “Misafirlik yeter. Suriyelilerin evlerine dönmelerini sağlayacak şartları oluşturalım” diyenlere de, daha, “önce gelenler gitsin!” diyor. Soralım; “önce gelenler” kim? Yani, “dağdan gelenler, bağdakileri kovsun!” diyorlar. Emriniz olur!..
***
“Artık gitsinler” diyenlerin başını Meral Akşener çekince ve o da bir Rumeli muhaciri olunca hemen; “önce sen git!” diyorlar.
***
Yâ hû… Meral Hanım, evvelemirde Türk’tür, “evlad-ı fatihandır!” Sultan Alpaslan ile (ki, daha önce gelenler de var) Anadolu’yu yurt edinen Orta Asya’dan gelenler bizim atalarımız. Saniyen 1876 Osmanlı-Rus harbi (93 Harbi) yenilgimiz üzerine, ta Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar, doğudan-batıdan dalga dalga Anadolu’ya gelenlerin kahır ekseriyeti Türk’tür.
***
Gelelim zurnanın zırt dediği, yere… Akşener gibi büyük Atatürk’ün sülalesi de göç kervana katılanlar cümlesinden. Aslında ağızlarındaki bakla Mustafa Kemal de şimdilik sütre gerisine çekilmiş bekliyorlar.
***
Hatırlar mısınız; “Tarih 1922 Aralık. …[muhalifler] Yeni dönemde yapılacak seçimlere ilişkin bir kanun teklifi verdiler. Bu kanun teklifinin 14. maddesi sanki sadece bir kişiyi tarif ediyordu. [O da Mustafa Kemal idi.]
'Büyük Millet Meclisi'ne üye seçilebilmek için Türkiye'nin bugünkü sınırları içindeki mahaller ahalisinden olmak zorunludur. Veya daire-i intihabiye dâhilinde mütemekkin olmak zorunludur. Ondan sonra göçle gelenlerden Türk ve Kürtler iskân tarihinden itibaren beş sene geçmişse seçilebilirler.'
Atatürk askeri görevler ve savaşlar dolayısıyla hiçbir zaman 5 yıl aynı mahalde oturmamıştı. Zaten doğum yeri de Selanik'ti. Bu yasaya göre milletvekili seçilemeyecekti. [Mustafa Kemal hemen söz aldı];
'Bu tasarı, doğrudan doğruya, beni yurttaşlık haklarından yoksun bırakmaya yönelmiştir. On dördüncü maddesinde yazılı satırları gözden geçirecek olursanız, göreceksiniz ki; Büyük Millet Meclisi'ne seçilebilmek için, ya Türkiye'nin bugünkü sınırları içinde kalmış yerlerin halkından olmak ya da bu seçim bölgelerinden birinde yerleşmiş olmak, göçmen olarak gelmişse yerleşmesi üzerinden en az beş yıl geçmiş olmak şart koşuluyor.
Ne yazık ki doğduğum yer, bugünkü sınırlar dışında kalmış bulunuyor. Herhangi bir seçim bölgesinde beş yıl olsun oturup kalmış da değilim. Doğum yerim bugünkü sınırlar dışında kalmıştır ama bunda benim ne eksiğim, ne suçum var! Bunun nedeni, bütün ülkemizi, darmadağın etmek, yok etmek isteyen düşmanların dilediklerini tam gerçekleştirmekten alıkonamamış olmasıdır. Eğer düşmanlar amaçlarına tam ulaşmış olsalardı, Tanrı korusun, bu tasarıya imzasını koyan bayların memleketleri de sınır dışında kalabilirdi. “ (Gürkan Hacır, 2011)
***
İşin garip yanı bunlar, aktif olarak ve hem de üst düzeyde AK Parti’de görev yapanlar. “Önce gelenler gitsin!” mottosu çığırından çıkınca, İlber Ortaylı Hocamız dayanamadı açtı ağzını yumdu gözünü, Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen’i, Tayyip Beye şikayet etti. Yazısında; “Bin yıllık tarihimizi densizlikle ele alıp Türk yurdunda Türk varlığını kendince tartışmaya açmak kimsenin haddine değildi.”, dedi.
Devamında; “İzansızca ve nadanca yapılan bu konuşmalar milletin hafızasına kazınmaktadır. Açıktır ki, bu düzey ve muhteva ancak memleketin kimliği ile problemi olan tutarsız bir düşünce yapısıyla ve tarih bilgisizliğiyle mümkündür. AK Parti erkânının Türk milletine karşı saygı ve sorumluluk duygusuyla, bu kendini bilmez üslup sahibi siyasetçisi için gereken işlemi yapacağına inanmak isterim.”
***
Hislerimize tercüman olduğu için İlber Hocamıza teşekkür ediyorum. “Önce gelenler gitsin!” sloganına sığınanlara şunu anımsatmak isterim. “Edep ya hû, bu da geçer ya hû!” Unutmasınlar her çıkışın bir de inişi var. Sayılı günler tez geçer. Bu saltanat da bir gün son bulacak. Sanmasınlar bu saltanat devam eder.
***
Bir dönem “güçlü Fetö”nün kayığına binenlerin bir kısmı sonra AK Parti kayığına bindi. Unutuldu sanmasınlar. Bunlar, AK Parti iktidarı sonrası kimin kayığına binecekler, çok merak ediyorum? (Hürriyet, 08.08.2021)


