MUSTAFA CENGİZ


MİLLİ TAKIM ÜZERİNE SEÇME SAÇMALAR…

A Milli Futbol Takımımız, EURO 2020'deki son maçında İsviçre'ye 3-1 mağlup oldu ve A Grubu'nu dördüncü sırada tamamlayarak turnuvaya veda etti. Öncesi sonrası ciddi ciddi eleştirilere muhatap olan konu ile ilgili spor dünyasından tanıdık simalardan derlediğim bir ufuk turu var bugün köşemizde. Teknik patron Şenol Güneş "Herkes sorumlu, medya da sorumlu, yönetim de oyuncu da sorumlu" dedi ve işi bitirdi kendince…


A Milli Futbol Takımımız, EURO 2020'deki son maçında İsviçre'ye 3-1 mağlup oldu ve A Grubu'nu dördüncü sırada tamamlayarak turnuvaya veda etti.

Öncesi sonrası ciddi ciddi eleştirilere muhatap olan konu ile ilgili spor dünyasından tanıdık simalardan derlediğim bir ufuk turu var bugün köşemizde.

Teknik patron Şenol Güneş "Herkes sorumlu, medya da sorumlu, yönetim de oyuncu da sorumlu" dedi ve işi bitirdi kendince…

Hıncal Uluç: "Şenol Güneş uğradığı tüm hezimetlere rağmen kendisine yönelik tek eleştiri yapmazken, onu eleştirmeyen, geçin eleştirmeyi bir de destek çıkan bizler.. Yani medya, bizleriz baş suçlu, dostlar... Gözlerimizin içine baka baka yalan konuştuğunu dahi yazamayan bizler..."

Uğur Dündar, "Milli takımın üç maçını da dikkatle izledim.Her maça belki düzelirler umuduyla baktım. Ama nafile!..Fazla yazmaya, teknik ayrıntılara girmeye gerek yok. Bitse de gitsek dercesine, ruhsuz bir tempoda oynadılar!"

Erman Toroğlu: "Şenol Güneş bu Milli Takım'a hakim olamıyor. Üç maç oynadık. Bir tane gol attık. O da uzaktan vurulan bir şut.

Ne oynadık Allah aşkına! Rezalet. Yenilebiliriz, açık farklı da mağlup olabiliriz ama adam gibi mücadele ederiz. Çatır çatır oynarız, olmaz.

20 takımlı ligimizde Şenol Güneş ligi bir hafta erken bitirdi. Çok futbolcu yurt dışından geldi bir hafta sonra. O bir hafta önce kampa aldı.

Adama sorarlar bir hafta evvel kampa aldığın takım bu mu diye. Belki de bu turnuvanın en kötü takımıyız."

Rıdvan Dilmen: "Bizim, Avrupa şampiyonası özetimiz-TRT spikeri dostlarımızdan en çok duyduğumuz cümleler: 1- Maalesef top ağlarımızda!! 2- Hızlı çıkarsak tehlikeli olabiliriz!!!"

Attila Gökçe: "Avrupa Şampiyonası bizim için adil bir sonuçla bitti. Mucizesiz, gerçek bir başarısızlık öyküsüyle. Şimdi ciddiyetle, sorumlulukla, bilimle, felsefeyle Euro 2020’nin raporunu hazırlama zamanı. Haydi Şenol Hocam… Başla yazmaya!"

Engin Verel: "Şenol Güneş daha önce elemelerde çok iyi bir performans sergilediklerini söylemişti. Yani anladığım kadarıyla 'Amaç değil, araç önemli.' Turnuvalarda sıfır çeksek de olur."

Mehmet Demirkol: Şenol Güneş’in bir görevi var: Neden göreve devam etmesi gerektiğini kamuoyuna anlatmalı, herkesi ikna etmeli. Tabii bu mümkün mü bilmiyorum. Yoksa bu sıfırın altındaki oyunun doğal sonucu istifadır. Bu açık.

Güntekin Onay: "Futbolcuların güçsüz ve gamsızmış gibi görünmelerinin nedeni fiziksel çöküş. Turnuvanın başlamasına 1 hafta kala toplanıp 3-5 taktik ve duran top çalışması bile yapsalar, fiziksel olarak bu kadar geriye gitmezlerdi. Bu takım sürantrene olmuş."

Şansal Büyüka: "Çok acı yenilgiler, çok dramatik maçlarımızı izledim. Böylesine “Aciz“ kaldığımız bir şampiyonayı hiç hatırlamıyorum. Oynamadık, adeta teslim olduk. Pes ettik, Şenol Hoca bile yerinden 90 dakika kalkmadı. Açıkçası bu kadarı ayıp oldu." Uğur Meleke: "Sanırım turnuva içinde gelişemeyen, hiçbir soruna çare üretemeyen, hatta her maçı bir öncekinden kötü olan tek takım vardı. O da Türkiye’ydi. Turnuvanın ilk 10 gününü izledikten sonra hissiyatım özetle şu: Keşke bizim de bir antrenörümüz olsaydı..."

Tümer Metin: "Kendi tasarrufu ne olur bilmiyorum. Devir değişiyor. Hepimiz kendimizi yenilemek zorundayız. Şenol Hoca yalnız çalışıyor. Kendi bildiği doğrultuda hala bu yolda devam etmeye çalışıyor. Gidemezsin. Yürüyemezsin. Kimse kusura bakmasın."

İlker Yağcıoğlu: "Bu hezimetin baş sorumlusu Şenol Güneş'tir. Seçtiği kadro, oynattığı 11, rakipleri analiz etme başarısı ve geçirdiğimiz kamp süreci tamamen yanlışlarla doluydu. Bunun sorumlusu da teknik direktörümüz Şenol Güneş'tir.."

Nihat Kahveci: "Yenilebilirsin ama ezilmemek lazım. Biz biraz ezilerek yenildik. Sadece futbol anlamında değil her anlamda. Sahadaki istek, arzu, teknik, taktik, oyun anlayışı, rakibe karşı önlem alma... Her anlamda ezildik."

Uğur Meleke: "Maçtan 1 hafta önce Şenol Güneş bir röportajda, 'İtalya'yı nerede karşılayacağımızı henüz kararlaştırmadık.' dedi. İtalya'yı da Galler'i de İsviçre'yi de karşılamadık. Biz hiç önde baskı yaptık mı?

Mutlak galip gelmemiz gereken maçta iki hücum oyuncusu Abdulkadir Ömür ve Kerem Aktürkoğlu kadroda yok. Kulübede Dorukhan, Taylan, Orkun ve Okay 4 orta saha oyuncusu. Hangi durumda bu 4 isim girecek? Bu açıklanamaz bir şey.

İtalya maçına Ozan-Okay ile başlıyorsun, 60'ta çıkarıyorsun. İkinci maçta tekrar bu ikiliyle başlıyorsun yine çıkarıyorsun. Üçüncü maç yine Ozan ile başlıyorsun. Ozan iyiyse niye çıkarıyorsun, kötüyse neden her maç 11 başlatıyorsun? Kendinle çelişiyorsun.

Bütün takımlar ilk maçlarda yaşadıkları problemlere çözüm üretti. İkinci maçı ilk maçından kötü olan tek takımdık. Üçüncü maçta da ikinci maçtan kötüydük. Turnuvaya kötü başlayabilirsin, o geniş kadro müdahaleler yapabilmen için var ama sen yapmıyorsun."

Osman Sakallıoğlu: "8 tane gol yedik ve daha da acısı neredeyse 30 gol pozisyonu verdik. Hem Galler hem de İsviçre'nin teknik direktörleri, bizim maçımızdan sonra daha fazla gol atabileceklerini ve daha farklı kazanabileceklerini söyledi."

Murad Tamer "TFF'nin 1 numaralı adayı Sergen Yalçın… Bakü'deki Galler maçı sonrası A Millî Takım Sorumlusu Selim Soydan, Sergen Yalçın ile bir görüşme gerçekleştirdi ve Beşiktaş'a imza atmasında acele etmemesini istedi. 

**

DAKKA BİR GOL BİR…

Fenerbahçe başkanı Ali Koç, Naklen yayın gelirleri ile ilgili acı bir itirafta bulundu.

Koç, "4 yıllık yayın geliri 2 milyar dolar olacaktı.

Daha ilk yılında 35 milyon dolar kesildi, kur sabitlendi.

İş “dakika 1, gol 1” gibi başladı.

Sonra her dönem indirimler art arda geldi.

2021-22 de hesaba dahil edildiğinde yayın gelirinde 564 milyon dolarlık kayıp var.

İhalede yayıncı kuruluştan bir güvence alınmadı.

Oysa böyle bir ihalede teminat mektubu alınmalıydı.

Futbol kulüpleri olarak yayın gelirlerimizi bu kadar aşağı çeken kararlara sessiz kalmamalıydık.

Belki de maça çıkmayarak tavrımızı göstermeliydik."

Pandemi sürecinde yaşananlar ortada.

Yayıncı kuruluşun son iki aya dair ödemediği rakamlar malum.

Kim karşılayacak bu takımların kayıplarını acaba?

Türk futbolu nasıl kalkınacak?

**

BİR HATIRLATMA

Mehmet Sönmez hocam.

Hepiniz eğitim ve spor camiasından kendisini yakinen tanırsınız.

Erciyes ile ilgili yazımızla ilgili gözden kaçan bir hususu dile getirmiş.

Uyarısı son derece önemli.

Aynen aktarıyorum.

“Sevgili Mustafa'm. Yüksek irtifa Erciyes kamp merkezî konusunda başkana bilgi veren danışmanlarının oksijenli ve oksijeni az ortamı bilmediğini ifade etmek isterim.

Başkanın Erciyes tanıtım fragmanında bilgi verirken bol oksijen olduğunu ifade etti. Halbuki yüksek irtifa oksijeni az ortam demektir. Lütfen doğru tanıtım bize KDV’li olarak geri dönecektir.”

Teşekkürler Mehmet Sönmez.

Yetkililer bu uyarınızı bizlerinde aracılığı ile inşallah dikkate alacaklardır mutlaka.

**

 ‘NEDEN BEN?’

Bugün yazımızın finalinde bir alıntı var.

“1983'te Kalp ameliyatı sırasında aldığı bir kan nedeniyle AIDS'ten ölen efsanevi Wimbledon oyuncusu Arthur Ashe’ye taraftarlardan birisi ölmeden önce bir soru sorar;

-Tanrı neden böyle kötü bir hastalık için seni seçti?

Arthur, buna şöyle cevap verdi;

-50 milyon çocuk tenis oynamaya başladı,

-5 milyonu tenis oynamayı öğrendi,

-500 bini profesyonel tenis oynamayı öğrendi,

-50 bini devreye girdi,

-5 bini Grand Slam'e ulaştı,

-50'si Wimbledon'a katıldı,

-4'ü yarı finallere kaldı,

-2'si finale yükseldi...

…..ve ben kupayı elime aldığımda Tanrı'ya hiç sormadım,

‘Neden ben?’

Şimdi acı çektiğim için bunu Tanrıya nasıl sorabilirim?

‘Neden ben..?

Hayatta önemli olan sadece,

Alçak gönüllülükle yürümek ve gerçekten sevmek!