Son dönemlerde Türk'e, Türkiye'ye, Şehitlerimize, gazilerimize, Vatan topraklarına karşı yapılan saldırılar, Terör elebaşına paye vermek için sıraya girenler ve Anayasa değişikliği başta olmak üzere bir çok konuya dair yaptığı çıkışlar ile gündemde.
Kimden mi bahsediyorum?
Cihat Yaycı'dan.
Kendisi Emekli bir ordu mensubu.
Ve...Rütbesi de Tümamiral
Paylaşımları, fikirleri bir kaç kaynaktan kamuoyuna duyuruluyor.
Bunlar; TÜRK DEGS / TURK MAGS@turkdegs
Cihat Yaycı’nın Başkanı olduğu MAVİ VATAN Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezinin hesabıdır.
Türk Devleti, Vatanı, Milleti ve Bayrağı için çalışırız.
Cihat Yaycı Fan Club@FanYayc
Sanırım mevzu anlaşıldı.
Devam edelim mi?
5 YILDIZ... 10 NUMARA
İşte kurucu önder sözü ile başka bir platforma çekilmeye çalışılan çirkinliklere 5 yıldız 10 numara bir cevap.
Diyor ki Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı:
“Benim dinimin kurucu önderi Hazreti Muhammed Mustafa'dır.
Benim devletimin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Bunlardan başkasına kurucu önder demem.
Ben kendimi şöyle tarif ederim:
Vatan, millet, devlet, bayrak ve mukaddesat çizgisinde birisiyim.”
Sanırım bir çoğumuzun ortak kanaati de bu yönde.
Diğerleri siyasilerin abartılı, haddini aşan fiil ve eylemleri.
Onlar da günü geldiğinde sandıkta gerekli cevabı alacaklardır sanırım.
**
TÜRKİYE BİR İSTİLAYA
TABİ TUTULUYOR...
Herkes inkar ediyor.
Özellikle de iktidar kanadı.
Bunu bile isteye yapıyor ve sonra da görmezden geliyor.
Türk insanın kıt kaynaklarını da onlara oluk oluk akıyor.
Sonra da emekliye vermeye gelince de "Kaynak yok" mavalı okuyorlar.
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı:
“Türkiye'ye göçmen akını yok, Türkiye bir istilaya tabi tutuluyor.
Doğum oranları 5.3 ve on yıl sonra Türkiye’nin yarısı göçmen olacak. Afganistan'dan gelenlerde ise kadın, yaşlı yok hepsi genç!”
Kör göze parmak misali.
Toprağımıza, kazançlarımıza, geleceğimize her şeye ortak edilen ülke kaçkınlarının bu memleketin eninde sonunda başına bela olacağı gün gibi ortada.
Buna kim karar veriyor.
Cumhur ittifakı ortakları.
Yazık değil mi bu ülkeye, gençlerine…
**
KİM KİME EZİYET EDİYOR?
“Kürtlere eziyet yapılıyor mu?” sorusuna M. Tümamiral Cihat Yaycı’nın yanıtı gündem oldu:
“Kürtler 300 kişi gelip batıda iş yapabiliyor.
Batıdan giden adam doğuda lokanta, bar, inşaat vs. açamaz.
Ortada eziyet varsa, batıdakine eziyet yapılıyor!”
Ahıska Türklerinin Bitlis'e yerleştirilmesine karşı çıkan DEM vekillerine, emekli amiral Cihat Yaycı hocanın verdiği yanıtta on numara bir konuşma.
"Bunlar öyle faşist ki doğu bizim, batı hepimizin diyorlar.
Ahlat'a 52 tane Ahıska Türkü aile yerleştirilmiş.
52'sinin de Ahlat'tan çıkartılmasını istiyorlar.
Batman Belediyesinde Türkçe yasaklandı, kürtçe dayatıldı!
Her söze demokrasi diye başlayan
DEM Parti seçilince, Şehit ve Gazi yakınları belediye personelini çöpçü yapıyor hem de PKK lı teröristlerin sokağına!
"Kahpe içerideyse kapın kilit tutmaz ey oğul!" DEDE KORKUT”
Sanırım mevzuyu anladınız.
Türkiye’nin hepsine ortaklar ama Doğu’da kimsenin yaşamasına fırsat vermeyecek kadar da gaddarlar.
**
ÖZGÜR ÖZEL'E DİYOR Kİ;
Mavi Vatan Doktrini’nin sahibi Cihat Yaycı, Özgür Özel'e:
"'Kürt Kürt Kürt' demeyi bırak.
Yeter artık!
Türk diyeceksin Türk milleti diyeceksin!"
**
GERÇEKLİKLE ALAKASI YOK!
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı:
Suriye’de etnik nüfus sayımı hiç yapılmadı
Dolayısıyla ‘2 milyon Kürt’, ‘İkinci büyük halk’ gibi ifadeler resmî veri değildir.
Bu söylemler, siyasi/propaganda söylemleridir.
Gerçekliği yoktur.
Adamlar, harita yapıyorlar bizim Elazığ'ı Kürdistan’da gösteriyorlar.
Git bakayım Elazığ'ın sokaklarında Kürdistan paçavralarıyla dolaşmaya kalk.
Hadi, hodri meydan!
Maraş'a, Erzincan’a, Erzurum’a, Gaziantep’e Kürdistan diyorsun, hadi bakalım o paçavrayla dolaş da göreyim."
**
BUNLARI BİLMEK ÖNEMLİ...
E. Amiral Cihat Yaycı: Rum ile Yunan aynı şey değildir.
Yunan Helen demektir, Rum ise Roma vatandaşıdır.
Rumların içinde Maruni var, Kıpti var, Ortadoks Türk var, Arap bile var.
Kıbrıs adası hiçbir zaman Yunan olmamıştır.
Rumluk Ortadoks kilisesinden Yunan'a bağlanıyor.
Bunları bilmek neden önemlidir?
Bursa Amerikan Koleji’nde okuyan bir kız öğrencinin, Hristiyan olduğu haberi duyulur.
Çok öfkelenen Atatürk bunun üzerine okulu kapattırır.
Ülkedeki Misyonerlik okullarını da Mason localarını da kapatan Atatürk’tür.
Ama gelin görün ki böyle birinin İngiliz olduğunu söylerler, Mason olduğunu iddia ederler.”
**
TÜRK DEMEKTEN KAÇAN
SİYASİLER TÜRKİYE
CUMHURİYETİNİ YÖNETMEYE
TALİP OLABİLİR Mİ?
Bir başka önemli tespit ve gönderme Yaycı’dan;
Türk ve Türk Milleti kavramlarını bilinçli şekilde ağzına almayan siyasetçilerin yaptığı şey, masum bir dil tercihi değildir. Bu, açık bir milli kimlikten kaçıştır.
Milli kimlikten kaçan siyaset ise, egemenlikten ve devletten kaçan siyasettir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ve birleştirici kimliği Türk Milleti’dir.
Bu tanım etnik değil; hukuki, milli ve kapsayıcı bir üst kimliktir.
Bunu hâlâ anlamayanlar ya devlet kavramını bilmiyor, ya da bilerek çarpıtıyor.
“Türk demeyelim, kimseyi incitmeyelim” diyenlere soruyorum:
Anayasa mı sizi incitiyor?
Devletin adı mı sizi rahatsız ediyor?
Türk Milleti kavramı mı sizi huzursuz ediyor?
Türk Milleti demekten kaçınmak, ayrıştırıcılık değildir diyenler yanılıyor.
Tam tersine; Milleti alt kimliklere bölmek, etnik parantezler açmak,
devleti gevşetmek asıl ayrıştırıcılıktır.
Bugün Türk kelimesinden rahatsız olan dil; yarın üniter yapıdan, öbür gün egemenlikten, sonra da vatan kavramından rahatsız olur.
Bu tesadüf değildir.
Bu dil, emperyalizmin sevdiği dildir.
Bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Bu milletin adı Türk Milletidir.
Bundan rahatsız olanlar, bu devleti yönetmeye değil, tartışmaya açmaya taliptir.
Türk Milleti demeyen siyasetçi,
Türk Milletine siyaset yapmıyor, dış beklentilere ve bölücülere mesaj veriyordur.
Bölücülerden ve dış mihraklardan medet umuyordur.
Ve Türk Milleti, bunu not eder.
**
SON SÖZ MÜ?
Türkiye’de Türk’e karşı aleni bir düşmanlık var.
Bu son dönemde iyiden iyiye hortladı.
Türk’e maddi manevi her türlü zulmü reva görüyorlar.
Ülkeyi Türk kimliğinin alt bileşenleri üzerinden de bölmek için ellerinden geleni açık açık yapıyorlar.
Cihat Yaycı; Geçen yıl 08 Ocak’ta, Edirnekapı Şehitliği’nde dediklerimi tekrar ediyorum;
"Şehitler kabirlerinden kalkmadan,
gazilerin uzuvları yerlerine gelmeden,
İmralı'daki cani dışarı çıkmamalıdır.
Yeni satranç oyununu iyi okumalı pergelin
merkezini Ankara'ya koymalıyız.
Kürt sorunu denilen sorun Türkiye’de bir Kürt devleti kurulup kurulmaması sorunudur.
Türkiye’de Kürt devleti kurulmadığı sürece Kürt sorunu olacaktır.
Ülkede Kürt sorunu yok Bölücü sorunu var!"
Ulu önder Mustafa Kemal'in bu unutulmaz sözü ile bitirelim mi?
Mevzubahis vatansa; gerisi teferruattır.
