“Hoppala bu da nereden çıktı?" dediğinizi duyar gibiyim.
Türkiye'de olmaz olmaz dememek lazım.
Her an herşey olabilir.
Kaldı ki ülkemizdeki uçuk kaçık senaryolar bağlamında üretilen onlarca
"Komplo Teorileri"ne her geçen gün yenileri ekleniyor.
Bugün yazımızın finalinde bir Komplo Teorisi’de benden gelecek.
ISRARLA SORUYOR…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ısrarla soruyor.
“Bay Kemal aday mısın?”
Arkasından yine ve yineden etnik kimlikle ilgili söylemler…
Ne Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ne de Millet ittifakından “Tık” yok.
SİNİR HARBİ…
İki tarafta ciddi bir sınav veriyor.
Bir anlamda Sinir Harbi aslında.
Bu işin finaline ulaşmak için çelik gibi bir irade lazım.
Her iki tarafta birbirini hem yıpratmak, hem de gardını düşürmek istiyor.
Söylemler, eylemler, fiiller son derece önemli.
Makas daraldıkça bu işin tansiyonunun artacağı kuşkusuz.
ÖNEMLİ STRATEJİ…
İki tarafından önemli stratejileri var.
Sarınım Cumhur İttifakı kartlarını açık oynamak istiyor.
Millet ittifakı ise “Ketum” ve “Ser veriyor, Sır Vermiyor”
Bu pirincin çok su alacağı kesin.
İktidar ne kadar diretirse diretsin “Seçimler zamanında yapılacak” dese de muhalefet iktidarı sandığa çekmek için bastırıyor.
ANKETLERDEN…
Çok sayıda anket var.
Bu sadece birisi.
İşte size bir araştırma sonucu.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri finale kalırsa:
İstanbul | Tuzla
%59.5 Meral Akşener
%40.5 Recep Tayyip Erdoğan
HBS Araştırma
SAĞ GÖSTERİP SOL VURURLAR MI?
Siyaset bu.
Ne olur ne olmaz?
Bakarsınız Cumhur İttifakı Sağ gösterip sol vurur.
Türkiye’de 2023’te bir Bayan Vitrini siyasette yerlerde gezen seviyenin biraz olsun üst seviyelere çıkartılması için katkı sağlayabilir.
Kaldı ki Meral Hanım’da İç İçleri bakanlığı yapmış bir isim.
Her ne kadar “Ben başbakan olacağım!” demişse de…
Cumhurbaşkanlığını zaten temsili bir makam olarak kullanmak isteyen ve Parlamenter sistem ile yeni ve güçlü bir Türkiye peşinde koşacağını ilan eden Millet İttifakı Kemal Kılıçradoğlu’nun Bürokrasi ve Devlet deneyimini başbakan olarak değerlendirmek isteyebilir.
CHP’nin muhalefetin en güçlü birinci partisi olması sorun değil.
Yarın birkaç puanlık katkı gerekirse tüm partilerin tabanından İYİ Parti’ye kaydırılarak daha önce verilen “Ödünç Milletvekili” benzeri bir operasyon ile “Ödünç oylar” yöntemi ile İYİ Parti birinci parti çıkmaya başladığı anda zaten “Yakışan olur ve Meral Hanım” direkt Cumhurbaşkanı olarak meydanlara inebilir.
Hem Kılıçradoğlu’nu zor durumda bırakmamış olurlar, hem Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ile ilgili tartışmalarda sonuçlanmış olur.
İYİ Parti ile MHP’nin uzun vadede birlikteliği ve AK Parti’de ki yıpranma ve ciddi oy kayıpları da dikkate alındığında sağda güçlü Milliyetçi muhafazakar bir partinin de çatısı da belki böyle kurulmuş olur.
Seçim öncesi daha çok şeyler konuşulacak.
Ne İttifak Senaryoları ne Komplo Teorileri ortaya atılacak.
Türkiye’de Ayakları yere sağlam basan bir siyaset olmadığı için bu tür şeyler normal.
Zira herkes kendine göre bir çıkış ve formül arıyor geleceği/ni kurtarmak için.


