KADİR DAYIOĞLU


MAHMUT ARIKAN

Adaylar görücüye çıktı… Cadde cadde, sokak sokak kendilerini tanıtmaya çalışıyor. Şunun şurasında ne kaldı ki? Bakalım ipi kim göğüsleyecek? Tabii, kamu kaynaklarını, kamusal mekanları kullanma açısından iktidar ve paydaşları inanılmaz olanaklara sahip. Adeta, buraları parsellediler… Çiçek gibi her yeri donattılar.


Adaylar görücüye çıktı… Cadde cadde, sokak sokak kendilerini tanıtmaya çalışıyor. Şunun şurasında ne kaldı ki? Bakalım ipi kim göğüsleyecek? Tabii, kamu kaynaklarını, kamusal mekanları kullanma açısından iktidar ve paydaşları inanılmaz olanaklara sahip. Adeta, buraları parsellediler… Çiçek gibi her yeri donattılar. 

***

Panolarda muhaliflere yer kalmadı. Kamuyu seferber ettiler, siyaset için. Bu şartlar altında bir seçim yapılıyor. Muhalifler adeta “iğne ile kuyu kazıyor!”. Buna da “adil seçim!” diyorlar, “yersen tabii!”

***

Tabii, seçim şartları adil olmayınca, iktidar kamu kaynaklarını olabildiğince kullandıkça, muhaliflere, bir nebze de yardımcı olmak bizlere düşüyor. O nedenle, bu süreçte zaman zaman muhalif adayları tanıtma gereği duydum. “Siftah Mahmut Arıkan ile olsun!” dedim.

***

İsmini duyardım. 1977 Kayseri doğumlu…İnşaat Mühendisi“Milli Görüş geleneğinin” genç temsilcilerinden… Yolundan sapmadı, o görüşün devamı Saadet’te karar kıldı ve Genel Başkan Yardımcısı görevini üstlendi.

***

Anlatıyorlar, “düzgün bir adammış!”. Hele hele birisi; “Hepsi muhteremdir, hepsi değerlidir ama Arıkan başka. O tabiri caiz ise, adam gibi adamdır!”, dedi.

***

Yine tanıyan birisi anlattı: “Milli Görüş gömleğini çıkartıp attık!” diyenlerin yani AK Partililerin, tüm ısrarlarına rağmen çizgisinden ayrılmadı. İktidar nimetlerinin önlere serildiği o şaşalı günlerde, çok ısrara rağmen, itibar edip AK Parti’ye gitmedi!”, dedi.

***

İki yıl kadar önce, “eski Saylavımız”, bir sohbetimizde Mahmut Arıkan için Ankara kulislerinde konuşulan bir konuyu aktarmıştı;“Arıkan, büyük ihtimalle, ittifakın Kayseri Büyükşehir adayı!”, demişti… Biz onu Büyükşehir için beklerken, Saadet kontenjanından, CHP listesinden ikinci sırada gördük. Tüm samimiyetimle, oldukça sevindim. 

***

Dedim, Arıkan’ı, kime sorduysam “düzgün adam!”, dedi. Bir kısmı da yere göğe sığdıramadı… İşte korkum da tam bu noktada. Öyle ya, bu kadar övgü, fıtratı gereği, kibir ve egoyu şişirir… Tehlike de tam bu noktada başlar. Umarım ve temenni ederim, genç kardeşimiz bu tuzağa düşmez. Yani, “mücahitlikten”, “müteahhitliğe” terfi etmez. 

***

Yine kendisini pek fazla tanımadığım ama ailesini tanıdığım Aşkın Genç’in, liste başı olması da sevincimi daha da artırdı. Genç ailesini, 1973 yılından beri tanırım… CHP’de ve belediye meclis üyeliklerinde görev aldılar. Özellikle, yakından tanık olduğum Niyazi Beyin ilk iki döneminde, belediye ile ilgili akçalı hiçbir konuda isimleri geçmedi, iyi isim bıraktılar. Özellikle amca merhum Kahraman ile samimiyetim olduğunu belirteyim. Allah rahmet eylesin, güzel insandı.

***

Dostlar… Benim için bireylerin inançları, mezhepleri, meşrepleri, cinsiyeti, etnik meşeleri hiç önemli değil. Benim için önemli olan insanların, kamu mallarına ve bireysel hak ve özgürlüklere karşı takındığı tavır. Daha da ileri gideyim; “para ve mal ile olan muhabbeti!”

***

Elbette yerli ve milliyim. Ama gözüm evrensellikte. O nedenle ülkemin“evrensel insanlık havuzuna” katkı vermesi, en büyük arzum. Ama biliyorum ki, “yerli ve milli” seviyesinde kalanlar bu katkıyı sağlayamazlar. Bu kavramlar, siyasal söylem olmaktan, siyaset masasının menüsü olmaktan da öteye geçemezler. 

***

Umarım ve temenni ederim ipi göğüslerler, milletvekili olurlar. Milletvekilleri oldukları anda yapacakları ilk işin şu olduğuna inanıyorum: Kendilerinin ve bakmakla yükümlü olduklarının ayni ve nakti varlıklarını kuruşuna kadar kamuoyu ile paylaşmaları.Şayet bunu yaparlarsa muhabbetim artarak devam eder. Aksi durumda, söylediklerimin hepsi;“keenlemyekun!” hükmündedir. 

***

CHP, üçüncü sırada, Deva kontenjanından bir tanıdık isim... Burhan Bahadır Özsoy“TED Ankara Koleji ve University Of Hartford Business Administration &Tourism”de okumuş. Babalarını, tanırız… ANAP Kayseri Milletvekili Halil Özsoy… Yıllardır, gözlerden ırak olduğu için gönülden de ırak oldu. Tanıyan pek kalmadı, unutuldu gitti. Oğlu sayesinde, tekrar hatırlanır oludu. Bahadır evladımıza da başarılar diliyorum. Seçilebilmesi, şartlara bağlı. 

***

Keşke Umit Özer’i ön sıralarda görebilseydik. Tabii, Sema Karaoğlu’nu da… Ama unutmasınlar, Kayseri zor bir şehir… Sanırım, farkına varmışlardır. Asla mücadeleden vaz geçmesinler. Bu toplumun onlara ihtiyacı var. 

***

“Liberal demokrasiye” inanan birisiyim. Güçlü devlet ve güçlü toplumdan yanayım. İlki güçlü olursa peşinden “faşizm”; ikincisi güçlü olursa “anarşizm” söz konusu olur. O nedenle, ikisinin denge hali, liberal demokrasinin de hayat iksiri.

***

O nedenle, Deva Partisi’ni ve Ali Babacan beyi sürekli takip ettim. Fikirleri ve parti programı, bana çok yatkın... “Liberal demokrasiyi” savunuyor. Ama başarılı olabilir mi? Bilemem… Çünkü;Daron Acemoğlu’nun dediği gibi bu yol;“Dar bir koridor!”. Ayrı girselerdi, muhtemelen oyum onaydı. Ama fark etmez… Umarım, parlamento da ve Çankaya’da bir mevzi kazanırlar ve bir sonraki seçimlere hazırlık yaparlar. 

***

Tabii, ben o günleri görür müyüm bilemem? Dostlar, şu anda; “Yıllar yorgun ben yorgun, boşa geçti seneler!” şarkısını terennüm ediyorum. Yine umar ve temenni ederim, çocuklarımız ve torunlarımız da terennüm etmez… Ama “enseyi karartmayalım!”. Umudumuzu yitirmeyelim. Hem, “umutsuzluk kapısı değil bu kapı!”. İnsanlık asla geriye gitmez. “Ne de olsa kışın sonu bahardır!”; “bu da gelir bu da geçer ağlama!”

***

Tüm adaylara başarılar diliyorum.