Bir bulvardan Kocasinan adını kaldırıp, AK Partili üst düzey, bir yerel politikacının ismini vermek akla ziyan, “tarih, kültür, sanat”, kent hafızasından yoksun olmak demektir. Ancak bu, bu kente yaşayıp da bu kentin farkında olmayanların işi. Aslında bu Kayseri’ye has olmayıp umumidir, tüm dönemler için geçerlidir. Bunu bir yere yazın.
**
Demem o ki; AK Parti, yerelde ve genelde uzun süre iktidarda kalınca ve kalmaya devam edince, “örnek olayların” fazla olması da çok doğal. Ama uyarılmamış olsalar, bir nebze mazur görürsünüz. Ama dinlemediler, bilerek ya da bilmeyerek kentin hafızasını yok etmek için ellerinden geleni yaptılar, yapmaya da devam ediyorlar. Bunlardan en acısı ve en son örneği de son yaşanan olay.
**
Unutmayın; hangi gerekçe ile olursa olsun, mahal isimlerini değiştirmemek gerekir. Değiştirdiğiniz taktirde, hafıza ile, tarihle, kültürle vs. bağları kopartırsınız. Aort damarı kesilmiş birisi gibi o kenti ölüme mahkum edersiniz.
**
Tabii, bu yetmez, bu tür uygulamalar “yol olur”, bir iktidar değişiminde, “sil baştan” yapılır, bu sefer de yine ideolojik, siyasi, sempati ve antipatiler; “sen, ben bizim oğlan!” mantığı devreye girer. Bu değişimin çok örneği var. Bir kısmı kadim ismine döndü, bir kısmına da yeni isimler verildi.
**
O nedenle, “sempati ve antipatilere”, ideolojik ve siyasi “bagajlara” göre yapılan değişiklikler, ilelebet kalıcı olmaz. Mutlak değiştirilir. Sanmasınlar ki, Kayseri’de ki uygulamaların akıbeti böyle olmayacak!
**
Defalarca yazdım, yazmaya da devam edeceğim. Dört beş asır öncesi kayıtlarında geçen Gedris, Billur, Karadere, Çaybağları, Merdivenli, Gürle... bölgelerine neden Erenköy Mahallesi adı verildi? Neden Bakırköy, Karaköy, Kadıköy, Arnavutköy, Polenezköy... değil de Erenköy...
**
Sormaya devam ediyorum: Yine dört beş asırlık kayıtlarda geçen Taşlıburun, Seygalan, Çağşak, Kayadibi, Akkaya... bölgelerine neden Altınoluk Mahallesi denildi? Öyle ya, neden Taşoluk, Soğukoluk, Gümüşoluk... değil de Altınoluk. Kadim Mahrumlar önce Kurtuluş ve sonra Kazım Karabekir mahallesi oldu. Neden?
**
Sormaya devam ediyorum: Hisarcık yolu üzerinde yeni yerleşim yerlerine ait sokaklara Mekke, Medine, Cidde, Cidde Çıkmazı, Mekke Çıkmazı gibi isimler verildi? Soruyorum; gerek Selçuklu, gerek Osmanlı ve gerekse de 1994 yılına kadar Cumhuriyet döneminde, “mukaddes yerlere” ait isimlerin yer, yöre, dağ, bayıra verilme geleneği var mıydı? Bilmiyorum. Varsa, bir örnek gösterilebilir mi?
**
Kaldı ki, Cidde’nin, “mukaddes yerlerle” ne ilgisi var? Bunu teklif edenler, kusura kalmasınlar, Suudi Arabistan’ın başkentini bile “kutsamak”; “kutsal yerler” cümlesinden saymak neyin nesi? Düşünebiliyor musunuz?
**
Tarihi Reyhan Bucağı’na giden yola partili birisinin soyadı veriliyor. Tepki üzerine değiştiriliyor. Bunların nedenini bir Allah’ın kulu çıkıp açıklamadı, şimdiye kadar.
**
Mesela çok sevdiğim, genç yaşta kaybettiğimiz bir arkadaşımın adı, bağının bulunduğu sokağa veriliyor. Allah’tan adından sonra sokağın kadim ismi de takılmış peşine. Oysa o sokakta, belediye başkanı merhum Mehmet Çalık’ın bağı var. Nereden bilsinler!
**
İzninizle sizlere, eski Erciyes yolu üzerinde bulunan nirengilerin adını vereceğim. Rahmetli Latif Başkal’ın bağının girişinden sonra Gediris başlar. Cevizlikuyu, Becenkuyusu, Merdivenli, Kilimci hacı Şükrü Ağa gediği, Gürle, Emin Hocanın gediği, Büyük Kızıltepe yolu, Yumurtacı gediği, Paşabağları, Taşçıoğlu gediği, Burhan Sokağı, Çayırgöl, Hisarcık diye devam eder gider.
**
Ben olsam, Hisarcık yolu yarmadan sonra gelen köprüye, “Merdivenli Köprüsü” der, giriş ve çıkışlarına, tabelasını asardım. Gelin bu ismi verelim, verelim de Merdivenli ismi yaşasın. Halen izleri duran Merdivenlinin, yöre bağcılarının “hafızasında” yeri var.
**
Mesela, “Akıncı Gençlerin” liderlerinden Metin Yüksel’in ne ilgisi var ki şehrimizle, Eskişehir Bağlarında yeni oluşan caddelere ismini verdiniz? Hâkezâ, Sedat Yenigün ismi de öyle… Yenigün de Akıncıların ideologlarından. İkisi de rahmetli oldu.
**
Evet. Neden Erenköy, neden Altınoluk; neden Camuzcuoğlu Sokağı... Çıkında bir anlatın bakalım; bizler de tenvir olalım. Bir hemşeri olarak bunları öğrenmeye hakkım yok mu? Siz, bir yandan bu kentin hafızasını yok ediyorsunuz, diğer yandan çıkıp, kaldırılan mahallelerin adlarını yaşatacağız diyorsunuz.
**
Bu nedenle de siyaset ve ideoloji; partili ağırlayan kokan bu tür eylemlerden mutlaka sakınmak gerekir. Gelelim diğerlerine; bunların bizimle, Kayseri ile, Kayseri’nin geçmişi ile ilgisi, ilişkisi ne? Yok, sizlerin özel ilgi alanına giriyorsa, şahsınıza ait mekanlara dilediğiniz kadar verebilirsiniz, bu isimleri. Hiçbir sakıncası yoktur!..
**
Her zeminde, her mahfilde, bu kentin kültüründen bahsedenlere; gerine gerine kültür adamı geçinenlere; okumuş, yazmış takımına sesleniyorum; bunlar yapılırken, “kent hafızası” yok edilirken neredesiniz? Sesiniz neden çıkmıyor ?
**
Başta tüm belediyeler olmak üzere herkesi ama herkesi, “kent hafızası üzerine” duyarlı olmaya davet ediyorum. Kimse, bu “kentin hafızası” ile oynamasın; ideolojilerini, “bağlılıklarını” bu kentin kültürüne, hafızasına alet etmesin... Bunun vebalini kaldıramazsınız.
