KADİR DAYIOĞLU


LİSTELER

Dostlar, umutsuz olmayın, “enseyi karartmayın!”. “Her şey çok güzel olacak!”


Ayın dokuzu akşamı listeler belli olacak, “adananın kuyruğu”da kopacak… Ters çalışmalar başlayacak. İstifalar gelecek. Önce sesler yükselecek, homurtular etrafı saracak, tepkiler pik yapacak, sonra tansiyon yavaş yavaş düşecek. Tabii ne olursa olsun, bunun partilere, ittifaklara zararı mutlaka olacak.

***

Peki, sonucu değiştirir mi? Sanmıyorum… Su mecrasında akar gider. Hele hele bu seçimin, özelikle “Millet İttifakı” cephesinde, karar vericinin, partiler/listeler değil seçmen olduğunu göreceğiz. Zira; yirmi yıllık AK Parti iktidarının yorduğu, endişelere gark ettiği, gelecek endişesi taşıyan insanlar, partilerden bağımsız hareket edecek, Kılıçdaroğlu’na yüklenecek. 

***

O nedenle, deneyimlerime, gözlemlerime dayanarak da söyleyebilirim, gerek Muharrem İnce ve gerekse Sinan Ogan’ın sonuca bir etkisi olmayacak. Öyle köpürtüldüğü gibi de oy alamayacak. Göreceğiz… Ama meclis nasıl oluşur, bilemem. 

***

Listeler eli kulağında, vatandaşın önüne geleceği şu günlerde solcu, Kemalist, Atatürkçü oldukları bilinen bazı gazetecilerin, yorumcuların, sanki seçimi kazandılar da, “pastayı nasıl bölüşecekleri” kavgasını verdiklerini görüyoruz.

***

Yani, dereyi görmeden paçaları sıvamaya başladılar… Durun, daha ortada fol yok yumurta yokken, bu telaş neyin nesi?

***

Neymiş efendim: Kemalist ve Atatürkçü seçmen Deva, Gelecek ve Saadet konusunda çok duyarlıymış. Mutabakat Metni’ndelaikliğe ve Atatürk’e yer verilmemiş. CHP listelerinde bunların temsilcileri olursa, tepki verip, İnce’ye yönelebilirmiş ya da sandığa gitmezlermiş. O nedenle, İnce’de ayın dokuzunu, listelerin belli olmasını bekliyormuş…

***

Olabilir, siyasal tercihlere de saygı duyarım. Ama buCumhur İttifak’nın önünü açar, iktidar yolunu temizler. Ama şunu unutmasınlar, Muharrem Bey, Başkan falan da olamaz… Yani, sayısal olarak seçtirmeye güçleri yetmez. Hiçbir zaman sandıktan da çıkamazlar… Bunu da bir yere yazsın.

***

Atatürkçülük, Kemalizm adına, CHP listelerinde Deva, Gelecek ve Saadetlileri yani “mahallerinden” gelmeyenleri görünce tepki verip, çark edenler, sonucu göremiyorlarsa diyecek bir şey yok. Yolları ve bahtları da açık olsun… Ama unutmasınlar, Tayyip Bey’inCumhurbaşkanlığına ve Cumhur İttifakı’nın iktidarına engel olamazlar. Ondan sonra da ağlayıp sızlamasınlar.

***

Bu taktirde, beş yıl sonra olacağı söyleyeyim: Şayet Tayyip Bey Cumhurbaşkanı olur ve Cumhur İttifakıüçyüzün üzerinde milletvekili ile parlamentoya girerse;2028 yılı Mayıs’ından iki ay önce yani 28 Mart’ta, bu sefer meclis erken seçim kararı alır, Tayyip Bey’in, dördüncü Cumhurbaşkanlığı yolu açılır…

***

O yorumcuların,-ki isimleri belli özellikle Halk TV’yi seyredenler iyi tanır-, dediği doğru ise, yani Atatürkçüler ve Kemalistler böyle bir tepki verecekse, - ki hiç sanmıyorum-, muhafazakaradaylara öcü gibi bakacaklarsa, Allah sağlıklı ve uzun ömür versin, Tayyip Bey’i de ölüm vaki olana kadar başlarında görürler. Tabii bu süreçte, rejimin rengi de ne olur bilemem…

***

İpe sapa gelmez her yoruma teşne, her şeyi bilen, burunlarından kıl aldırmayan, ekran müdavimlerine şunu tavsiye ederim. Biraz ölçülü konuşun ve şu soruyu sorun: Birincisi, Millet İttifakı iki yıldır var mı? Var… Deva, Gelecek, Saadet bunun bileşeni mi? Bileşeni... Madem bunlardan rahatsızlar, gidip Muhahrem İnce’ye imza verselerdi ya? Ne diye dokuz Nisan’da açıklanacak listeleri bekliyorlar ki? Garibim, yüz bin imzayı zor topladı. Hiç olmasa milyon milyon imza çıkardı ortaya. 

***

İkincisi, maşallah her konuyu bilen yorumcular; dört günde ve zorlama ile yüz bin imzayı zor bulan birisi, teşkilat yok, para yok, pul yok yüzde 6, yüzde 7, yüzde 10, yüzde 12 oyu nasıl alabilecek? Bunun matematiğini bir anlatsınlar. Bunlar ya da dayak yememişler, ya da sayı saymayı bilmiyorlar. 

***

Bakınız, eğri oturup doğru konuşalım. Liderle ne kadar samimi olursa olsun,- ki, samimi olduklarından asla şüphem yok-, tabanda hâlâ oy geçirgenliği olduğu unutulmasın. Yani; Kemalistler ve Atatürkçüler çok duyarlı da muhafazakârlar, milliyetçilerçok mu duyarsız, sanki? Bir seccade olayı nerelere evrildi, hâlâ göremiyorlarsa ben ne diyeyim!..

***

O nedenle, “sağda ve solda vuruşup”,  tarihin cilvesi ittifak yapmak zorunda kalanlar için söylüyorum… Birbirlerini incitecek tutum ve davranışlardan kaçınsınlar, birbirlerini rencide etmesinler; her işe teşne, her konuyu bilen gazeteci ve yorumcularda başkalarının adına konuşmasınlar. Başkalarının üzerinden düşünce ve inançlarını aktarmasınlar…

***

Bu seçim kritik bir seçim. Normal seçimler gibi değil… O nedenle, liste bağlamında fedakarlıkCHP ve İYİ partiye düşecek… Olabildiğince, listelerini diğer bileşenlere açacak. Mesela, onar milletvekili eksik çıkartsalar, kıyamet mi kopar?

***

İdeolojik kavgalarımızı, bir sonraki seçime ertelemek… Bu süreçte, devlette, hukukta, siyasetterestorasyon sürecini tamamlamak, sulh ve sükûn içinde bir sonraki seçimlere ulaşabilmek. Neyin kavgasını verecekseniz, ondan sonra verin. “Armudun sapı, üzümün çöpü!” denecek zaman değil.

***

Hedef varmak istiyorlarsa, uzlaşmacı bir tutum içerisinde olmaları gerekir. Yok, “Mutabakat Metni”n de laiklik, Atatürk yok diye tepki verenlerin de yolu açık olsun ama sonuçtanda hiç mi hiç şikayet etmesinler.

***

Dostlar, umutsuz olmayın, “enseyi karartmayın!”. “Her şey çok güzel olacak!”