Bugün sizleri, bir asır geriye götüreceğim. Tarihten bir sayfa açacağım.Sultan Vahdettin, Milli Mücadeleyi “kırmak” için Yusuf İzzet Paşa’yı Bursa’da bulunan kolorduya tayin eder. Anadolu’da en kıdemli komutan olduğu için tüm birliklerin ona bağlanmasını ister. Mustafa Kemal’in güvendiği Bekir Sami Bey, aynı bölgede tümen komutanı…
***
Merhum İlhan Selçuk’un romanlaştırdığı “Yüzbaşı Selahattin” de Bekir Sami Bey’in yaveri… İkisi de ittihatçı, Milli Mücadeleyi örgütleyenlerden… Ayvalıktarafında Ali Çetinkaya, İzmir Manisa bölgesinde Celal Bayar örgütleyenlerin başı. Maraş, Antep, Urfa tarafında Kılıç Ali var. Asıl ismi, Süleyman Asaf Emrullah…Ama dediğim gibi hepsi İttihatçı. Bakınız; “Kurt Kanunu” nasıl işliyor. Alıntıyı “Yüzbaşı Selahattin”in ““önsöz”ünden aldım:
“…General Ali Fuat Cebesoy'un Millî Mücadele Hâtıralarından (sayfa 346-349) aktarılarak Yüzbaşı'nın ilginç bir hikâyesi anlatılır:
‘Millî Kurtuluş Savaşı'nın ilk kaygılı döneminde, Kolordu Kumandanı Yusuf İzzet Paşa,
İstanbul ile Ankara arasında bir seçim yapamamış durumda ve tereddütler içindedir. Kıdemli
Kolordu Kumandanı olduğundan, vereceği karar önemli etkiler yaratacak, birçok birliği
etkileyebilecektir. O sırada Bursa'da 56'ncı Tümen Kumandanı Bekir Sami'nin yaveri olan
Yüzbaşı Selâhattin, hiçbir yetkisi bulunmadığı halde kendiliğinden telgraf başına giderek,
Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal Paşa'yı arar:
- Paşa Hazretleri, 56'ncı Tümen Yaveri Yüzbaşı Selâhattin karşınızdadır.
- Ben, Mustafa Kemal Paşa'yım.
-Paşam, Yusuf İzzet Paşa, Bursa'ya geldi. Yolda 172'nci Alay Kumandanı Osman
Bey'in ellerine kelepçe vurarak Bursa'ya getirdi. Kurşuna dizdirmek istedi. Bekir Sami Bey'in
çalışmalarını engelliyor. Ulusal örgütlerin ve subayların morallerini kırıyor. Bu olumsuz
davranışları hepimizi isyan ettirdi. Emriniz ne olacaktır.
Mustafa Kemal:
- Şimdi bazı emirler yazdıracağım, bundan sonra seninle telgraf başında görüşmek zorunda
kalırsak, sana öbür adını soracağım. "Gök" diyeceksin. Seni sanarak başkasıyla görüşmek
gafletine düşmeyelim.
Ve sonra Mustafa Kemal Paşa, Yusuf İzzet Paşa'ya şöyle bir telgraf yazdırır:
‘... siyasî ve askerî en önemli kararların verilmesi günlerindeyiz. Sizin de görüşmelerde hazırbulunmanız yararlı olacaktır. Ankara'ya teşriflerinizi rica eder, saygılarımı sunarım.’
Mustafa Kemal Paşa, 56'ncı Tümen Kumandanı Bekir Sami Bey'e de şöyle bir telgraf çeker: ‘Yusuf
İzzet Paşa'ya yazdığımız şifreyi okuyunuz. Kendisine bir şey duyurmadan ve kırmadanAnkara'ya gelmesini söyleyiniz. Gelmemekte direnirse, kendisini tutuklu olarak Ankara'yagöndermenizi dilerim.’"
***
Dedim ya bunlar “kurt”. Oyunun adı da “Kurt Kanunu”
***
Mustafa Kemal bundan sonra Selâhattin'e şu emri verir:
“-Bekir Sami Bey'e gösterdikten sonra Yusuf İzzet Paşa'nın şifresini kendisine veriniz. Onun
çok ivedi olarak Ankara'ya yollanmasını sağlamak üzere Bekir Sami katında gücünüzün son
haddini kullanınız. Yusuf İzzet Paşa, Ankara'ya gelmemek için diretirse, tutuklayarak
Ankara'ya gönderiniz. Bu davranışınıza Bekir Sami Bey engel olmaya kalkarsa, onu da
tutuklayarak Ankara'ya gönderiniz."
***
Şimdi, devamını, aklımda kaldığı şekliyle ben vereyim: Mustafa Kemal güvendiği Bekir Sami Beyin bile “ikili oynayacağından” kuşku duyuyor. Unutmayın Bekir Sami Bey, Rauf Orbay’a daha meyyal… Yüzbaşı Selahattin görevi alınca, komutanına durum bildiriyor, Atatürk’ün kendisine verdiği talimatı okuyor; “Komutanım, sakın ola ki, bir hata yapmayın. İkinizi de derdest eder, Ankara’ya gönderirim!” diyor.
***
Bunun üzerine Bekir Sami Bey, “Böyle şey olur mu, gel birlikte Paşa’ya gidelim durumu anlatalım. Direnirse gereğini yaparzı!” Bunun üzerine ikisi Yusuf İzzet Paşa’ya gidiyor. Durumu tebliğ ediyorlar. Paşa direnince derdest edip Ankara’ya gönderiyorlar… Tabii, Ankara’da iyi karşılanıyor.
***
Biliyorsunuz Hamidiye KahramanıRauf Bey(Orbay), Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde mebus, Milli Mücadele’nin ilk günlerinde… Mustafa Kemal’in, “İstanbul’dan umudunu kes, Ankara’ya gel. Birlikte çalışalım. Hem hepinizi tutuklarlar!”uyarısına rağmen bir türlü yanaşmıyor, Ankara’ya geçmeye. İşgal kuvvetleri, mebusları Malta’ya sürünce Rauf Bey de gidiyor… Esir mübadelesi sonunda serbest kalıyor. 1921 sonlarında Ankara’ya geliyor. Sonra İzmir Suikastına adı karışıyor... Vs. Bazı tarihçiler, Orbay’ın bunu, Ankara’ya gitmemek için bile bile yaptığını söyler.
***
Nasıl beğendiniz mi, hikayeyi. Milli Mücadele ve sonrasında “Kurt Kanunu”çok.


