KADİR DAYIOĞLU


KORONA GÜNLERİ (20)

“Sürü bağışıklığı” nedir? Biliyor musunuz: “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir”, diye bileceğimiz, insani olmayan bir yaklaşım. Maalesef aşı karşıtları da bu süreci hızlandırıyor.  Allah sonumuzu “hayr eyleye!..”


Pandemi, tırmanmaya devam ediyor. Geçen yılın bugünlerinin, kat be kat üzerinde bir seyir izliyor… Bu gidişle, “kapanmalar” söz konusu olabilir. Ama buna siyasal iktidarın razı olacağını sanmıyorum. Zira, kriz içerisinde olan ekonomi tümden çöker. O nedenle, şöyle ya da böyle kapanmaya asla yanaşmazlar.

***

Geriye kalıyor “maske-mesafe-temizlik”, “aşı” ve “sürü bağışıklığı!” Temizliği bilmem Ahali, aşılı olanları da dahil, hiçbir şey yokmuş gibi, eli kıçında, ağzı açık seziyor orta yerde. “Maske-mesafe” hak getire…

***

Aşıda, karşıtların, olaya “inanç” bağlamında yaklaşanların etkisi iyice hissedilmeye başladı. O nedenle yetkililer, “bilimciler” açıklama üstüne açıklama yapıyorlar. Ama dinleyen kim?

***

Her gün bir “uçak dolusu” insan kaybediyoruz, resmi rakamlara göre böyle söylüyor ama sektörde sahada olanlar, bilimciler bunun kat be kat fazlası olduğunu dillendiriyor.

***

“Uyaranlar zincirine” Kayseri Tabip Odası Başkanı da katıldı. Değerli Hocamız, zehir zemberek bir açıklama yaptı, uyarıda bulundu. İnanın, bu açıklamayı okuyan Kayseri dışındaki dostlarımız, akrabalarımız; “aman dikkatli olun!” türünden uyarıda bulunuyorlar. Ama ahali, Roman’ın yanışını seyreden Neron gibi… Hiç tınmıyorlar. Ortalık yanıyor, umurlarında değil!..

***

Ya hu, yazıktır, günahtır… Hiç olmasa bizlere, ailenize, çoluk-çocuğunuza saygı duyun… Biraz merhamet duygunuzu aktif hale getirin.

***

Kayseri Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Mehmet İlhan Şahin, korona virüsü aşısı olmayı reddeden ve maske mesafe temizlik kurallarına uymayanlara tepki göstererek; “Allah sizi ıslah etsin. Salgın Kayseri’yi sallıyor” dedi. Aşısını yaptırmayanlarında biran evvel aşılarını yaptırmalarını istedi.

Hocamız; “Deprem olsa ocağı sönenleri, acı çekenleri görür, bir şeyler yapmaya çalışırdınız. Ölenler canınızı yakardı. Bugünlerde yüzlerce can yitiyor ama canınız yanmıyor, çünkü felaketi görmüyor ve yok sayıyorsunuz. Rahatınızı bozmak istemiyorsunuz değil mi?” diye sordu.

Şahin; “Rahatınızı biraz bozayım. Aşıdan korkuyorsunuz ya, korkmadığınız ve yayılımına katkı yaptığınız virüs, tanımadığınız insanlara acı çektiriyor. Maske sizi terletiyor ya, hastaneler kan ter içinde nefes almaya çalışanlarla doldu. Bu afette hiç payınız yok mu sanıyorsunuz”

Kurallara uymayanları da çok sert bir dille eleştiren Şahin; “Aşı olma, maske takma, keyfinden, rahatından asla taviz verme, kılını bile kıpırdatma ama iyi insan, iyi vatandaş, iyi Müslüman olduğunu iddia et.”  “Siyaset, din konusu açıldı mı mangalda kül bırakma, sorumluluk alma ve fedakârlık gerekince sıvış[or]” şeklinde ifadelerde bulundu; “Allah sizi ıslah etsin” dedi. “ (Mehmet Yılmaz; Kayseri Gerçek Haber)

***

Hocamız daha ne desin? Ha, daha fazlasını da söyler ondan eminim ama edepli davranmış…

***

Bakınız, bu kadar olaya orta yerde dururken, şu ya da bu nedenle, aşı yaptırtmama, sağlık nedeni hariç, bir “insan hakkı” falan değildir. Zararı bir kendine olsa, hiç umurumda değil. Acırsam, nâmerdim ama toplumu ilgilendiriyor.

***

O nedenle, bir salgın halinde, “aşıdan kaçanlara” cezai müeyyide getirmek, bununla ilgili düzenleme yapmak ya da uygulamak iktidarın görevi.

***

Ne demek ya? Ortalık yanıyor, sen, ben aşı olmam diyorsun, bu yetmiyormuş gibi bir de kamuoyu oluşturup, zihinleri bulandırıyorsun.

***

Tabii, bu yasayı da iktidarın getirmesi lazım ama maalesef onlar da “yan çiziyor”, bir takım inanç mihraklarından çekiniyor. Hal böyle olunca toplumun, “sürü bağışıklığına” terk edilmesi, istemeseler bile siyaseten, zorunlu kılınıyor.

“Sürü bağışıklığı” nedir? Biliyor musunuz: “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir”, diye bileceğimiz, insani olmayan bir yaklaşım. Maalesef aşı karşıtları da bu süreci hızlandırıyor.  Allah sonumuzu “hayr eyleye!..”

***

İsterseniz konuyu söyleyeninin kim olduğunu bilmediğim bir “kelamı kibar” ile noktalayalım.  

“Hak şerleri hayr eyler,

Zan etme ki gayr eyler,

Arif anı seyr eyler,

Mevlâ görelim neyler,

Neylerse güzel eyler.”