Kızılay tarafından 25 yıllığına yap işlet devret modeliyle Dünya Göz Hastanesi’ne verilen arsaya yapılan 9 katlı bina Sağlık Bakanlığı ruhsat vermeyince olduğu gibi kaldı:
25 YILLIĞINA YAP-İŞLET-DEVRET
MODELİYLE ANLAŞMA YAPILMIŞTI!
*** Mülkiyeti Kızılay Kayseri Şubesi’ne ait olan Mevlana Mahallesi’nde ki arsaya, Dünya Göz Hastanesi ile aralarında 25 yıllığına yap-işlet ve devret modeliyle imzalanan protokol doğrultusunda 9 katlı bir bina inşa edildi. Dünya Göz Hastanesi, Sağlık Bakanlığı’ndan 9 ayrı ünitede faaliyet göstermek için ruhsat talebinde bulundu. Ancak bakanlık Dünya Göz Hastanesi’ne sadece dört ünitede ruhsat izni verince rantabıl olmadığı gerekçesiyle hastaneyi faaliyete geçirmekten vazgeçti. Koca bina yaklaşık 4.5 yıldır adeta çürümeye terk edildi.
Ortada son derece ilginç bir hikâye var…
İnsan işin içyüzünü öğrenince üzülüyor…
Sonuçta ortada heder olan bir milli servet var…
Eminim ki yolu eski adıyla Pervane yeni adıyla Mevlana Mahallesi’ne düşen her vatandaşın gözüne yıllardır bomboş duran 9 katlı koca bir inşaat binası takılıyordur…
Gelen geçen vatandaşlar:
“Bu koca bina senelerdir niye bomboş duruyorsa! Bu gidişle koca bina adeta harabeye dönecek!” diye hayıflanır durur…
Bizler de neredeyse harabeye dönecek işte o koca binanın hikâyesini araştırdık…
2015 yılında Kayseri Kızılay Şubesi ile dünyaca ünlü Dünya Göz Hastanelerinin sahibi Eray Kapıcıoğlu arasında bir protokol imzalandı…
Protokole göre Kızılay Kayseri Şubesi, sahibi olduğu arsayı Dünya Göz Hastanesi’ne verecek, Dünya Göz Hastanesi de yap-işlet ve devret modeline uygun olarak söz konusu arsaya ikisi bodrum katta olmak üzere toplam 9 katlı bina inşa edecek. Buna karşılık Dünya Göz Hastanesi de başlangıçta aylık 25 bin TL. olmak üzere her yıl 300 bin TL kira ödeyecek. Ayrıca kira bedeline her yıl yüzde 10 oranında artış yapılacak. 25 yılın bitiminde hastane yönetimiyle anlaşmaya varılmaması halinde 9 katlı hastane hiçbir ek talepte bulunmaksızın olduğu gibi Kızılay Kayser Şubesi’ne terk edilecekti.
İmzalanan protokol doğrultusunda hemen inşaat başlatıldı…
Protokol de inşat 2 yılda bitirilecek ve peşinen de hastanenin derhal faaliyete geçmesi öngörülmüştü…
Bina kısa sürede yükseldi…
Hatta, binanın önünden geçen yol parseli böldüğü için imar planında yapılan değişiklikle parsel kaydırması bile yapıldı…
Mevlana Mahallesi’ne 9 katlı dev bir hastanenin yapıldığını gören civarda oturan vatandaşlar ile esnaflar bile seferber oldu… Kimi dükkân aldı, kimi eczane yapmak için işyeri kiraladı…
Hatta, Dünya Göz, Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Erol Bedir’in yaptığı, Dünya Hastanesi ile mahkemelik bile oldu…
Dünya Göz yetkilileri ;
“Dünya Göz ve Hastane isimlerinin patent hakkı bize ait. Üstelik biz Kayseri sağlık sektörüne giriyoruz, lütfen adınızı değiştirin yoksa davalık olacağız!” diye uyardı…
Mahkemelik oldular ve sonuçta Erol Bedir Dünya Hastanesi olan adını bir “m” harfi ekleyerek Dünyam Hastanesi adını koymak zorunda kaldı…
Ve Kayseri’de sağlık sektöründe yatırım yapmak isteyen vatandaşlar da böylelikle seferber oldu…
Yani girişimci vatandaşlar seferber oldu…
Oldu olmasına ancak evdeki hesap çarşıya uymadı…
Dünya Göz Hastanesi yetkilileri sadece uzman oldukları göz hastalıkları alında değil 9 ayrı dalda Sağlık Bakanlığı’ndan faaliyet göstermek üzere ruhsat talebinde bulundu…
Ancak tüm girişimlere rağmen Sağlık Bakanlığı 9 daldan sadece 4’üne olur verirken diğer 5 dalda ruhsat vermeyince Dünya Göz Hastanesi de sadece 4 dalda koskoca katlı binada faaliyet göstermenin kendileri açısından rantabıl olmayacağı düşüncesiyle hastaneyi faaliyete geçirme düşüncesinden vazgeçtiler…
Kızılay ile itilafa düştüler…
Allah var Kızılay yetkilileri memnundu…Henüz hastane faaliyete geçmemiş olmasına rağmen aylık kira bedeli tıkır tıkır ödeniyordu… İnşaat başladığında işi üstlenen firmaya kolaylık olması için ilk altı ay kira bedeli düşük tutmuş ve 5 bin TL alınmıştı…Daha sonra ise normal kira bedeline dönülmüştü…İnşaat durduktan sonra aldıkları oran aylık 35 bin TL’yi bulmuştu…Yani kira ödemeleri konusunda herhangi bir sıkıntı yoktu!
Fakat Dünya Göz Hastanesi, Bakanlıktan arzu ettikleri sayıda ruhsat alamayınca Dünya Göz Hastanelerinin Kayseri Şubesi’ni açma fikrinden vazgeçmişlerdi…
Sıkıntı burada düğümlenmişti…
Üstelik oluşturulan bilirkişi marifetiyle yaptıkları masrafın tespitini yaptırmış işin yüzde 63’ünü bitirdiklerini ve yaklaşık 16 milyon TL (Eski para birimiyle 16 trilyon lira civarında) masraf yaptıklarını beyan ediyorlardı…
Kızılay Kayseri Şubesi ise ısrarla imzalanan protokol esaslarına uyulmasını talep ediyordu…
Çünkü ellerinde kapı gibi protokol vardı…
Protokole uyulmaması halinde alınan 980 milyon TL tutarında ki teminat mektubunu işleme koymak zorunda kalacaklarını ihtar ediyorlardı…
Sonuçta Kızılay Genel Müdürlüğü devreye girdi…
Zaten ne olduysa ondan sonra oldu…
Kızılay Kayseri Şubesi, Kızılay Genel Müdürlüğü’nden gelen talimat doğrultusunda ne elinde ki 980 milyon TL tutarında ki teminat mektubunu işleme koyabildi ne de herhangi bir cezai müeyyide uygulayabildi…
Hiçbiri uygulanmadı…
Sadece 4,5 yılda yaklaşık 1 milyon 500 in TL civarında kira geliri elde edildi…
Sonuçta Dünya Göz Hastanesi de yaptığı 16 milyon TL civarında ki masrafla işi bırakıp gitti…
Yaklaşık 4.5 yıldır o koca 9 katlı bina adeta harabe gibi duruyor…
Dünya Göz Hastanesi ile yollar ayrıldıktan sonra Kızılay Kayseri Şubesi, son derece kaliteli malzemeyle yapılmış olan 9 katlı binayı başka türlü değerlendirme arayışına yöneldi…
Özellikle Şehir Hastanesi’nin de yapılmasından sonra artık sözkonusu binanın sağlık alanında hizmet veremeyeceği düşüncesiyle imar planı değişikliğine gitti ve planda hastane olarak geçen yer işyerine, yani ofis tipine dönüştürüldü…
Yeni Adliye binasının yanlarına gelmesi nedeniyle Avukatlar için bir işmerkezi olabilmesi için Türkiye Barolar Birliği nezdinde görüşmeler yürütüldü…Her kat bağımsız olarak ofis olarak kiraya verilebilirdi…
Şimdi Kızılay Kayseri Şubesi bu yönde arayış içinde…
Ancak mahallelerine 9 katlı koca bir hastane binasının dikildiğini gören mahalle sakinleri de borçlanmıştı…Kimi bakkal, kimi manav, kimi lokanta kimi de eczane açmak için borca girmişti…
Hastane işi yatınca onlar da perişan oldu…
Üstelik evlerinin tam da karşısına dikilen 9 katlı koca inşaat hem çirkin bir görüntü oluşturuyor hem de başta çocuklar olmak üzere mahalle sakinleri içinde güvenlik açısından tehlikeli bir durum yaratıyordu…
Mahalle sakinleri de bu çirkin görüntüye biran önce son verilmesini ve koca bina harabe haline gelmeden faaliyete geçirilmesini talep ediyor…
Bakalım şimdi Kızılay ne yapacak?
Bu milli servet göz göre göre harabe mi olacak yoksa değerlendirilecek mi?


