Kim kabahatli? Sürücü mü, yaya mı, düzenleyiciler mi yoksa hepsi mi? Yok hepsinin de kabahati varsa, önce düzenleyicileri ve düzenlemeleri bir gözden geçirmek sonra ceza yazmak gerekir. Yok bunu yapmazsanız, “sürücüleri günah keçisi!” yaparsanız, buna adalet denmez. Diyeceksiniz ki, Maliye Hazinesi’nin paraya ihtiyacı var. O başka!
**
Bu taktirde, sadece “adınıza kayıtlı plakaya, şu ihlal nedeniyle şu kadar lira ceza kesilmiştir!” bilgisi yeterli değil; bunun kanıtını da göndermek gerekir. Yoksa, ben ne bileyim. Yine başımdan geçti, daha geçenlerde. “Kuzey Anadolu Oto Yolundan geçmişim de, HGS yeterli değilmiş de, şu kadar para ödemem gerekirmiş de…” şeklinde bir uyarı geldi.
**
İtiraz ettim; “değil o tarihte, evveli ve sonrası aracımla ne ben ve ne de aracım geçti!”, diye. CİMER’e kadar. İncelediler, yanlış plaka okuması olduğundan, özür dilediler. Onun için diyorum, görüntüleri ya da kanıtları da mutlaka faile göndermeleri gerekir. Cezanın kesinlik kazanması için. Ayrıca bu, talebe de bağlı olmamalı.
**
Biz devam edelim, uygulamada ki çarpıklıklara. Yaya geçişlerinde bir sorun da şu: Bekleyenin, yola adım atmamış ya da el ve kolu ile sürücüye işaret vermemiş ise insan neden orada bekliyor, bilemezsiniz? Belki bir randevusu var, belki bir araç bekliyor? Ama uygulama öyle olmuyor, orada bekleyen insanlar var, durup yol vermen gerekirdi ama kişi duruyor; buna uymadığınız için, basıyorlar cezayı. Bu doğru mu?
**
O zaman şunu yapmak zorundasınız. Her yaya geçidi öncesi, uygun mesafede, yanıp sönen kırmızı ışık, uygun mesafede hız kesim, “dur-kontrol et- devam et” işareti. Diyorum, bekleyen birisi varsa, geçecek mi, geçmeyecek mi, bilemezsiniz. En iyisi, araçların durup, bekleyip geçmeleri için uyarı/bilgi işaret/levhaları konması gerekir.
**
Bir örnek daha vereceğim. Kayseripark önünden geçip, Mustafa Şimşek Bulvarı kesişim noktasında (Karaca önü) ışık var. Kavşak olduğu için, doğru. Ama bir yanlışlık var. O da şu: Hem size ve hem de sağa döndüğünüzde bulunan yaya geçişine yeşil ışık yanıyor.
**
Ben bu kavşağı çok kullandığım için biliyorum. Geçiyorum, yayanın yeşilini görünce duruyor. Ama arabamın dörtte üç kavşak içinde kalıyor. Hem doğru geçecek ve hem de benim gibi sağa döneceklerin, “arkadan bindirmeleri” an meselesi.
**
Korna sesleri, el-kol hareketleri işin cabası. Bu hareketlerle de iyice, “ne duruyorsun!” diye küfrü basıyorlar. İnip “ne diyorsun sen?” desen, cezası da çok ağırlaştı, haberiniz olsun. Bir de adam “maganda” ise, “Allah ne verdiyse, yükleniyor!”, size. O inerse araçtan, kapılarınızı kilitlemeyi unutmayın!
**
Arkadan bindirirler endişesi ile geçip gitseniz, bu sefer, ışığa uymadınız diye cezayı yersiniz, uyarsanız, arkadan aracınıza bindirilmesi de kaçınılmaz? Nitekim, ben buna rağmen hep dururum, solumdan da vızır vızır geçer araçlar. Ne zaman yayaya kırmızı yanar yola devam ederim.
**
Peki, yaya geçişi ve ışıkları, on beş-yirmi metre ileri alsanız olmaz mı? Alırsanız ne olur biliyor musunuz? Hem yayalar ve sürücüler rahatlar. Peki bu durum da kabahat kimin?
**
Nuh Naci Yazgan Caddesi’nden gelip Meydan tarafına döneceksiniz. Dönüşte, sıfır noktasında yaya geçişi olur mu? Diyelim bunun farkına varan araç durdu, arkadan da bir aracın bindirmesi, kaçınılmaz.
**
Nitekim, geçen gün öyle oldu. Sürücü kurala uydu, arkasından gelen buna bindirdi. Beki, bu geçişi de “Kümbet” tarafına kaydırsanız, sağa dönecekler ve Talas tarafından gelecekler, rahat bir biçim de dursa/geçse olmaz mı?
**
Neden olmasın? Maşallah Başkanlar, “mega projeler” peşinde koştuğundan, küçük küçük fakat hayatımız kolaylaştıracak işlere vakit ayıramıyorlar.
**
Forum Rezidansın önünde, Melikgazi Belediyesi karşısında otobüs durağı var. Durak levhası, rezidansın ihata duvarına gizlenmiş durumda. Görebilene aşk olsun. Şunu kaldırımın yol tarafına alsanız da insanlar, sürücüler görse olmaz mı? Neden olmasın ama bunlar “küçük işler” efendim. Siz; battı-çıktılardan, katlı kavşaklardan vs. söz edin.
**
Bu örnekler o kadar çok ki? Böyle bir ortamda, “her sürücünün birkaç kez ceza yemesi kaçınılmaz!” Peki, bunlara yazık değil mi? Neden yazık olsun? Nasıl olsa kumbaraya “tıkıt-tıkır” para düşüyor.
**
Efendim, “bilgi/uyarı” levhalarını beceremeyenlerden, şehrin trafik sorunu çözmelerini beklemek çok çok zor. Kusura kalmasınlar. Bir de her an ceza yemesi mukadder Kayseri’nin muhterem ahalisi, cezaları yerken, beni hatırlasınlar; olmaz mı?
