Tam 17 Aralık 1927'de Mustafa Kemal Atatürk Mecliste şunu diyor: "Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı'yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır."
ÇARŞAMBA’DAN CUMA’YA
Çok uzak değil Çarşamba günü spor sayfasında kaleme aldığım “ASLANLARIN ÖNÜNE ATILAN GLADYATÖR!” başlıklı yazıda Kayseri’nin siyasi hareketlerinin sportif faaliyetleri ile örtüştürme eğiliminde olduğuna değinmiş ve bununda nüfus hareketi ile de doğrusal bağlamda ilişkili olduğunun altını çizmişti.
Ulu önder Atatürk diyor ki;
Komşularınızın iç işlerine karışmayın.
Rusya’yı tahrik etmeyin.
Arap ülkeleriyle tarihi, sosyal, kültürel ilişkilerinizi geliştirin. Fakat aralarındaki anlaşmazlıklara karışmayın.
Sormadan akıl vermeyin.
Batı kültürünü benimseyin, fakat onların emperyalist emellerine alet olmayın.
DIŞ POLİTİKA/SPOR EKSENİ
O yazımın bir bölümünde “ÖRTÜŞEN KONULAR” ara başlığında aynen şu ifadeleri kullanmıştım;
Kayserispor’un transfer politikası Türkiye’nin dış siyaset politikası ile örtüşüyor.
Bir zamanlar Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Dış işleri bakanlığı döneminde Sahabiye’yi İran’dan ve Irak’tan gelenler doldurmuştu ki halen devam ediyor bu süreç.
Kayseri 123 ülkeden yaklaşık 200 bin farklı insanı ağırlıyor son yıllarda.
Bir zamanlar İsrail ile ilişkiler bağlamında Balili getirilmişti bu takıma.
Şimdilerde İranlı/Iraklı ne kadar adam varsa dolduruyorlar takıma.
Takımın Sportif direktörü Ali Naibi İran kökenli.
Nasıl ki kapıları açıp Suriyelileri, Afganları dolduruyorlar ve gizli bir istilayı gerçekleştiriyorlarsa, Kayserispor’da öyle.
Yol geçen hanı gibi.
Siz adına ister BM deyin, ister derleme/toplama bir takım deyin gizli bir el Kayserispor’un transfer politikasını yönlendirmeye devam ediyor.” diye de bitirmiştim.
ETNİK KİMLİK ÜZERİNE…
Konuyu “Kucak açmak!” tan çıkartıp “Ensar-Muhacir” olayını başka boyutlara getirmek, “Etnik kimlik üzerinden başka boyutlara” taşımaksa amaç bunun üzerinden iyiden iyiye düşünülmeli.
Bu topraklarda Ermeni barınamadı.
Rum ve Yahudi’de barınamadı.
Ulu önder Atatürk’ün 100 yıl öncesinde söylediği gibi.
Bu topraklar dün Türk yurdu idi.
Bugün de Türk yordu olacak.
Yarın da Türk yurdu olarak kalacak.
Eğer ki birileri olayı Türk ırkını ne olduğu belirsiz Karma/Kırma bir ırk haline getirmek için içimize sokmaya çalıştığı bu ne idüğü belirsiz kimliklerle bunu başarabileceğini zannediyorlarsa bu son derece yanlış bir tutum olur.
Zira; “Bir gün, cihan harbinden sonra Ortadoğu’da kurulan suni devletlerin halkları ayaklanacaktır. O gün geldiğinde, yeni kurduğumuz cumhuriyetimizin yöneticileri, bu halkların değil emperyalist güçlerin yanında yer alırsa aynı akıbete kendileri uğrayacaktır ve Kurtuluş Savaşı’nda yedi düvele haddini bildiren Türk halkı onların da hakkından gelecektir…” TEMMUZ 1923 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


