MUSTAFA CENGİZ


KAYSERİ'YE DAİR BİRKAÇ KELAM

Şehirler gelişirken öncelikle insana yaraşır biçimde gelişmediği sürece sadece adının Metropol olması gerçek anlamda bir mana ifade etmediği gibi gelecek nesillere de geçmişten emanet alınanların miras olarak bırakılabilme potansiyeli de düşük olacaktır.


Kayseri’nin yeniden baştan aşağı planlanması ve 2050-2100’lü yıllara dair yeni söylemler geliştirilmesi şart.

Önümüzde önemli ve anlamlı yıldönümleri var taçlandırılması gereken.

Malum 2023 Cumhuriyetimizin 100 yılı.

2053 İstanbul’un fethinin 600 yıldönümü.

2071 ise Malazgirt Zaferinin 1000. Yılı.

Gelecek yıllarda uzun bir zamandan bu yana süregelen ülke geneline hakim olan ve başta doğa olmak üzere bir çok bölgeyi adeta katleden beton furyası ileride utançla hatırlanacak gibi görünüyor.

YATAY YAPILAŞMA…

Dikey yapılaşmadan yatay yapılaşmaya geçilmesi zorunluluğu başta deprem fay hattında bulunmamız bir yana, pandemi sürecinde bahçeli evler gerçeği bir kez daha ayan beyan tescillenmiş oldu.

Genç nesil başta Z kuşağı toplumsal olaylar kadar, şehirleri de sorgulamaya başlamış durumda.

YAŞANABİLİR KENTLER…

Herkes daha yaşanabilir kentler, metropoller peşinde.

Kayseri merkezinde dev ağaçların örttüğü doğu bloku ülkelerinden esinlenilmiş caddeler yapabilirseniz ve bunları bir de güzelim ağaçlar ile donatabilirseniz gelecekte belki de daha çok takdir edilebilirsiniz.

Rahmetli Osman Kavuncu misali Faruk Molu’nun da proje çalışmaları ile Sivas caddesini ilk zamanlarındaki geniş ve derinliği olan günümüze atıf yapılmış yollar.

SADECE METROPOLLEŞMEK…

Şehirler gelişirken öncelikle insana yaraşır biçimde gelişmediği sürece sadece adının Metropol olması gerçek anlamda bir mana ifade etmediği gibi gelecek nesillere de geçmişten emanet alınanların miras olarak bırakılabilme potansiyeli de düşük olacaktır.

Eğer ki; 2023 ile başlayabilecek yeni bir hamle ve daha iyi bir planlama, yatay mimariye dönüş ile de birlikte Kayseri farkındalığı yüksek bir şehir, başta ormanlık alanların artırılması ve okullarında işbirliğine dahil edilme süreci ile de birlikte Belediyeler-MEB işbirliği ile yeşil bir kent olmayı başarabilir.

Ağaçlandırma konusunda Kayserimizin gurur ismi Cumhurbaşkanlığı’ndan ödüllü dağı taşı ağaçlandırmak adına tek başına çalışan ve son dönemlerde de köy çeşmelerin etrafını yeşillendirmek gibi bir misyon yüklenen örnek isim Mustafa Göçer’in misyonu daha da ön plana çıkartılabilir.

BAŞKA BİR BAKIŞ AÇISI…

Belki başka bir bakış açısı ile Kayseri kültürel yönleri ve belediyecilik hizmetleriyle çok güçlü bir şehir olarak yorumlanabilir.

Ancak gelin görün ki şehir yeşil bir kimlik kazanmadığı sürece bir şeyler hep eksik kalacaktır.

Kaldı ki zaman zaman dönem-dönem Yeşil alan bağlamında Dünya standartlarının üzerinde bir il olduğumuz gibi bir istatistikten hareketle sadece park yapmaktan ziyade şehrin cadde ve sokaklarının yeşile büründürülmesi önemli bir artı olacaktır.

VE…DAHA NELER NELER…

Dünya kenti olmak, Marka Şehir olmak başlı başına içi doldurulması gereken söylemler.

Bir zamanlar Şehrin ortasında Venedik gibi içinden ırmakların geçirilmesi planlanan, Demiryollarının şehir dışına taşınması gibi önemli konu başlıklarının bile gündem olduğu ancak şimdilerde rafa kalktığı bir süreçte önümüzdeki yeni seçim dönemi ile birlikte Kayseri için farklı düşünmenin zamanı çoktan geldi de geçiyor bile.

Belediyecilik zor zanaat.

Bu konuda hemfikiriz.

EZBER BOZMA ZAMANI…

Ancak hemfikir olduğumuz bir başka konuda ezber bozmakla ilgili.

Rütun işleri aksatmamak elbette ki de önemli ancak çıtayı yükseltmek, ezber bozmak gibi bazı farklı ve kimsenin aklına gelmeyen ancak ciddi manada geleceğe yönelik memnuniyet yaratacak projeleri de hayata geçirmek elzem.

Özellikle nüfusunun yüzde 12’dan fazlası yabancı uyruklu kişilerden oluşan ve nerede ise 123 farklı ülkeden 200 binden insanı barındırarak küçük bir BM olan kayseri için yapılması gereken bu kadar renkliliğe bağlı daha da farklı bir renk cümbüşünü kitlelere, 7’den 77’ye kadar sunabilmek önemli.

Zira park yapmak, çöp toplamak, üç beş çevre dönüşüm projesi ile belediyecilik yapma dönemi çoktan geldi de geçiyor bile.