MUSTAFA CENGİZ


KAYSERİSPOR’DA YOĞUN GÜNLER…2

Kayserispor deyim yerinde ise yine “Sırat Köprüsü”nden geçiyor.


Kayserispor deyim yerinde ise yine “Sırat Köprüsü”nden geçiyor.

Hiç bitmeyen parasal krizi konuşmak bile yersiz.

Ligde geride kalan 7 haftada önce lisans krizi yaşandı.

ZEYTİN DALI…

Kamuya yansıyan, yansımayan, az konuşulan, çok konuşulan onlarca sorun ve dövüş-kavga ile geride kalan süreçte sözüm ona Şirketleşme ile ilgili gelinen noktada uzatılan “Zeytin Dalı” ve sonrası yeni soru işaretlerine gebe 2020 yılının son iki aylık dilimi ile ilgili bilinmeyenlere ve yeni sürprizlere yelken açan bir gidişat daha.

Ardından teknik kadrodan kaynaklanan farklı sorunlar nedeni ile sadece 2 maçta alınan 6 puan ve ligin sonuna demir atışımız ile patlayan yeni bir teknik adam krizi daha.

HESAPSIZ-KİTAPSIZ İŞLER…

Yıllardır yazar dururuz.

Hep aynı sıkıntılar her sezon sanki hiç yaşanmamış, hiç yazılmamış, çizilmemiş tenkit edilmemiş gibi yine ve yeniden ısıtılarak Temcit Pilavı kıvamında gelir oturur baş köşeye dert olarak.

Hep aynı dertlerle uğraşmaktan ileriye dönük tek bir hamle yapılamadığı gibi bir türlü de istenen huzur ortamı maalesef bir türlü bulunamaz.

Hali ile de tablo böyle olanca maddi ve manevi anlamdaki yıpranma ve il olarak sürekli aşağıya giden bir ivme takıma gerçek anlamda gönül veren taraftarı üzer de üzer.

GEÇMİŞTEN DERS ALMAMAK

Önceki gün yazmıştım.

“Toplumsal Hafıza denen şeyin Takım Hafızası olarak takımın belleğinde bulunması gerekir!” diye.

Maalesef açık hesap çalışan ve kara düzende yönetilen takımların kayıt dışı ekonomileri ve dernekler kanunu ile trilyonluk kulüplerin bakkal dükkanı mantığında işletilmesi ile gelinen nokta Türk Futbolunun geldiği nokta itibarı ile iflasını ilanından başka bir şey değildir.

Ve… Ne yazık ki bu kadar kara düzen içinde herkes kıyısından köşesinden nemalandığı için böylesi bir düzeneği bozup her şeyi kayıt altına almanın ve takımları düze çıkartıp Avrupa ayarında takımlarla mücadele etmenin imkanı da yoktur.

Bu bağlamda Ali Koç gerek Türk futbolu gerekse de Fenerbahçe kulübü adına ciddi bir şanstır.

KUPA MORALİ…

Yomraspor önünde kazanılan farklı maç öyle ya da böyle kötü bir dönemde iyi bir moral olmuştur.

Genç Emre ve Oğuzhan Çapar olmak üzere takımda forma giyen yerli patentli isimlerin kupada epey ter dökecekleri de kesindir.

Kupa maçı göstermiştir ki gençler formaya susamışlar.

Forma ve galibiyet özlemi ile yanıyorlar.

Ortaya çıkan tablo bunun en bariz göstergesi ve atılan gollerde bunun tescilidir.

TECRÜBEYE GENÇLİK AŞISI

Sezon başından bu yana kulübede bekleyen ve bir türlü forma şansı bulamayan gençlerin kupa ile başlayan ve öncelikle açılması gereken forma yolu öyle ya da böyle açılmalı, iyi bir harmanlama ve zamanlama ile bu gençler Türk futboluna verecekleri uzun süreli hizmetin ilk yıllarında bu basamakları ağır ve emin adımlarla çıkmak adına inanç ev azimle, kararlılıkla ve sabırla yürümelidirler. 

Bu nedenle bu kadar geniş bir kadro avantajını iyi değerlendirmek ve Tecrübeyi gençlik aşısı ile harmanlamak gelecek teknik adamın en öncelikli işi olmalıdır. Devam Edecek