Kayserispor yeni başkanını buldu bulmasına ama kucağında bir milyara yaklaşan borç ile… Gerçi borç 798 milyon TL olarak açıklansa da bu resmi mi yoksa gayrı resmi olanlarla mı? En azından ben bilmiyorum…
***
Olağanüstü Genel Kurula tek listeyle giren, ilahiyatçı, işadamı Ali Çamlı kulüp başkanlığına seçildi. Seçilince de, Kayserispor’un ense tıraşını gözler önüne serdi; “Kulübün 798 milyon TL borcu olduğu açıklandı.” Küsuratı da var…
***
Hiç de şaşırmadım. Zira inanıyorum ki, profesyonel futbol, dipsiz kuyu gibidir, ne atsan “bana mısın?” demez… Demeyince de, her yıl katlanarak artar, borçları… Bu yükü de Kayseri de dahil hiçbir kent kaldıramaz. Bunu Mehmet Özhaseki bilmiyor mu? Elbette bilir… Ama çaresiz, artık…
***
Siz buna 800 milyon lira da diyebilirsiniz… Görünmeyenlerle birlikte bu bir milyar lirayı rahat bulur. Mesela bu borcun içerisinde eski Başkanlardan Erol Bedir ve merhum Recep Mamur’un alacakları var mı? Yoksa bunlar ödendi mi? Ödendiyse nasıl? Hiç bilinmedi…Hatırlarsanız birbirlerini suçlamışlardı. Bu kavgaya Berna Hanım da katılmıştı.
***
Mesela, bu süreçte Mehmet Özhaseki’nin ortak olduğu şirketlerin bir alacağı var mı? Yoksa bağışladılar mı? Yoksa hiç mi semtine uğramadılar? Şayet sonuncusu doğru ise Sayın Özhaseki, kusura kalmasın, kimseden destek beklemesin. Mesela, ortak olduğu bir şirket ülkemizim “İlk 500” sanayi kuruluşu arasına giriyor… Mesela, bir yıllık kazancını bağışlasın, Kayserispor’a…
***
MandoliArtin’in rast yürük semaisinde dile getirilen; “Hep mürg-i dilindir bu cefa, bülbüle yok mu”, dizelerini terennüm ediyorum, Sayın Başkanım, sizleri dinlerken… Hep “mürg-i dil mi”, taşın altına elini koyacak da hiç “bülbül” koymayacak mı?
***
Ha. Ortak olduğunuz şirketlerin tüm kârlarını verseniz ve hatta üstüne milletvekilliği maaşınız ekleseniz yine dolduramazsınız bu dipsiz kuyuyu…
***
Hep şunu söyledim, dinlemediler: “Bir profesyonel olay amatörce ve amatörlerce yönetilemez!” Peki, iş dünyasının içinden gelen Bedir, merhum Mamur ve tabii Gözbaşı ve tabii Çamlı bilmezler mi bu gerçeği? Elbette bilirler… Yok, bilmiyor idiyse nasıl yönetiyorlar işlerini. Çok merak ediyorum?
***
Kayserispor başkanlığı ne biçim şeymişki, cezbediyor insanı? İnanınKayserispor, şahsa ait olsa ağzımı açmam ama öyle değil, Kayseri’nin kaynakları söz konusu…
***
Gözbaşı bu güne kadar “olmayanı oldurmaya” çalıştıklarını söyleyerek;"Kulübün bulunduğu durumdan ve döviz kurundan dolayı ben ve yönetimdeki bazı arkadaşlarımız bu süreci çok fazla kaynak aktarmak zorunda kalarak geçirdik. … Hep olmayanı oldurmaya çalıştık. Bugün kulübün bana olan borcu açıklandı ama onun 3’te 1 kadarını ben harcama limitlerindeki kısıtlama için silmiş durumdayım. … Bir o kadarını bağış yaptım, helal olsun. Hiçbir beklentim olmadı. Ben sadece bu kulübü yaşatmayı kendime görev edindim”, dedi.
***
Bir kimse kulübü “yaşatmak” için kendisini ekonomik açıdan, nasıl tehlikeye atar anlamak mümkün değil. Tabii, Başkanın gayretine teşekkür ederiz, inşallah kısa zamanda sıkıntıdan da kurtulur. Ama kendisini bu havuza kimin ittiğini de açıklamasını bekleriz. Hangi vaatler verildiğini de… Bir büyüğümüz der ki; “Dibini görmediğin kuyuya sakın iki ayağınla girme!”
***
MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy ise konuşmasında; “Kayseri’nin Gözbaşı ailesine destek olması gerektiğini söyleyerek yeni Başkan Ali Çamlı’ya başarılar diledi”. Sayın Vekilim haklı… Destek olmak gerekir… Ama Kayseri’de yaşayan birisi olarak şunu sormadan edemiyorum: Birkaç yıl önce, Kayserispor ile ilgili bir suç duyurusunda bulunmuştunuz. Bildiğim kadarı ile “takipsizlik” verildi. Peki, suç duyurusunda bulunduğunuz kişiler size, karşı dava açtı mı?
***
Özhaseki yaptığı konuşmada; başkan olarak seçilen Ali Çamlı’ya başarılar dilerken, Gözbaşı’ya teşekkürlerini iletti. Gözbaşı’nın fabrikasının ayakta kalması ve işçilerin işlerine devam etmesi için destek vereceklerini; morallerinin bozuk, canlarının sıkkın olduğundan söz etmiş.
***
Haseki; “…Bundan 3 sene önce Berna Başkan’a teklif ettik, o da; ’görevden kaçmayım’ dedi. Bir şey itiraf edeyim; bu kadar zaman içerisinde birçok başkan geldi, herkes fedakarlık etti. Berna Başkan kadar çıkarıp dükkanından, mağazasından, fabrikasından, özelinden veren de görmedim.”
***
“3-4 aydır sıkıntı çekiyordu, Ali hocam el aldı. Berna Başkana teşekkür ediyorum, elinde akrep yok. Çıkardı, çıkardı verdi. Kendi işleri de sıkıntıya girdi. Böyle olunca, daha önce güzel işler yapıp başarılı olan bir arkadaşımız, asla ortadan kalkmasın diye bir formül bulduk. O formülü devam ettireceğiz, inşallah önce biz fabrikayı yaşatacağız. Çalışan kardeşlerimizin işini devam ettirmesini sağlayacağız ve Berna Başkanımızın da sırtını yere getirmeyeceğiz. Kayserisporumuza da sahip çıkmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
***
Allah Allah, bu da nereden çıktı? Mehmet Bey, fabrikanın ayakta kalması, işçilerin iş başı yapabilmeleri söz konusu. Demek ki; Berna Hanım çok mu zor durumda. Anladığım kadar ile bu destek, cami çıkışına serilecek halı ile toplanacak para ile mümkün değil. Bunu nasıl sağlayacağınızı açıklarsanız memnun oluruz.
***
Sayın Başkan, bu “sürdürülebilir!” değil… Bir milyara yakın parayı cami önüne halı sermekle, Kayseri’nin muhterem ahalisine “salma salarak”, kurum ve kuruluşlara, belediyelere güvenerek bulamazsınız. Yazık, Kayseri’nin kıt kaynaklarını heba etmeyin.
***
Peki, iki yıl sonra da yeni Başkan Çamlı benzeri duruma düşerse ne yapacaksınız? Çamlı’dan sonra, ortaklarınızdan birisini başkan yapmayı düşünür müsünüz? Aslında açıklamalar, kurulduğu günden beri, Kayserispor’un ve diğer kulüplerin yaşadığı dramın hikayesi. Sporu çalışacak araştırmacıların, kongrede yapılan konuşma metnini mutlaka arşivlesin.


