Çok söyledim… Toptan falan anlamam… Elifi görünce mertek sananlar cümlesindenim. Kastım, kimse, hiçbir kulüp değil. Yazımı, bu çerçevede okursanız memnun olurum… Bir hatam olursa da af ola!..
***
İnandığım ve sık sık verdiğim iki kuralı tekrar vereyim: İlki; “Yanlış kurulmuş denklemden doğru sonuç beklenemez!”. Diğeri de; “Bir makinenin bazı parçalarını doğru tasarlamak, o makinenin doğru çalışacağı anlamına gelmez!”
***
Bunları, ülkemizde çok moda olduğu aslında bize göre olmadığı, “Toplam Kalite” çalışmalarında öğrenmiştim… Bize göre olmadığı için, 1990’ların flaş çalışma konusu “Toplam Kalite”nin esamisi okunmaz oldu günümüzde… Öyle ya; kalite, verimlilik, kaynakları etkin kullanımı vs. neyimize?
***
Diyeceksiniz ki; yazı başlığı ile bunun ne ilgisi var? Yine diyeceksiniz ki; Hem yazıdan beklenen de bu değil; alışagelmiş türden şeyler gerek. Haklısınız ama topa nasıl vurdu; “var hakemi” ne yaptı?, penaltı mıydı, değil miydi?, “Satılmış hakem!”, “Federasyon istifa!”, “Bu teknik direktörden bir şey olmaz!”, “Yönetim derhal istifa etmeli!”, “Haydi Kayseri, sıcak eller cebe!”, Zenginler şu kadar para verse, asrın takımını kurarız!”, “Nasıl Kayseri milliyetçisiniz!” vs. vs. türünden yazıları da beceremem. Zira, çok kıt bilgim var, topçuluk üzerine…
***
Dedim; “toptan moptan” anlamam. O nedenle; bu tür derin analizler içeren spor yazılarını beceremiyorum. Oysa, benim bildiklerim, tüm kişi, kurum ve kuruluşlar için, çağdaş yönetim değerleri; bunları vererek değerlendirmeye çalışıyorum. Ha. Dikkate alınır ya da alınmaz, muhatapların bileceği şey.
***
Bunun en güzel benzetmesini de merhum Necip Fazıl yapmıştı, 1970’li yıllarda… Milliyet Gazetesi, okur, yazar, çizerlere sordu: “Türk futbolu nasıl kurtulur?” Necip Fazıl’ın yanıtı; “Ben, futboldan falan anlamam. Ama bildiğim bir şey var, o da şu: Tahlil için, Haliç’in neresinden numune alırsanız alın aynı sonuç çıkar!”
***
Ben de bundan mülhem; “Profesyonel bir olay amatörce ve amatörlerce yönetilemez!” Yönetilirse, bugün yaşanandan farklı bir sonuç çıkmaz. Kayserispor örneğinde olduğu gibi, bazı yöneticilerin, kendi alanında profesyonel olması da sonucu değiştirmez.
Tüm yük bir iki yöneticinin sırtına biner… Elleri taşın altına girer… Şahsen borçlanır… Belediyeler devreye sokulur… Siyaset işin içine girer… Girince, sanayiciler ve tüccarlar bir araya getirilir, bir yemek verilir, “eller sıcak cebe!”, denir.
Bu ritüel, kurulduğundan beri tekrarlandığından, çoğu varsıl davete, çeşitli bahane uydurarak, icabet etmez… Bazıları işlerinin hatırına; “Arkadaş, ne oluyor? Her yıl aynı senaryo. Bir türlü makus talihimizi yenemiyoruz. Dipsiz kuyu gibi ne versen bana mısın demiyor. Kusura kalmayın, ben yoğum!”, diyemez.
***
Eli taşın altına giren yöneticiler, “ceketlerini alıp gidecekler” ama bir sürü yükümlülük var üzerinde… Dayanamıyor, artık nâçar kalıyor, “ne olursa olsun!” diyerek çekip gidiyor. Giderken de; “kulüpten şu kadar alacağım var!”, demeyi ihmal etmiyor. Kimisi de sineye çekiyor. Tabii, “beni bu havuza kim itti!”, diyenler de olmuyor, değil.
***
Mesela, çok merak etmişimdir. Recep Mamur ve Erol Bedir’in alacakları ne oldu? Bir de MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, bir suç duyurusunda bulunmuştu. Onun sonucu da… Biliyorsunuz; başvuru gerekçesi, yenilir yutulur cinsten değildi.
***
Evet. Bu sene, top direkten döndü, son anda Kayserispor kümede kaldı… Tebrik ederiz… Ama bu, sıkıntı seneye ya da öbür senede olmayacak diye bir kural yok. Bu stres sürekli yaşanacak, kurulduğundan beri yaşandığı gibi.
***
Evvel emirde sorulması gereken şu: “Bu şehrin tasarrufları, onlarca milyon liraya gereksinim duyulan bir profesyonel futbol kulübünü finanse etmeye yeter mİ?” Ya da “dökme su ile değirmen döner mi?”
***
Piyasasını bilmem ama bir profesyonel kulübün rahat edebilmesi, ayağını gere gere uzatabilmesi için, her ya da yıl için seksen ya da yüz milyon dolarlık bir futbolcu portföyüne sahip olması gerekir. Her yıl, bu parada bu şehirden çıkmaz.
***
Adı ne olursa olsun, tüm kulüplerin kaderi bu… Hepsi, borç batağında. Kanaryası da, Aslanı da, Kartalı da… Kayserispor da… Haliyle, Anadolu kulüplerinin tamamı da… “Bu sene kurtuldum!” ya da “kümeye çıktım” diye kimse sevinmesin. Zira, her yıl benzeri sıkıntı ile karşılaşmaları Mukadder… Zira, denklem yanlış kuruldu, olay profesyonel bir olay...
***
Kulaklara küpe olması için, üç kuralı tekrarlayalım:
Bir: Yanlış kurulan denklemden doğru sonuç beklenmemeli.
İki: Bir makinenin bazı parçalarını doğru tasarlanması, o makinenin doğru çalışacağı anlamına gelmez.
Üç: Profesyonel bir olay, amatörce ve amatörlerce yönetilemez.
***
Türk profesyonel futbolu önündeki açmazı, Avrupa kulüpleri karşısındaki başarısızlığını, bir de bu ölçülere göre değerlendirin. Değerlendirirseniz, beklentileriniz de yüksek olmaz.


