Hep o içimizdeki umut var ya…
Hep bitmek tükenmeyen geleceğe dair beklenti…
Öylesine bir şey bu…
Hele hele de takımınızla ilgili beklentileriniz sürekli öteleniyor ve gerçekleşme ihtimali gün geçtikçe zayıflıyor ise işiniz zor demektir bir taraftar olarak.
Gün olur papatya falı açarsınız.
Gün olur Tombala çekersiniz.
Kadere 45 diyerek içinizdeki özlemin bitmesi için.
Sanırım Kayserispor’da da durum bundan pekte farklı değil.
Şu anda iki isim haricinde sarı kırmızılılar beklentilerin epey altında kaldı.
Geçtiğimiz günlerde yazmıştım.
Sezon başındaki isimlerle yeniden temasa geçilmesi üzerine.
“Kayserispor başa döndü” diyerek…
Hatta bir başka yazımda da şuna vurgu yapmıştım.
“Sürekli kendini tekrarlayan takım” benzetmesi ile.
ZAMAN ALEYHİMİZE İŞLİYOR…
Artık bir klasik oldu bu iş.
Son güne, son dakikaya kadar bekletmek.
Amaç birilerinden bir şeyler kopartmak.
Salma salmak.
“Kayserispor’a sahip çıkın” demeye getirmek.
“Bu bizim değil, şehrin takımı” bilgisi ile herkesi işe ortak etmek.
İyi de bu takımın bir yönetimi var.
Bu işe talip olurken neyin ne olduğunu iyi kötü biliyorlardı.
Bu takımın 50 Milyon Avro borcu, en az 20’ye yakın sorunlu dosyası bulunduğunu sağır sultan duymuştu.
Bu takımın küme düşmemeye oynamaktan başka da çaresi yoktu.
Parayı veren de, alacak yazan da aynı ekip.
Bunları bile bile “Lades” dedikten sonra işi bu kadar zora sokmanın manası var mı?
Hal böyle olunca bu takım neyi bekliyor bilmiyorum.
Makas daralıyor.
Zaman azalıyor.
Uyum süreci hak getire.
AL KALEMİ ELİNE…
YAZ BAŞINA GELENİ…
Takım Antalya’da kampta.
Teknik kadro futbolcu bekliyor.
Taraftar takımı kurtaracak isimleri dört gözle bekliyor.
Herkes bir merak içerisinde.
İlk maç Beşiktaş ile deplasmanda.
Ardından içeri de Başakşehir var.
Sonrası şampi… Galatasaray ile deplasmanda.
Al eline kağıdı kalemi yaz bakalım kaç puan alabileceksen.
Kalıyor 13 maç geriye.
Yani toplamda 39 puan.
EN BÜYÜK AVANTAJ…
Sarı kırmızılı takımın ikinci yarıdaki en büyük avantajı taraftarı ve 9 maçını da içeride oynamak.
Yani evimizde 27 puanın tamamına talibiz.
Hadi diyelim 19-20 yaptık içeride.
İlk yarıya bakarsanız bu rakam mucize gibi geliyor insana.
Ardından en az deplasmanlardan da bir 5-6 puan gelmeli…
Ama sarı kırmızılı takım futbolcuları ilk yarıda içeriden çok dışarıda başarılı olmuşlardı.
Bu tezatı da göz ardı etmemek lazım…
Hal böyle olunca bu iş kördüğüm olmak gibi bir şey.
Yaz adım adım çözeceğiz, ya da her hafta yeni bir düğüm kördüğüm olacak ve gözümüz açık gidecek düğün beklerken.
TEMEL SORUNLAR BELLİ…
Aslında tadı hepten kaçık son dönemlerde.
Tek yapılan şey, günü kurtarmaya yönelik hamleler.
Tahtayı açtırmak, kümede kalmak nerede ise şampiyonluk ile eşdeğer.
Sürekli başa dönen hikaye gibi.
Para yok…
Nerden geldiği, kime gittiğini de ne soran, ne bilen, ne gören, ne duyan bir Allah’ın kulu da yok.
Şeffaflık yok…
Paylaşım yok…
Ancak para gerektiği zaman “Bu takım şehrin takımı” teraneleri.
Bu nedenle ara soğudu.
Zamansızlık.
Samimiyetsizlik.
Takıma ciddi bir irtifa kaybettirdi.
Sürekli topu içeride çeviriyorlar.
Paylaşım yok.
Bilgi yok.
SESSİZ PROVA…
Zecorner Kayserispor'un ilk hazırlık maçı golsüz berabere sonuçlandı.
Sarı kırmızılı takım, Antalya kampı hazırlıkları kapsamında ilk hazırlık maçında FC Hermannstadt ile karşı karşıya geldi.
Takımımız karşılaşmadan 0-0'lık beraberlikle ayrıldı.
Kayserispor, Antalya kampında ikinci hazırlık maçında 11 Ocakta Çekya temsilcisi ile oynayarak Beşiktaş maçına hazırlanacak.
BİZDE DE ADI GEÇMİŞTİ AMA...
Sağ gösterip sol vurdular.
Artık emeklilik için bonus zamanı nede olsa.
Malum sezon başı itibarı ile emektar Joseph Attamah gitmişti.
Şimdi de Mame Thiam, Çorum FK ile anlaştı.
Çorum FK, Mame Thiam’ın transferi için kulübü Eyüpspor ve 33 yaşındaki golcü ile prensipte anlaştı.
Çorum FK’nın Thiam ile 1.5 yıllık sözleşme imzalaması bekleniyor.
Türkiye’de birkaç transfer daha yapar bu gidişle.
Malum Türkiye hem yabancı cenneti, hem de emeklilik bonusunu en iyi veren ülke, kendi vatandaşı hariç.
Bakalım yeni Tahta’nın açılması ile yaşanacak tablo kime ne getirecek, kimlerden ne götürecek?
Hep aynı şarkılar dilimizde.
Adını sen koy!...
