KADİR DAYIOĞLU


KAYSERİ’NİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ

Eskiden Kayseri, ticaret yollarının kavşak noktasında olan önemli bir kentti.


Eskiden Kayseri, ticaret yollarının kavşak noktasında olan önemli bir kentti. Bu önemini, Anadolu Selçukluları döneminde de korudu. Yine bu dönemde Antalya, Konya,Aksaray, Niğde, Kayseri, Sivas, Erzurum ticaret aksının içerisinde yerini aldı.

***

Osmanlı döneminde, 16. yy’dan sonra Kayseri bu önemini kaybetti. “İkincil il” olmaya başladı. Bugün de doğu-batı, güney-kuzey ulaşım aksları dışında kalması halinde yine Osmanlı dönemine benzemesi kaçınılmaz. Gidişat da bu doğrultuda… Yıllardır tekrarlıyoruz bunu bu köşede. Ama “kim okur, kim dinler varak-ı mihri vefayı!”

***

Şunu teslim etmek durumundayız: Osmanlı döneminde önemini kaybeden KayseriCumhuriyetle birlikte, özellikle erken Cumhuriyet döneminde, kamu yatırımları nedeniyle tekrar başat iller arasına girmeye başladı. Özel sektör yatırımları ve planlı endüstri alanlarıyla,  1990’lerin sonuna kadar bu önem devam etti.

***

O nedenle, Kayseri’nin, başta Atatürk olmak üzere dönemin öneticilerine bir şükran borcu var. Ne yazık ki, bu kentte, “Cumhuriyet” parantezini kapatmak isteyenlerle mebzul miktarda. Şehir de giderek; “hacıabileşmeye” başladı. Adım başı; “Buyrun hacı abi!” lafı işitiyorsunuz.

***

Bakınız; anılan erken dönemde Kayseri üç yöne demiryolu ile bağlandı. Tayyare Fabrikası, ülkemizin, pamuklu bez ihtiyacının yüzde 30’unu sağlayan Sümerbank Bez Fabrikası, askeri amaçlar için kurulan Bünyan Yün Yapağı Fabrikası, 1950’lerin başında faaliyete geçen Anatamir Fabrikası, Askeri Dikimevi, Şeker Fabrikası, “Hava Fasbat Tesisleri” gelmesi, Kayseri ekonomisinin itici gücü oldu.

***

Bunlara paralel özel sektörce yapılan un fabrikaları, Bünyan Elektrik Santralı (imtiyaz 1926, şirket 1928), 1950 sonrası yine özel sektör tarafından kurulan tekstil tesisleri vs. Kayseri’nin, önemli iller arasında hatta çoğu zaman “ilk 10” il içerisinde anılmasına neden oldu.

***

Yine unutmayın, bu yıllarda Kayseri, sendikal hareketler açısından önemli bir kentti; kurum ve kuruluşların bölge müdürlükleri vardı; Aytaç Durak, 1980’lerin başında, ilk seçiminde; “Adana’yı Kayseri’ye benzeteceğim!” vaadinde bulunmuştu.

***

Gelinen noktada ya da günümüzde Kayseri; fiziki, beşeri, sosyal, ekonomik, sağlık, eğitim gibi konularda bırakınız “ilk 10 il” arasına girmeyi, “ikinci 10 il” arasında olup, “15 ila 20. sırada” yer almakta.

***

Yani Kayseri, bugün itibarıyla, kriterler açısında ülkemizin “yüzde 1’i ve 2’si” arasında, bir yerde durmakta. Buna ortalama, ülkemizin yüzde 1,5’i de diyebiliriz. Yani, ülkenin “zekatı” bile değiliz. Korkarım, bu gidişle, “üçüncü 10 il”ler arasına girerse hiç sürpriz olmaz…

***

Unutmayın, bu denli siyasal desteğe rağmen, AKP iktidarı döneminde, merkezi hükümetçe, rutin dışında hiçbir yatırım yapılmadı. Yapılanlar da; gerek niteliği, gerek yer seçimi ve gerekse de yapım bedeli her zaman tartışmaya açık, Büyükşehirce yapılan; “kendi taşı ile kendi kuşunu vurma” türünden işler. Önceden kazanılan kent rantlarını değerlendirilmesine, “Kayseri Modeli” dendi.

***

Kayseri’nin, bu kıskaçtan kurtulabilmesi için; formül de şu: “Kayseri’ye ve Kayseri’den insan, mal ve hizmet hızını” artırmak gerekir.

***

Yaklaşık 10-12 yıldır, her sandık öncesi, geldi geliyor diye oyaladıkları, oylar sandığa girince unuttukları, tekrar seçim gelince hatırladıkları, Yerköy-Kayseri hızlı trenine kazma vuruldu üç ay kadar önce ama izlerinden eser yok!..

***

Birileri bizi kandırıyor mu? Bilemiyorum. Nedense AK Partililer seçim geçti mi unutuyorlar, yeni bir sandık geldiğinde hemen anımsıyorlar. Ahaliyi muhtereme de unutma illetli olduğundan, ne denirse alkışlıyor.

***

Ulaşım bağlamında bir diğer konu da şu: Kayseri’nin mutlaka ve mutlaka Niğde-Ankara otoyoluna bağlanmasında zaruret var. Tabii, bu bağlantının Pınarbaşı üzerinden Güneye bağlanması da bölgesel kalkınma için çok önemli bir adım olacak. Unutmayın; Kayseri-Kırıkkale arasında onun üzerinde yerleşim yerinden, yirminin üzerinde ışıktan geçiyorsunuz.

***

Ayrıca; Kayseri Mersin limanı arasında taşınan yükün lojistik maliyetini düşürecek, hızlı demiryolu ulaşımı da kaçınılmaz. Kayseri Havaalanı, mevcut ve müstakbel durumu karşılayabilecek nitelik ve nicelikte değildi. İhalesi yapıldı. Ama işler ağır aksak gidiyor.

***

Nihayet, Kayseri-Yozgat-Nevşehir-Kırşehir illerimizi içinde bulunan tarım arazilerini sulayacak Yamula sulamasının, çok az bir alanı kapsayan mansap sulaması dışındaki tesislerin ne durumda olduğunu öğrenmek hakkımızdır. Öyle ya, dört ilde, 120 bin hektara yakın bir araziyi sulayacak tesislerin yapımı neden gecikmekte? Unutmayın, Baraj 2005 yılında bitti.Yoksa elektrik üretimi yapan şirketin, imtiyazının biteceği, 2025 yılı mı beklenmekte? Neden sulama tesislerinin yapımı gecikmekte ya da geciktirilmekte.

***

Kayseri’nin, merkeze yakın bir iki ilçesi dışında kalanların hepsi göç veriyor. Neredeyse, Kayseri’nin “net göç hızı” sıfırlandı.  Kayseri merkezi ile mücavirinin arasındaki gelir farkı, zenginlik farkı da dikkate değer.

***

O nedenle Kayseri’nin merkezi zengin, çevresi fakir görünümünden kurtulması gerekir. Unutmayın, sırf vilayet kayıtlarında, 300 bine yakın isme sosyal yardım yapılmakta olduğu bildirilmekte. Buna, Kızılay ve benzeri kurumların, vakıfların yaptıkları hayır ve hasenat dahil değildir.