MUSTAFA CENGİZ


KAYSERİ’DE Kİ OLAYLARI NASIL OKUMAK LAZIM?

Bilmem dikkatinizi çekti mi son dönemde Kayseri’nin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Pınarbaşı olayları herkesin malumu. Bu son olayda bu işin tuzu biberi oldu ve kelimenin tam anlamı ile de “Tüy dikti” Sahabiye’ye kadar taştı. Kayseri’yi genelde herkes “Huzur Şehri” olarak bilir ve genel manada da “Kayserili işini Bilir!” denir. Ancak gelin görün ki Kayseri’nin son dönemde ne huzuru kaldı ne de Kayserili işini biliyor artık. Kayseri kan kaybediyor, Kayserili irtifa kaybediyor. Bu kayıpların telafisi maddi ve manevi anlamda hiçte kolay olmayacaktır. Bizden söylemesi…


Aslında bu ne ilk, ne de son olacak gibi.

Sadece Yılan bizi soktuğu zaman tehlikenin farkına varabiliyoruz.

İlimiz son iki olay ile birlikte bir hafta içerisinde tam iki kez Türkiye’nin  gündemine girdi. 

Kayseri kozmopolit bir il.

Hem Atatürk anıtına iki kez üst üste yapılan çirkin saldırılar, Pınarbaşı seçimi, hem de bu son olay sanırım ilimiz adına epey kötü reklam olmuştur. 

Çok sayıda dış göç almış, Kayseri’nin zenginleri çoktan bu ilden tası tarağı toplayıp gitmişler.

Çok derine dalmadan herkes iyi kötü bu ilin tarihini biliyor.

Türk, Kürt, Rum, Ermeni, Yahudi, Alevi, Sunni, Çerkes, Avşar dahil 150 yıl öncesine kadar çok sayıda farklı kültürlerin mozaik olduğu bir ildi Kayseri.

Sonradan rengini, şeklini değiştirmeye başladı.

Sadece muhafazakar ve milliyetçi bir il profili ön plana çıktı. 

Tam bir Hatay iline benzer gibi karma olmasa da farklı dinlerin, farklı inanışların ve etnik kökenlerin buluşma noktası idi İpek yolu üzerinde. 

Eskiyi bilenler, yaşayanlar-anlatanlar bilir, Kayseri gerek Ankara’dan sonra bölgenin ekonomideki lokomotifi olması, gerek çok renkli kimliği ve bir çok ilin geçiş güzergahı olması ve doğu’dan batıya bir köprü ve İpek yolu üzerindeki tarihsel konumu ile önemli avantajlara sahipti. 

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya; Kayseri'de dün akşam yaşanan olaylarla ilgili yaptığı açıklamada; "Söz konusu eylemlere güvenlik güçlerimizin müdahalesi esnasında 67 şahıs gözaltına alınmıştır" dedi.

Onlarca polis memurumuz da yaralı.

Maddi hasarın çapı ve rakamsal boyutu mu?

Bölgede yaşayan halkın tedirginliği ve can ve mal güvenliği mi?

Büyük geçmiş olsun.

Kayseri’de ki olayların suçlusu mu?

Tabi ki de muhalefet.

Başka kim olabilir ki?!...

KOZMOPOLİT BİR ŞEHİR…

Başta civar ille olmak üzere Nevşehir-Niğde-Kırşehir-Sivas gibi illerin yoğunluklu olduğu daha sonra da doğu’dan başta Kars, Erzurum, Elazığ ve Ağrı olmak üzere yoğunlukla karma bir nüfusun ortaya çıktığı bir il olmuş.

KTO’nun çok eskilerde yaptığı bir çalışmada ilimizde 5000 Kripto Ermeni ailesinin olduğuna dair çalışmalar bile ilde “Ayrılık-Gayrılık” yaratmasın diye sümen altı edilmişti. 

O Günlerde bu günlere geldiğimizde Kayseri’de ben diyeyim 200 bin, siz deyin 300 bin farklı ülkelerden gelmiş yabancı uyruklu vatandaş var.

Çoğunluğu Suriyeli ve İran-Irak-Afganistan ve diğer Afrika ülkelerine kadar uzanabilecek bir güzergah.

1.5 Milyon nüfuslu bir ilde bir çok olayı münferit sayabilirsiniz.

Hatta gözlerini kapatıp, kulaklarınızı da tıkayabilirsiniz.

Ancak bu olaylar ne bir aşiret kavgası, ne bir mahalle kavgası, ne de basite indirgenecek türden olaylar değil.

Zira son dönemde birçok vakanın resmiyete bile intikal ettirilmediği iddiaları var.

Gün geçtikçe artıyor.

Toplumun huzurunu bozuyor.

Dengelerini sarsıyor.

İnsanları iyiden iyiye rahatsız etmeye başladı ve artık insanlar tepki vermeye başladılar. 

Ve… En önemlisi ne mi?

Bu işin böyle giderse nereye varacağını kimse kestiremiyor.

OLAYIN PERDE ARKASI…

Aslında olayla ilgili anında yayın yasağı geldi, malumunuz olduğu üzere. 

Eskişehir Bağları Danişmentgazi Mahallesi'nde Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde yabancı uyruklu bir kişinin bir çocuğa taciz ettiği iddiası üzerine kalabalık, araçları ters çevirirken bazı iş yerlerini ateşe verdi. 

Bölgeye sevk edilen polis ekipleri kalabalığa müdahale etti. 

Olaylarda 10 polis memuru yaralanırken şehir genelinde güvenlik önlemlerini artırdı. 

Mahallelere giriş ve çıkışlar kontrollü olarak sağlanıyor.

Bölgeye giden Vali Gökmen Çiçek vatandaşları sakinleştirmek için görüşmeler yaptı. Vali Çiçek; "Ben sizin öfkenizi çok iyi anlıyorum. 

Gerçekten çok kızgın olduğunuzu ve bu olayın alçak bir olay olduğunu biliyorum. Size valiniz olarak söz veriyorum. Bir daha Danişmentgazi Mahallesi'nde böyle alçaklık olmayacak. 

Hiçbir polisimizin ve vatandaşımızın burnu kanamasın. Ne gerekirse yapacağız. Ama şu an dağılalım. Ne polisimizin ne de kimsenin canı yansın. Lütfen herkes evlerine gitsin. Devlet gereğini sonuna kadar yapacak" ifadelerini kullandı.

İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, "O şahsın ve ailesiyle ilgili sınır dışı dahil her türlü işlemlerinde size söz veriyorum. Bir hafta sonra tekrar bu mahalleye geleceğim, bu olayla ilgili neler yaptığımızı söyleyeceğim" dedi.

Bütün güvenlik güçleri alarma geçirilmiş durumda.

Vali Çiçek toplantı üstüne toplantı yapıyor.

Nefesler tutulmuş durumda. 

BÖYLE Mİ OKUMALI?

Olayı bir de böyle mi okumalı?

Mesele bir başka bakış açısı ile size bir başka boyut getiriyorum.

Diyor ki paylaşımda; Bu olaylar tamamen tezgahtır.

Kayseri’de başlatılan bu oyun tutarsa başka illere de taşırılacaktır.

Amaç Erdoğan iktidarını ve AK Partiyi bitirmektir.

Lütfen tezgaha gelmeyelim.

Peki de bu kadar büyük bir tehlikeyi AK parti iktidarı görmedi mi?

Bu devletin MİT’in den tutun çok sayıda güvenlik güçleri yok mu?

Her olayı vakayı adiyeden mi saymak lazım.

Cinayet, adam yaralama, adam kaçırma, mahalle kavgası, taciz-tecavüz ve daha neler neler.

Geldikleri günden bu yana bu adamlar dertten başka ne verdiler acaba bu ülkeye.

Hem ekonomiyi iç ettiler, hem de memleketin başına örmedik çorap bırakmadılar.

Bu işler bu kadar kolay tezgahlanabiliyor mu?

MİSAFİRLİK DÖNEMİ BİTTİ.

Ensar-muhacir dönemi kapandı.

Sanırım misafirlikte bitti.

Evinizde olsa bir hafta bilemedin iki hafta katlanırsınız.

Hatırı çok ise hadi diyelim bir ay.

Bu nasıl iş kardeşim ülkesinde savaş bile olmayan ülkelerin kaçkınlarını 10 yıldan fazla bir süredir evimizde ağırlamanın onları finanse etmenin, ekmeğimize, aşımıza, yaşantımıza, işimize ortak etmenin alemi var mı?

Bunu hangi akıl mantık kabul eder?

Bu saatten sonra yapılması gereken “Sepeti koluna, herkes kendi yoluna”

Bu işi uzatmanın gereği yok sanırım.

Türkiye’yi Türklere dar etmek için Emperyalistlerle yerli işbirlikçilerin 100 Yıllık Cumhuriyetten rövanş almak için Ayranı Kabaran’ların kurdukları tezgahta sanırım sona gelindi.

KARA BULUTLAR DOLAŞIYOR…

Bilmem dikkatinizi çekti mi son dönemde Kayseri’nin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor.

Pınarbaşı olayları herkesin malumu.

Bu son olayda bu işin tuzu biberi oldu ve kelimenin tam anlamı ile de “Tüy dikti”

Sahabiye’ye kadar taştı.

Kayseri’yi genelde herkes “Huzur Şehri” olarak bilir ve genel manada da “Kayserili işini Bilir!” denir.

Ancak gelin görün ki Kayseri’nin son dönemde ne huzuru kaldı ne de Kayserili işini biliyor artık.

Kayseri kan kaybediyor, Kayserili irtifa kaybediyor.

Bu kayıpların telafisi maddi ve manevi anlamda hiçte kolay olmayacaktır.

Bizden söylemesi…