Kayseri, deprem fırtınasına maruz… Büyüklüğü 5’in altında depremler peş peşe geliyor. Ağırlıklı olarak OSB-İncesu arasındaki faydan. Allah’tan yıkıcı değil. Öğrendiğimize göre, iyi sarsmış. Ahali de “deprem manyağı” olmaya başlamış. Kolay değil. Ne diyelim; geçmiş olsun. Canımıza değil de malımıza gelsin, diyerek teselli bulalım.
***
Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen depremlerden etkilenen Kayseri’de, valilik tarafından yapılan açıklamada ağır hasarlı bina sayısının 584 olduğu belirtildi. Ayrıca yapılan açıklamada, depremin ardından Yeşilhisar ve Sarız Belediye binalarının ağır, Develi Belediye binasının ise orta hasarlı olduğu tespit edilirken, kentte 44 bin 733 depremzedenin misafir edildiği belirtildi.
***
Pazarcık(Kayseri Merkez’e Kuş uçuşu yaklaşık 250 km.)ve Elbistan(Kayseri Merkez’e Kuş uçuşu yaklaşık 160-170 km.) ilçelerinde 9 saat arayla meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde depremler 11 ilde etkili oldu. Haliyle Kayseri’de etkilendi hem de iyice…
***
Doğaldır da… Zira Kayseri çanağı, genellikle sıvılaşabilir, alüvyonlu bir arazi. Binlerce yıl süren, dört bir yandan gelen derelerin getirdiği teressübatla dolmuş. Muhtemelen o yıllarda, Kayseri çanağı bir göldü. Çıkışı da Kızılırmak’a idi… İşte böyle bir topoğrafyada hasar beklenir ve doğaldır da...
***
Aslında Kayseri çanağına (merkez) yapılan binalar, açıklananlara bakınca, iyi bir sınav verdi… Aşağıdaki bilgilerden anladığım kadarı ile ağır hasar, doğu ve Kahramanmaraş’a yakın ilçelerde.. Muhtemelen bunların yapı stokları da fenne pek uygun değil. Belki de çoğu iğreti yapılardır, bu da doğaldır.
***
Kayseri Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce yapılan toplam 10 bin 993 başvurudan 5 bin 762 adet yapının hasar tespit çalışması yapılırken, 3 bin 90 hasarsız, 2 bin 29 az hasarlı, 59 orta hasarlı ve 584 ağır hasarlı yapı tespit edildi. Bunların ilçelere dağılımı ne?
***
Yapılan başvuruların yüzde 52,4’nün hasar tespit çalışmaları tamamlanırken, çalışmalar da devam ediyor. Demek ki, yolun daha yarısındayız. Ama yüzde 52 bile bize, muhtemel fotoğrafı görebilmemiz için bir fikir verir mi?
***
İsterseniz açıklamaya devam edelim ve değerlendirmemizi sona bırakalım. Kent genelinde 16 adet ağır hasarlı okul, 22 adet ağır hasarlı cami minaresi, 1 adet ağır hasarlı cami, 2’si ağır biri orta hasarlı olmak üzere toplam 3 adet kamu binası bulunuyor. Bu yapılardan 9 cami minaresi ve 1 adet okul binası acil yıkım kararı üzerine ilgili belediyeler tarafından yıktırıldı.
***
13 okul ağır hasarlı; 1 okul ve 1 pansiyon orta hasarlı olmak üzere toplamda 15 okul (açıklamada 18 verilmiş) ve pansiyon binası ağır ve orta hasarlı olarak tespit edildi. İşin ilginç yanı, bilebildiğim kadarı ile okulların çoğu yeni ve yine çoğu hayırseverler tarafından yaptırtanlar. Acaba, neden?
***
Öte yandan meydana gelen depremlerde, Yeşilhisar Belediye Başkanlığı Hizmet Binası ve Sarız Belediye Başkanlığı Hizmet Binası, ağır hasarlı; Develi Belediye Başkanlığı Hizmet Binası ise orta hasarlı olmak üzere toplam 3 belediye binası hasar gördü.
***
Ayrıca şehir merkez ilçelerinden Kocasinan’da 3, Melikgazi’de 2 adet olmak üzere toplam 5 ağır hasarlı konut tespit edildi. Bu konutlardan 14 katlı bir adet bina acil yıkım kararı üzerine yıktırıldı.
***
Şimdi, Bakanlığa ve Büyükşehir Belediyesi’ne bir önerim var. Umarım, genel bilgilerle yetinilmez, mikro ölçekli planlamalar yapılır.
***
Ben, bunların yerlerinde olsam. Hasarlı binaları, tek tek harita üzerine işaretler… Şöyle bir topoğrafya üzerinde görünür hale getiririm. Sonra; arazinin, mikro ölçekli zemin etütlerini yaptırtıp, bunu da sınıflandırarak harita üzerine işlerim.
***
Sonra; tozlu raflardan, şayet varsa, hasarlı bina planlarını indirip zemin, statik, betonarme vs. açısından, hesapları bazında, bir “çek ederim”. Acaba; hata projelerde mi var? Bunu bir görürüm. Sonra, uygulamayı, yerinde görürüm. Kolonu, kirişi, etriyesi, betonkalitesi vs. yerinde mi? Bunu da tespit ederim.
***
Projesi olmayanların kaçının, “imar affı ya da imar barışı” ile yasallık kazandığını tespit ederim. Bir de hasarlı binaların kamuya mı yoksa özele mi ait olduğunu, kaç yılında yapıldığını kayıt altına alırım. Yani, “mikro ölçekli” çalışma yaparım. Şayet bu yapılırsa anlamlıdır. Yoksa yukarıdaki gibi açıklama yapılırsa, askıda kalır anlamlı değildir.
***
Sonuçta, bunu bir rapora bağlar, kamuoyubilgisine ve akedemyanın görüşüne sunarım. Bu yapılırsa, bundan böyle yapılacak imar uygulamaları, bina tasarım, uygulama ve denetimleri için bir rehber olur, bizlere…
Ne dersiniz?


