RECEP BULUT


KAYAK PİSTİ KAPATILINCA TURİSTLER ŞEHİR TURU ATTI!

Haftasonu getirilen yasaktan Erciyes’te nasibini aldı.


Kayak pisti kapatılınca Ukrayna, Rusya ve Polonya’dan gelen turistler şehir turu atmak zorunda kaldı.

MADEM YASAK VAR TURİSTLER NİYE KABUL EDİLDİ?
*** Haftasonu kayak yapmak için bir grup turist havayoluyla Ukrayna, Rusya ve Polonya’dan Erciyes’e geldi. Ancak haftasonu ülke genelinde uygulanan sokağa çıkma yasağı nedeniyle Erciyes’te ki kayak pistleri de kapatılınca turistler adeta otellerinde mahsur kaldı. Bunun üzerine işletmeciler turistleri eğlendirmek için yasak nedeniyle bomboş kalan Kayseri sokaklarını gezdirdi.

  YASAK NEDENİYLE TÜM REZERVASYONLAR İPTAL OLDU!
  ***Geçtiğimiz haftasonu ülke genelinde uygulanan ve yılbaşı nedeniyle de 4 gün süreyle uygulanacak sokağa çıkma yasağı nedeniyle tüm rezervasyonlarının iptal edildiğini söyleyen Erciyes'te Otel Yöneticisi Bora Kamber, “Şu an hem misafirlerimiz hem de yatırımcılarımız zor durumda. Yüzde 99, yılbaşında ise yüzde 100 doluluğa ulaşmıştık. Şuan ne yapacağız bilmiyorum" diye dert yandı.

Tam bir kara mizah yaşıyoruz…

Hafta içinde bir grup turist Kayseri’ye geldi…

Ukrayna, Rusya ve Polonya’dan…

Amaçları yaklaşık 20 gün önce “Güvenli Turizm Sertifikası” alan Erciyes Dağı’nda kayak yapmak…

Turist turist diye kırılıyorduk işte size turist!

Ha Ukraynalar, Ruslar ve Polonyalılar çok bir para bırakır mı?

Bence bırakmaz!

Ama sonuçta kalkıp gelmişler!

Onlarla nasıl temasa geçildi ve hangi şartlarda Erciyes’e davet edildi bilinmez!

Seyahat acenteleri mi bağlantı kurdu yoksa belediye mi…

Daha önce bir grup tanıtım amaçlı davet edilmişti onların devamı mı yoksa bunlar. Dediğim gibi özel işletmelerin bağlantıları sonucu mu Erciyes’e geldi bilemiyorum…

Sonuçta dünya çapında ki pandemi kısıtlamalarına rağmen Erciyes’e bir grup turist geldi!

Rezervasyonları yapıldı, kalacakları otellere yerleştirildi…

Velâkin evde ki hesap çarşıya uymadı!

Erciyes’te kayak yapacaklardı fakat hafta sonu tüm ülkeyi kapsayan sokağa çıkma yasağı nedeniyle turistler de kaldıkları otel odalarında adeta mahsur kaldı…

Kayak pistine boydan boya bariyerler kondu…

Kayak yapmak yasak dendi!

Eee gelen bu turistler ne olacak?

Otel odalarında hapis kalmak için mi taa Ukrayna’dan, Rusya’dan ve Polonya’dan kalkıp geldiler?

İşletmeciler baktılar ki olacak gibi değil, nasıl olsa turistlere yasak yok diye bomboş kalan Kayseri sokaklarını gezdirme kararı aldı ve doldurdular servis araçlarına Cumhuriyet Meydanı’na getirdiler…

Bomboş Kayseri sokaklarında doyasıya gezip eğlendiler (!)

Böylelikle kayak sezonunu da açmış olduk!

Hadi hayırlısı…

Biz de buna ne derler?

Neye niyet, neye kısmet?

İşin latifesi bir yana Ercyes’te ki işletmeciler isyanları oynuyor…

Hem geçtiğimiz hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağı hem de bu hafta Perşembe gününden itibaren uygulanacak dört gün süreli sokağa çıkma yasağı nedeniyle tüm rezervasyonlarının iptal edildiğini ve perişan olduklarını söylüyorlar…

Erciyes’te Otel Yöneticiliği yapan Bora Kamber ve turizm işletmecisi Sercan Mektepligil Erciyes’te ki kayak pistlerinin kapatılması nedeniyle yaşananları Demirören Haber Ajansı’na anlattılar…

Bakın neler söylüyorlar?

 

“KAYAK TESİSLERİ KAPANDI”

Erciyes'te otel yöneticisi Bora Kamber, yaşanan süreç nedeniyle zor durumda kaldıklarını belirterek, "Alınan bir kararla kayak tesisleri kapandı. Şuan turistlerle büyük sorun içindeyiz. Çünkü kayak yapma umuduyla buraya gelen misafirlerimiz şuanda otelde kapalı durumdalar. Bu hafta sonu yasaklarına bağlı olarak kapatıldı. Şuan hem misafirlerimiz hem de yatırımcılarımız zor durumda. Şuanda yüzde 99, yılbaşında ise yüzde 100 doluluğa ulaşmıştık. Şuan ne yapacağız bilmiyorum" dedi.

“YÜZDE 100’E YAKIN

REZERVASYONLARIMIZ  İPTAL  OLDU”

Turizmci Sercan Mektepligil ise alınan karar nedeniyle rezervasyonlarının iptal edildiğini söyleyerek, "Erciyes’in almış olduğu güvenli turizm sertifikası bizi rahatlatan en büyük etkenlerden birisiydi. Ancak Valilik kararıyla kapatılması bizi çok etkiledi. Özellikle yılbaşı döneminde kapatılması ve hafta sonu yasakları beyaz yakaya hizmet veren bizim gibi firmaları çok büyük etkiledi. Pistlerin kapatılmasını misafirlere anlatmak çok zor oldu. Buraya İstanbul ve Ankara’dan gelecek olan çok sayıda rezervasyonumuz iptal oldu" diye konuştu…

Dedim ya her şeyimiz tam bir kara mizah…

Madem böyle bir yasak uygulanacak niye turist kabul ediyorsunuz?

Hadi turist kabul ettiniz Erciyes Dağı’nda ki kayak pistlerini niye kapatıyorsunuz?

Turistlere de şaşmamak elde değil! Ne işiniz var be kardeşim dünya coronavirüsten kırılıyor, oturun oturduğunuz sıcacık evinizde?

Ne işiniz var taa Erciyes Dağı’nda?  

 **

CHP Milletvekili Arık’ın eleştirilerine SEMA Yapı’nın sahibi Osman Durmuş’tan cevap geldi…

“KAÇ FATURA KESİLDİĞİNİ

BİLMİYORUM, BELEDİYEYE SORUN!”

 

Osman Durmuş, Tomarza’da yayın yapan Murat Gürbüzler’e ait Tomarza Haber Gazetesi’nin internet sitesine konuk olmuş…

Durmuş’un konuşmasını baştan sona kadar izledim…

İzlemekle kalmadım kaydı da noktasına-virgülüne dokunmadan tek tek çözdüm…

Sayın Durmuş, Çetin Arık’ın önce TBMM kürsüsünden sonra da söz konusu üç mahalleyi basın mensuplarına gezdirerek yerinde yaptığı tespitlere cevap verdi…

Durmuş’un açıklamalarından anlaşılan şu ki, Durmuş 2014 yılında AKP’den Belediye Meclis üyesi seçilmiş ve üyeliği de 2017 yerel seçilerine kadar sürmüş…

Sonra? Sonra ya kendi aday olmadı ya da bu dedikoduların yayılması üzerine aday edilmedi! Kendisi ben aday olmadım diyor…

Murat Gürbüzler’in, Durmuş’a önce Tomarza Belediyesi’ne 4 milyon yani eski rakamla 4 trilyon tutarında 100’e yakın fatura kesip kesmediğine ilişkin sorduğu soruya verdiği cevap son derece ilginç:

“Sayı olarak ben bilmiyorum, olabilir de olmayabilir de!” diyor

Gürbüzler:

“Peki kaç tane fatura kestiğinizi bilmiyor musunuz?” sorusuna “Ben tam olarak bilemiyorum” cevabını veriyor.

Yani Osman Durmuş Tomarza Belediyesi’ne çok fazla fatura kesiyor olmalı ki ne kadar kestiğini bile bilmiyor…

Son derece ilginç!

Sonrası daha da ilginç!

Murat Gürbüzler’in, Durmuş’a önce milletvekili Çetin Arık’ın 2017 yılının Ocak ayından başlayarak Aralık ayı sonuna kadar Tomarza Belediyesi’nin kendisine 4 milyon TL tutarında bir para ödediğini söylüyor doğru mu şeklinde ki sorusuna:

“Bu 4 trilyon dediği meblağ 2017 yılına ait borç değil. Bu ödemeler 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılına kadar birikmiş alacakların toplamıdır” cevabını veriyor…

Allah! Allah!

Çok ilginç!

Belediye Osman Durmuş ile “açık hesap mı” çalışıyor?

Yani Tomarza Belediyesi kendisine ne lazımsa Tomarza’da hiçbir esnaftan teklif toplamadan ve ihale açmadan direk SEMA Yapı’nın nalburiye dükkânına gidiyor ve alıp geliyor…

Ne lazım?

İç boya…

Yaz deftere…

Sonra?

Dış cephe boyası!

Yaz deftere…

Sonra?

Çimento!

Yaz deftere…

Sonra?

Kiremit!

Yaz deftere!

Sonra?

Sonrası var mı?

Sonra yaz deftere… Ne birim fiyatı belli, ne nereye kullanılacağı belli, ne kaç tane olduğu belli!

Ne zaman belli oluyor?

Fatura kesileceği zaman!

Ee faturayı keserken de elini sürmediğin yola iç ve dış boya da yazarsın, çatı katına da kalorifer peteği de!

Yeter ki 55 bin TL’yi geçmesin!

Niye? Devlet İhale Kanunun “Doğrudan Temin” maddesine göre öyle de ondan!

Söz konusu madde ihale açmaksızın 55 bin TL’ye kadar doğrudan temin yoluyla alabilirsiniz diyor!

Diyor demesine ancak  o madde gidin elinizi-kolunuzu sallaya sallaya belediye meclis üyesinin nalburiye dükkânından istediğinizi alın gelin demiyor!

Bir malı doğrudan doğruya temin edecekseniz bile en azı üç teklif toplayacaksınız ve topladığınız o en az üç tekliften en uygun teklifi kim veriyorsa ondan alacaksınız!

Tomarza’da ki esnaflardan teklif toplanıyor da hep en uygun teklifi SEMA Yapı mı veriyorsa bravo doğrusu! 

Bunları nereden çıkarıyorsun diye soranlar olabilir, ona açıklık getirmekte yarar var…

Osman Durmuş konuşmasından anlaşılan bu fatura bedelleri taa 2014’ten, 2015’ten, 2016’dan ve en son belediye meclis üyeliğinin de sona erdiği 2017’den geliyor diyor…

2017’nin başında belediyeye faturalandırmaya başlamışlar ve en son 2017’nin Aralık sonu itibariyle 100’e yakın fatura keserek toplam 4 milyon TL almışlar!

Ne kadar çok fatura birikmiş böyle…

Dedim ya!

Babanızın bakkal dükkânı gibi her istediğinizde gider de o nalburiye dükkânına yazdırırsanız olacağı bu…

Osman Durmuş, bunun en bariz ipucunu da şu sorunun cevabında veriyor…

Murat Gürbüzler:

“Dadaloğlu Kayapınar’da yol yaptınız mı, 17 bin 500 TL’ye?”

Osman Durmuş gayet rahat bir tavırla:

“Evet efendim o fatura doğrudur!” diye cevap veriyor…

Yani “yol yaptınız mı?” diye soruyor o sadece “O fatura doğrudur!” demekle yetiniyor sonra da, “

“Peki o kesilen faturanın içinde briket, çimento, kireç, yağlı boya ve dış cephe boyası var mıdır?” sorusuna:

“Var efendim!” diyor.

Sorulan soruya verdiği cevap tam bir şark kurnazlığı içeriyor. Önce soruyu soralım:

“Yol yapıyorsanız asfalt ya da kum kullanmadınız? Yağlı boyanın KDV hariç litresi 220 TL’ye fatura ettiğiniz doğru mudur? 3 yıl önce on katına yağlı boya fatura kestiğiniz doğru mudur?”

Osman Durmuş, Çetin Arık’ın sadece Karapınar yerine Kayapınar demesinden yola çıkarak espri üstüne espri patlatıyor:

“Dadaloğlu’nun Kayapınar diye bir köyü bir mahallesi yoktur! Ama sürçü lisan olmuş, acaba milletvekilimiz adını değiştirdi mi? Haritadan aradım bulamadım. Arkadaşın bir tanesinin söylediğine göre Pınarbaşı’nda varmış”

Tam bir şark kurnazlığı dedim ya!

Doğru Tomarza’nın Kayapınar Mahallesi diye bir köyü bir mahallesi yok! Adı yanlışlıkla “Kayapınar” yerine “Karapınar” denmesi lazımdı!

Aslında çokta önemli değil zaman zaman bu tür ufak-tefek yanlışlıkları olabilir! Neyse biz programın devamına bakalım…

Murat Gürbüzler’in:

“Peki siz böyle bir yol yaptınız mı? Yani burada 17 bin 500 TL’ye bir yol çalışması yaptınız mı?” diye sorduğu soruya kesin bir tavırla:

“Asla! Asla! Bizim yol yapım çalışmasıyla hiçbir ilgimiz alakamız yoktur! Bizim verdiğimiz fatura doğrudur. Ama bu boyadır, kireçtir, çimentodur dış cephe boyasıdır hepsi verdiğimiz fatura da mevcuttur.”

“Çetin Arık bunlar Karapınar’da yol yapımında bunlar kullanılmış diyor!”

“Bir yol yapımında bunlar olmaz efendim!”

“Peki bunlar nereden çıkmıştır?”

“Onu bilemiyorum efendim, belediyeden soracaksınız?”

Osman Durmuş’un verdiği cevap ne anlama geliyor?

Birincisi Osman Durmuş, “Asla! Asla!” böyle bir yol yapmadıklarını ancak o faturada yer alan malzemeleri kendilerinin verdiğini açık bir dille ifade ediyor!

Pekiii o zaman yolu kim yaptı?

Öyle ya! Osman Durmuş biz yapmadık diyor!

O fatura da acaba “Karapınar Mahallesi yol yapımı ve yol yapımında kullanılan malzeme gideri” yazıyor mu?

Ben esas onu merak ediyorum! 

Esas bu soruların cevabını bulmak lazım…

Yoksa o tarihte boyanın litresi şu kadarmış, bu kadarmış diye sadece boya fiyatına takılıp kalmamak lazım…

İşin özü; Tomarza Belediyesi Devlet İhale Kanunun Doğrudan Temin maddesinden hareketle Belediye SEMA Yapı’dan yıllarca açık hesap çalışmış!

Ne teklif toplamış ne fiyatını sormuş ne de adedini…

Yazdıran yazdırana…

Sonra ne olmuş?

2017 yılının Ocak ayından başlayıp aynı yılın Aralık ayı sonuna kadar toplam 100 adet fatura kesilerek 4 milyon TL tahsil edilmiş…

İşin özü bu!

Dürüst bir Cumhuriyet Savcısı sadece Osman Durmuş’un bu açıklamalarını önüne alıp çözsün mesele gün gibi anlaşılır…

Gerisine gerek yok!