Değerli Başkanım, çiçeklerimiz, dikmelerimiz (dört yaş altı), çayırlarımız nedeniyle, KASKİ’nin zararını, beceriksizliğini, dengesiz tarife grubu ile bizlerin sırtına yıkılmasınınmantığını anlamıyorumdoğrusu. Benzer sulanacak şeyler, ucuz kullanılan yerlerde yokmuş, sanki?
***
Yazık değil mi, günah değil mi? Bize de ucuz verin demiyorum ama bunun bir ölçüsü, bir endazesi olur. Bunun bir hak ölçüsü olur…Külfet, dengeli dağıtılır.
***
Haktan yana olduğunu dillerinden düşürmeyenlere; “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvâya daha uygundur” (Maide/8) ayetini anımsatırım.
***
Tanrı, “kin duyduklarınıza” bile “adaletli davranın!”, derken, bizlere reva görülen bu hal neyin nesi? YoksaKASKİ bizleri yolunacak “kaz”gibi mi görüyor? O nedenle diyorum ki; insafı, mizanı elden bırakmayın? Dengeli tarife yapını…
***
Sayın Başkanım, bu tarife uygulanırsa sonunda ne olur biliyor musunuz? Bakınız ne olur: Evlere, su girişi yapan plastik borularını, toprak içinde saatten önce delip, branşmanalırlar, gözlerden ırak bir yere bir vana koyarlar, buradan su kullanmaya devam ederler…
***
Sayın Başkan, bir kez daha anımsatayım… Selefleriniz, 1994’te; “Allah’ın suyu para ile satılır mı?”, diye kazandılar belediyeleri. Ama Allah’ın suyunu bu gün ölçüsüz, endazesi, kul hakkı yiyerek satıyorsunuz…
***
Bakınız; Tekir Gölet, “yapay kar” elde etmek için yapılmadı. Bağ ve bahçelerimizin sulanması için yapıldı. Millet “ski ile kayacak!”, kayak yaparak keyif çıkartacak diye benim sulama suyuma el koyamazsınız. Ama koydunuz…Yok öyle şey Başkanım, yok öyle şey… KASKİ’nin zararını, başkalarının kayak keyfini, başkalarının hırsızlığını bizim sırtımıza yıkmayın…
***
Ne derece doğru bilemem, aldığım duyuma göre, Öküz Çukuru Göleti, su kaçırıyormuş. Bittiğinden beri su tutmuyor… Bu tür su yapılarında kaçaklar beklenir. Umarım, kabul edilebilir seviyededir. Doğru ise, pınarlar da kalmayınca, musluk suyuna talime devam.
***
Bir de yine çok yazdım, bir kez daha yazacağım… Erciyes tesislerine su temini için ne kadar, havzayı besleyen pınar varsa el koyduKASKİ… Bu yetmiyormuş gibi, ikisi bitenaltı“çim saha”ve “yüzme havuzu” devreye girecek… Biterse, sosyal donatıları ile birlikte toplam beş bin yataklı, sanırım otuza yakınotel olacak Tekir’de. Peki, hiç düşünüldü mü burasını içme ve kullanma suyu ihtiyacını nasıl karşılanacak? Düşünüldüğünü sanmıyorum.
***
Bir diğer konu da şu: Yine Kıranardı argından gelen sulama suyu, her gün, 00.00-06.00 saatleri arasında, Kadir Has Kent Ormanı sulama ihtiyacı için yapılan 4 bin tonluk depoya çevriliyor. Zaten kısıtlı olan suya güvenerek mi bu parkı, yaptınız? Hiç düşülmedi mi burasının su ihtiyacı nereden karşılanacak?
***
Değerli Başkanım, pınarlarımıza, sulama suyumuza el koymayın ki, bizlerde sulamalarımızı sık yapalım, musluk suyuna yönelmeyelim. Hem sulama suyumun önemli bir kısmına el konuyor ve hem de bu yetmiyormuş gibi içme suyumun fiyatın bindiriyorsunuz. Bu aklı kimler veriyor, çok merak ediyorum?
***
Yani, ağzımızı açmıyoruz, sesimizi çıkartmıyoruz diye, üstümüze üstümüzegelmenin bir âlemi yok… Olmaz böyle şey!.. Bir takım haklarımıza el konuca, bunun karşılığını, Hisarcıklılar’a da Kıranardlılar’a da (Eski belediye sınırlarında olanlar ve sulama alanına girenlere) vermek zorundasınız.
***
Evet. Maliyetler, sosyal, coğrafi nedenlerle“bölgesel tarifeler” çok doğal. İtirazım olamaz. Ama temininde acizlik çekilen bir suyun bedelini artırarak caydırıcılık sağlanamaz. Unutmayın, ayrıca, bu yöre “bağlık ve bahçelik” yerler. Şehir merkezi gibi düşünemezsiniz. Ağaç, çiçek, bitki yetiştirmek için teşvik etmelisiniz. Vur deyince öldürülmez; insaf elden bırakılmaz. Yok, bunlar “bağcı”, “zengin”, “sırtları kalın” diye bir anlayış varsa, bu da yanlış. O nedenle; “yan kes, bel kes ama insafı elden bırakma”demişiler.
***
Son sözüm şu: Bu, su politikaları ile yakın zamanda Erciyes Tesisleri de dâhil, Tekir sulama havzasını, “Kerbela’ya çevirirsiniz”. Peki, bu akıbetten, bu sorundan, adı üstünde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki’nin haberi var mı, acaba?


