Biliyorsunuz; KASKİ, Kayseri Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin kısaltılmışı… Önemli bir kuruluşu. Önemine binaen güzel hizmetler verdiğini de söylemek, bir hakkın teslimidir… Sıkıntı, “tarifeler” arasındaki dengesizlikte. Suyun, ortalama fiyatının pahalı oluşundan değil. Tabii, bir tarifenin nasıl yapıldığını az çok bilen birisiyim. Elektrik Şirketi’nde görevli iken, onlarca tarife yaptık, Enerji Bakanlığı ile…
***
Dünkü yazımın girişi ile bugünkü yazıma başlamak istiyorum. Zira iki yazı, bir birinin mütemmimi gibi… Her hizmetin bir bedeli olduğuna; kentlerin kaliteli fakat pahalı mal ve hizmet vermesi gerektiğine inananlardanım…
***
Ama bizdeki kentlerin fiziki, sosyal, kültürel, insanların davranışı açısından birer “kasaba” olduğunu da biliyorum. Kentlilerin ekseriyeti, birer “kasabalı” olduklarından, aldıkları hizmetin bedelini yeterince ödemediklerinden, “kaliteye” talip olmaları da söz konusu olmuyor, maalesef…
***
Hem hizmete talip olacaksın ve hem de bedel ödemeyeceksin; yok böyle şey. Ama hizmet verenlerin de insaf ölçüsünü elden bırakmamaları gerektiğine; külfeti dengeli dağıtması gerektiğine de unutmamak gerekir… Denge sağlanmazsa, zulüm de başlar…
***
Bunu yaparken de, “siyasal popülizmden” uzak durulması gerekir… Siyasal destek vermesi muhtemel kesimlere, gereğinden fazla ayrıcalık yapmaları doğru değildir… Bu, birilerinin üzerinden, diğerlerine kaynak aktarmak demektir…
***
Mesela, belediyelerin yapmakla yükümlü oldukları su, ulaşım gibi kamusal hizmetlerden “kâr” etmesi beklenmez; aslında kâr edemez de… Önemli olan, “zararı” minimize edebilmek; kabul edilebilir seviyelerde tutabilmek…
***
Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, şebeke sularının tasarruflu kullanalım çağrısında bulunuldu.Her zamankinden daha bilinçli kullanılması gerektiği vurgulanarak; “Her bir damlası çok kıymetli olan ve her geçen gün ulaşılması daha da zorlaşan suyumuzu bayram süresince de kullanırken bugünü, yarınları düşünerek hareket etmeliyiz. Lütfen suyumuzu bilinçli tüketelim, tasarrufu ön planda tutalım. Çünkü bugün koruyacağımız her bir damla yarın ihtiyaç duyacağımız suyun bir parçası olabilir.”
***
Buraya kadar tamam ve asla bir itirazım olmaz… Zira, şimdi değil, yıllardır, yeraltı ve yerüstü sularının (Buna musluk suyu da dahil), “etkin ve verimli” kullanılmasının önemini anlatan, birisiyim… Mesela ben, bağımda, sabun ve deterjanlı olmayan musluk sularını, biriktirip çiçeklerde, sebzede kullanırım. Sizlere de tavsiye ederim. Ama bundan sonraki uyarıya itirazım var…
***
KASKİ diyor ki; “Özellikle içerisinde bulunduğumuz yaz mevsimi dolayısıyla kırsal mahallelerde nüfusun artmasına bağlı olarak yaşam kaynağımız olan içme suyumuzun tarımsal alanlarda kullanılması sonucu ihtiyacı olan vatandaşlarımızın suya erişimi zorlaşırken, kimi zaman ise imkânsız bir hale gelmektedir. Bu nedenle tüketimlerimizi daha dikkatli şekilde yapmalıyız.”
***
Tabii, tarımsal alandan kasıt ya da kapsam ne? Bir açıklasalar iyi olur. İşte tam bu noktada KASKİ, “kulağının üstüne yatıyor”, uyarılarımızı dikkate almıyor, kolayına kaçıyor. Birincisi, bulunduğu habitatı besleyen, bağ ve bahçelerimizin su ihtiyacını karşılayan, yaz ortalarında, tamamen azalan pınarlara KASKİ, el koymayacak. Mesela, Tekir Havzası’nı besleyen pınarlar gibi…
***
Bir diğeri, belediyeler tesis, park ve bahçe yaparken, bunun içme, kullanma suyunu nereden temin edileceğinin başında hesabını yapması gerekir. Mesela, “Kıranardı Kent Ormanı”,“Erciyes Projesi” ile bu bağlamda Tekir’e yapılan yedi çim saha ve kapalı yüzme havuzunun suyunu nasıl temin edeceksiniz? Demem o ki; böyle bir çalışma var mı, işin başında? Asla yok… Göstersinler bir sayfa rapor, dişimi kırayım…
***
Tabii, kolayını buldular… Bu havzayı besleyen pınarlara, akarsuya ve Tekir Göleti’ne el koydular… Su tutarsa, Öküz Çukuru Göleti de el konulmasını bekliyor. El koyunca, bu havzanın sulama suyu azaldı… Peki, azalınca, bu yörede yaşayanlar ne yapacak?
***
Bu uyarıyı yapan KASKİ yetkilileri, lütfen yanıt versin… Ama ben söyleyeyim: İster istemez insanlar, musluk suyuna başvuracak… Bunu caydırmak için de KASKİ, fiyatları, belirli tarife grubunda şişirecek. Ama aynı amaçla kullanım için, arası çok açık tarife uygulayacak. İşte haksızlık da, ölçüsüzlük de burada…
***
Bazı tarifeler, “yasa gereği” düşük olabilir ama bu kadar fark olmaz. Birisinden indirip birisine bindirilmez. Sonuçta kaçak kullanım söz konusu habitata büyük darbe vurur…Makul ve dengeli bir tarife uygulamasını, KASKİ’den bekleriz…
***
Son sözüm şu… İnsan da dahil, canlıların iki temel beklentisi var. Birincisi karnını doyurmak, ikincisi neslini devam ettirebilmek. O nedenle, kırsalda yerleşim yerlerine inen “yaban hayvanları”, zevk almak için yapmaz bunu. Habitatı yok edildiği, mesela su bulamadığı için iner yerleşim yerlerine. Herhalde, bu inceliği bilen Büyükşehir’de/Belediyelerde, KASKİ’de çalışan vardır. Mesela, doğada su bulabilen, beslenebilen yılan, domuz ne diye yerleşim yerlerine insin ki?


