KADİR DAYIOĞLU


KAMUOYUNU BİLGİLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ!

Tabii, bunlar birer tahmin, kamuoyu araştırması, gerçeği ne kadar yansıtır bilemem.  Gerçekten ilginç bir seçim olacak. Bakalım, anket şirketlerinin, sonuçları sandığa yansıyacak mı?


Havuz medyası "üç maymunları" oynarken, gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğim. Vatandaşın haber alma kaynakları sıkıntılı olunca, iktidar medyanın yüzde 95'ini kontrol altında tutunca, bu görevi üstlenmenin ne sakıncası olabilir ki. İşte “yok” sayılan bir iki konu.

***

Birincisi “FETÖ”den devralınan öğrenci yurtları… Biliyorsunuz, “FETÖ” kontrolünde ki öğretim kurumları kamuya devredildi. Çok doğru… Ama bunların müştemilatından olan öğrenci yurtları “iktidar yanlısı” vakıf ve derneklerin uhdesine geçti. Neden?

Mesela; Melikşah Üniversitesi devlete devroldu oradan da ERÜ ve Kayseri Üniversitesi’nin hizmetine sunuldu. Bu çok doğal… Bir itirazımız olamaz. Ama bu üniversiteye ait yurtlar ne oldu? Doğal olarak ERÜ’ye ya da Kayseri Üniversitesi’ne devredilmesi gerekmez mi? Öyle olmadı, bilinen bir “cemiyete” devredildi. Yok, doğru değilse, bizi aydınlatsınlar, özür dileyelim.

***

Şu anda yapılacak bir şey yok. Önümüzdeki sandıkta iktidar değişirse, mutlaka bu yurtlar da ERÜ ve Kayseri Üniversitesi’ne, hem de derhal devredilmeli. Milletin malı, bir gruba değil de milletin kendisine açılmalı.

***

Benzeri bir kavga İBB ile İBB’ye ait olup da yine “dincilere” devredilen tesisleri kullanalar arasında devam ediyor. Neredeyse moda tabirle “meccane” “çökmüşler”, İBB taşınmazlarına… Mahkeme kararına rağmen, kolluk güçlerini kullanarak; “çıkmazık da çıkmazık!”, diyorlar, direniyorlar.

***

Başkan İmamoğlu; “İBB’nin mallarını vakıflar, dernekler, cemaatler, cemiyetler değil 16 milyon İstanbullu kullanacak!” sözünü bir bir yerine getiriyor ama inanılmaz dirençle karşılaşıyor. Öyle ya, çeyrek asırdır kazandıkları pozisyon ve konforu kaybetmek istemiyor, “ecmain” takımı. Elbette bu da aşılacak. Halkın malı, halkın istifadesine sunulacak.

***

Tabii, “havuz medyasının” görmek istemediği sadece bu “çökmeler” değil. Kaldı ki, “havuz medyası” mensubu çoğu gazeteci de çökmüş İBB mallarına.

***

“Cumhur İttifakı”nın baş aşağı gidişini açıklayan, “anketleri” de “görmezlikten”, “bilmezlikten”, “duymazlıktan” geliyorlar yani “üç maymunları” oynuyorlar..

***

Sanırım, “anketler” için de bir yasal düzenleme yakın. Öyle ya, halkın bir haber alma kanalını da kontrol altına almak lazım. Sanırım; sosyal medyayı dizginleme ile de eş zamanlı olacak bu.

***

Yok anketlerde bir manipülasyon varsa, bilemem? Ama “Cumhur İttifakı” cenahından, özellikle sürekli anket yaptırtan AK Parti’nin açıklananlar bir tepkinin vermemesi dikkat çekici. Sanki; “sükut ikrardan gelir!” sözü bunlar için geçerli gibi. Şimdi, basına yansıyan, ODA TV’den aldığım bir anketi paylaşmak istiyorum.

***

Ciddiyeti ve güvenirliği ile tanınan kamuoyu araştırma şirketi KONDA'nın Eylül ayı anketinden çarpıcı sonuçlar çıktı. Son ankete göre; “Millet İttifakı”, “Cumhur İttifakı”'nı geçti. Ankette İYİ Parti'nin oyları da dikkat çekti.

***

Buna göre, “Cumhur İttifakı”’nın oyu yüzde 41,6'ya gerilerken, Millet İttifakı'nın oyu eylül ayında yüzde 2,8 artış ile yüzde 44,1 oldu.

***

AKP'nin ise temmuz ayında yüzde 36,1 olan oy oranı eylül ayında yüzde 32,7'ye indi. MHP’nin oy oranıysa yüzde 8,9'a düştü.

***

 “Millet İttifakı”’nda CHP’nin oy oranı yüzde 25,6’dan yüzde 24,8'e inerken İYİ Parti’nin oy oranının yüzde 15,7’den yüzde 19,3'e çıktığı belirtildi.

***

HDP’nin oy oranıysa yüzde 11,7 olarak tespit edildi. Temmuz ayında HDP’nin oy oranı yüzde 11,2 olmuştu.

***

Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi dâhil ‘diğer partiler’in toplam oyu yüzde 0,5 artarak ile yüzde 2,6'ya yükseldi.

***

Cumhurbaşkanlığı seçimi göz önüne alındığında mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir sonraki seçimi kazanmasını “olumsuz” olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 64 oldu.

***                                                                                                                                                 

Bu tabloya bakınca, şunu söylemek mümkün. Diğer partileri bir yana bırakıyorum. Kilit parti HDP gözüküyor. Şayet “Millet ittifakı” HDP’nin ve/veya tabanının da sıcak bakabileceği bir adayla seçime girerse, Cumhurbaşkanlığını kazanır.

***

Yine bu tabloya bakınca; CHP’nin, İYİ Parti’nin ve HDP’nin barajı aştığı, MHP’nin baraj altında kaldığı bir sandık sonucunda,  bu oranla AK Parti, Meclis’te de çoğunluğu sağlayamaz.

***

Bir gözlemimi daha aktarayım: Görüştüğüm ve halen AK Parti’li, kişisel endişe taşıdığını söyleyen o nedenle fazla deşifre olmak istemeyen bazı tanıdıkların, AK Parti oyunun yüzde 25’lere kadar düşebileceğini; sessizlerin Gelecek ve özellikle Deva Partisi’ne yöneleceklerini söylüyorlar.

Tabii, bunlar birer tahmin, kamuoyu araştırması, gerçeği ne kadar yansıtır bilemem.  Gerçekten ilginç bir seçim olacak. Bakalım, anket şirketlerinin, sonuçları sandığa yansıyacak mı?