KADİR DAYIOĞLU


KALDIRIMLAR

Şimdi sormanın tam zamanı: KÖİ projeleri (Yol, hastane, köprü, tünel) için devletten bir kuruş çıkmadığı/çıkmayacağı, süresi içerisinde yüklenici geçiş ücreti alacağı, süre bitince devlete bedelsiz devredileceği söylenip gelinmemiş miydi? Peki, bu neyin nesi?


“Mega proje” denince, “fiziki ve parasal” boyutları büyük, devasa projeler anlaşılıyor. Oysa benim için hayatımı kolaylaştıran, hayatıma kalite katan ve haliyle “fizibil/yapılabilir” olan her proje “mega proje”dir… Peşinen söyleyeyim; “yapılabilir” yani “fizibil” olmayan bir projeye, siyaseten de, hatır için de olsa; “Biz karşı değiliz ama…”; “taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun!”  türünden sözler söyleyemem; “karşıyım”.

***

Yani fizibil olan, “taş üstüne DOĞRU taş konulan” projeler için “Allah razı olsun!” derim. Aksine, “seçmene”, muhterem ahaliye şirin gözükmek için “olumlu” bakmam. Bir ülke, bir kurum, bir belediye, batarsa bu projeler yüzünden batar. Bunların bedelini torunlarımız da dahil acı acı ödeyeceğiz.

***

Mesela mı? Geçen gün açılışı yapılan köprüden geçiş ücretini açıklarken Sayın Erdoğan şunu söyledi: “…Şimdi bir hafta ücretsiz, ondan sonra 200 lira[cık]. Çünkü biliyorsunuz yap-işlet-devret ve yüklenici firma, buradan aldığı parayla eğer buradaki aylık, yıllık bedel eğer onun aleyhine ise farkı kim ödeyecek? Onu bizler devletin kasasından ödeyeceğiz” diye konuştu.

***

Şimdi sormanın tam zamanı: KÖİ projeleri (Yol, hastane, köprü, tünel) için devletten bir kuruş çıkmadığı/çıkmayacağı, süresi içerisinde yüklenici geçiş ücreti alacağı, süre bitince devlete bedelsiz devredileceği söylenip gelinmemiş miydi? Peki, bu neyin nesi?

***

Muhterem ahali unutmasın; Marmara’yı aşan iki köprü (Osmangazi ve Çanakkale) için, günde 85 bin araç geçişi garanti edildi. Çanakkale’de feribot seferleri, yarıya düşürülse bile, asla ve asla bu rakama ulaşılamayacak önümüzdeki on ve ne de yirmi yıl içerisinde. Maliyetlerinin kat be kat üstünde bedel ödenecek işletmecilere sırtımızdan. Yani “sen-ben” çocuklarımız, torunlarımız ödeyecek bunu.

***

Bir örnek de Kayseri’den… Değerli dostlar, tramvay için hazırlanan “fizibilite!” raporunda, “ilk etapta” (OSB-Köy garajı, 17,5 km.), 2020 yılı için öngörülen “günde tek yönde” taşınacak yolcu sayısı 13 bin olarak verilmiş. Bu hesabı kim yaptı bilemiyorum? Gerçekleşme ne biliyor musunuz? Bu etaba Talas ve İL-DEM’in de ilavesine rağmen 3 bin olmadı, “günde, tek yönde” taşınacak yolcu sayısı. Bu nasıl, hesap kitap?

***

Bu uzun girişten sonra gelelim mevzu hutbemize: Bir hizmet hayatımı kolaylaştırıyor, yaşamıma kalite katıyorsa kabulümdür… Mesela yağışta göle dönen cadde ve sokaklar; rüzgârda çöplüğe dönen cadde ve sokaklar, karda buz patenini andıran kaldırımlar, belediyeler ağızları ile kuş tutsa bile, benim için bir anlam ifade etmez…

***

Mesela; kaldırımlara, insanlar kaymasın diye serilen halılar neyin nesi? Doğru dürüst bir proje yapılsaydı, doğru dürüst bir malzeme seçilseydi, doğru dürüst uygulama yapılsaydı halılara gerek kalır mıydı? İnanın bu çelişkiyi, defalarca yazdım…

 

Hatta işin başında uyardım da… Uyarmada kalmadım şunu da önerdim: “Cumhuriyet Mahallesi ‘ilk etap (Havuzlu Han ve civarı)’ yapıldı. Bir kış da geçti üzerinden... Hiç olmasa, geriye kalanda, buradaki olumsuzlukları dikkate alın!” Ama Başkan Özhaseki’nin yanıtı şu olmuştu: “Kayseri’nin en iyi mimarına (Rahmetli Turan Elmağaçlı) yaptırtıyorum bu projeleri, en kaliteli malzeme kullanıyorum ama yine de beğendiremiyorum!”

***

Diyelim, bunların hepsi doğru. Peki, kayılmasın diye serilen halılar neyin nesi? Mesela; Büyükşehir önünden Orduevi’ne kadar olan kaldırıma, bu sonbahar yeniden taş döşendi ama ahali kaymasın diye, halı serilmedi neden? Demek olabiliyormuş.

***

Evet. Tüm uyarılarıma rağmen merkezdeki kaldırımlarda aynı malzeme kullanıldı. İnönü Bulvarı da dahil Cumhuriyet Mahallesi “ikinci etap”, Hunat Camii etrafı, İnönü Bulvarı vs. kaldırımlarında da aynı mücella taşı döşediler. Döşenince, kaldırımlar, buz patenine döndü… İnsanların, kafası, kolu kırılmaya başlayınca akıllarına halı geldi.

***

O zaman sordum: Bu taşları kimden aldınız? Ya da yüklenicinin kullanmasına neden izin verdiniz? Mesela, birisinin elinde bu taşın stoku mu vardı? Tabii, zaman içerisinde, bu yerlere döşenen taşların neredeyse yarıya yakını da yenilendi, tahrip olmaları nedeniyle.

***

Tabii, daha önce de belirtmiştim. Halıların döşenmeye başladığı ilk yıllarda, iki yaşlı hacı amcanın; “Allah razı olsun… Belediye, bizler düşmesin, diye halı döşüyor!”, diye konuştuğuna bizzat tanık olmuştum. Onu da köşeme taşımıştım. Oysa o amcalar; “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!”, diyebilseydi mesele kalmazdı.

***

Söz kaldırımdan açılmışken bir uygulamaya dikkat çekeceğim. Büyükşehrin gözlerinin önündeki iki uygulama için bazı şeyler söyleyeceğim. Biliyorsunuz, Büyükşehir Belediyesi çay bahçesi ve belediyenin etrafındaki alanın taşları döşeneli, beş yılı aşkın bir süre geçti. İşin garibi, her kış sonunda, özellikle caddeye paralel kısmın taşları, “piyano tuşları” gibi oynar. Yeniden yapıştırırlar ama yine oynar…

***

Peki, bu yıl yapılan Orduevi’ne kadar olan kısımda, milim oynama yok, neden? Elbette bunun bir nedeni olmalı? Sorun; yüklenicide mi, malzemede mi, uygulamada mı, projede mi? Merak eden varsa, “geçitten” başlasın, Orduevi’ne kadar gitsin ne demek istediğimi çok iyi anlar?

***

Diyeceksiniz ki; hızlı ve yüklü geçen araçların, evlerimizi “zangır-zangır” titretmesine çare bulamayan belediye, buna nasıl çare bulabilsin ki? İnanın, sorunu defalarca dile getirdim, kendimce çözüm önerileri de sundum ama tenezzül buyurup, dönmediler bile…

***

Ya hu, hiç olmasa, yıpranan/setleşen ve “elastikiyetini” ya da “balans görevini” kaybeden asfaltı yenileyin; bir de yan yol girişine hız kesmek için “kasis” koyun bakalım ne olacak?

***

Mesela, geçitlerdeki yürüyen merdivenlere de çok dikkat çektim. Sık sık arızalandıklarından, sürtünme nedeniyle “gacur-gucur” ses çıkarttıklarına da… Hatta çok iyi anımsıyorum; atmosfere açık bir ortamda bulunan yürüyen merdiven seçimi yanlış mı yapıldı; ya da bunlar, “dâhili tip” mi, acaba? Öyle ya, en az bunlar kadar operasyona maruz kalan “Kayseri Forum” da yürüyen merdivenlerin bozuk olduğu ana hiç rastlamadım. Yine acaba bunların bakımı mı iyi yapılamıyor? Bilemiyorum… Ama bir sorun var…