NEBAHAT ERDOĞAN


KAFALARINA GÖRE ARAÇ MUAYENESİ…

Günlerdir yankıları devam eden, bilindiği üzere Ankara’da TÜVTÜRK’e ait bir araç muayene istasyonunda yapılan işleme itiraz ettiği için 20 kişilik bir grup tarafından darp edilen polis memuru hayatını kaybetmişti. Saldırganlar ne kadar kendilerini savunup “Darp etmedik, şahsın bana saldıracağını düşünerek yumruk attım, küfür etti, ” şeklindeki çelişkili savunması kamera görüntüleriyle yalanlanmış oldu.


Günlerdir yankıları devam eden, bilindiği üzere Ankara’da TÜVTÜRK’e ait bir araç muayene istasyonunda yapılan işleme itiraz ettiği için 20 kişilik bir grup tarafından darp edilen polis memuru hayatını kaybetmişti.

Saldırganlar ne kadar kendilerini savunup “Darp etmedik, şahsın bana saldıracağını düşünerek yumruk attım, küfür etti, ” şeklindeki çelişkili savunması kamera görüntüleriyle yalanlanmış oldu.

Görüntüler günlerdir haber kanallarında tekrar tekrar yayınlandı. 

O atılan yumrukla, “ Nasıl bir öz güven içerisinde olduğunu görmemek mümkün değil.

İşin daha da feci yanı, o yumrukla sarsılan polis memuru daha sonra  20 kişilik grubun saldırısına maruz kaldı, linç edildi adeta… Tabii olaydan üç gün sonra polis memuru beyin kanaması sebebiyle öldü…Yani öldürüldü…

Ve işin daha da utanç verici yanı iseTÜVTÜRK’ün olayı örtbas etmek istemesi ve kendilerine toz kondurması oldu.

Bu barbarlığı, kepazeliği nasıl ört bas etmek isteyebilirisiniz.? 

Araç istasyonu değil, kabadayılık istasyonu olmuş…

Ancak polis memuru üç gün süren yaşam mücadelesini kaybettikten sonra işin ucunun kendilerine dokunacağını anladılar elbette, açıklama yapma gereği duydular…

Önce saldırıya dahil olan personelin işten çıkartıldığını duyurarak geri adım attılar.

Daha sonra “Soruşturma makamlarına her türlü bilgi ve belge iletilmiştir. Yargıya intikal eden olayla ilgili olarak bizden istenecek her türlü desteği sağlayacağımızı belirterek, resmi makamların vereceği kararları beklediğimizi beyan ederiz.”denildi.

Lütfetmişler, biraz zahmet oldu sanırım bu açıklamayı hazırlamak…

Yıllardır bu işin kaymağını yediğiniz yetmiyormuş gibi, insanların itiraz hakkını da mı elinden aldınız.?

Çok mu zordu bir soruya cevap vermek.?

Ama her bir vatandaş sorgusuz sualsiz muayene ücretlerini peşinen ödüyor.

Bumu sizin müşteri anlayışınız.?

Müşterinin velinimet olduğunu atalarınızdan öğrenmediniz mi.?

Tamam, trafik güvenliği, araç güvenli, konusunda zorunluluğumuz var müşteri olarak görmeyebilirsiniz, ama… Bu sizlere kaba kuvvet hakkını vermez, bu sizlere kafanıza göre insanlara muamele yapma hakkını vermez, bu size iş yerinizi kafanıza göre kanuna kitaba riayet etmeden yönetme hakkını da vermez…

Kaldı ki, ne kadar özelleştirilse de,kamuya açık olan bir işletmenin hoyratça yönetilip, saldırgan tiplemelerle çalışması yakışık almayan bir durum.

Barbarca yapılan hareketlerle bir insanın yaşamını nasıl elinden alırsınız, bu hakkı nereden aldınız siz.?

Bu daha bizim duyduğumuz son olay.

Bundan önceki dönemlerde neler neler oldu biliyor musunuz?

Tahammülün yoksa ya öğreneceksin, ya da çalışmayacaksın…

Yetkilileri TÜVTÜRK’e  el atmalarının zamanı geldi sanırım..

Zira araç muayenesi için gidenlerde gelen şikayetler ayyuka çıkmıştı. 

Sıfır araç muayenesinde dahi “far” kusuru yazıp gönderdiklerini dahi söyleyenler oldu.

Neden peki.?

Anlaşma yaptıkları sanayi ustalarına yönlendirmek ve karşılıklı alış veriş payını almak için mi acaba?.

İşte bu kadar ayyuka çıkmış kusurları varken, sıfır bir araçta dahi kusur bulmaları hiçte zor değil yani.

MTP İL BAŞKANI YILDIRIM 

AKGÜL, “TÜVTÜRK KAPATILSIN”

Bu konuya duyarlılık gösteren ilk isim o oldu.

Milliyetçi Türkiye Partisi Kayseri İl Başkanı Yıldırım Akgül, yazılı bir açıklama yaparak TÜVTÜRK’ün kapatılması gerektiğini söyledi. 

Akgül,  vatandaşın sözcüsü olarak “TÜVTÜRK adı altında yürütülen araç muayene sistemi, hizmet üretmeyen, vatandaşı sömüren ve kamu vicdanını yaralayan bir yapıya dönüşmüştür. Bu sistem artık denetim değil, açık bir rant ve soygun düzenidir. Araç muayenesi yapıldığı iddia edilmekte, ancak bir vida dahi sıkılmamakta, en basit arızaya dahi çözüm sunulmamakta,buna rağmen vatandaş tekrar tekrar para ödemeye zorlanmaktadır. Kendi aracıyla, kendi malıyla, kendi parasıyla muayeneye gelen Türk vatandaşı; saatlerce bekletilmekte, küçük bahanelerle geri çevrilmekte ve adeta cezalandırılmaktadır. Soruyoruz: Bu nasıl bir hizmettir? Bu toplanan paralar nereye gitmektedir? Bu tekel düzeni kimin işine yaramaktadır? Türk milleti müşteri değildir! Türk milleti sahipsiz hiç değildir! Tekel hâline getirilmiş, denetimsiz bırakılmış ve vatandaşı ezen bu yapı artık kabul edilemez noktaya gelmiştir. Bu nedenle çağrımız nettir ve geri dönüşü yoktur:Araç muayenesi kamu yararını esas alan, devlet eliyle yürütülen bir sisteme devredilmelidir. Vatandaşı soyan değil, vatandaşa gerçekten hizmet eden bir düzen kurulmalıdır. Bu, bir talep değil; millet adına yükseltilmiş siyasi bir iradedir. Türk milletinin cebine el uzatan, onu hor gören, onu çaresiz sanan her yapı bilmelidir ki hesap günü yakındır.” 

Anlaşılan o ki, şikayetler her geçen gün artmakta, insanlara hem kolaylık sağlamayacaksın, üstüne üstelik darp edip canına mal olacaksın…

Yok böyle bir düzen. 

Kafanıza göre araç muayenesi yapmak ne insanlığa sığar nede vicdana sığar…