MUSTAFA CENGİZ


KADIN CİNAYETLERİNE TEPKİ…

Ulu Önder Atatürk diyor ki; “Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” Bu gerçeği 7’den 77’ye Kadın-Erkek herkes kabul etmeli. Kadın anadır, eştir, kardeştir. Her Kadının dini ve milli değerlere bağlılık örf-adet-ananeler ile örtüşen hayata saygı elbette görevi. Ancak en önemli görevi hiç kuşku yok ki kendi haklarına sahip çıkmak.


“Çocukların yeri nikah masası değil, okuldur!”

Bu cümleler Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği Başkanı Dr. Sema Karaoğlu’na ait.

Son dönemlerde artan Kadın cinayetleri ile ilgili herkes tepkili.

En büyük sıkıntıyı da Kadınlarımız-Kızlarımız çekiyor.

Son olarak Giresun'da vahşice bir şekilde öldürülen Sıla Şentürk, yürekleri dağladı.

Her Kadının dini ve milli değerlere bağlılık örf-adet-ananeler ile örtüşen hayata saygı elbette görevi.

Ancak en önemli görevi hiç kuşku yok ki kendi haklarına sahip çıkmak.

Ulu Önder Atatürk diyor ki; “Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın”

Bu gerçeği 7’den 77’ye Kadın-Erkek herkes kabul etmeli.

Kadın anadır, eştir, kardeştir.

KİGDER Başkanı Dr. Karaoğlu, bir kez daha Kadın Cinayetlerine sert tepki gösterdi.

ÇOCUKLAR, GELİN OLMAMALI

Karaoğlu,  Sıla Şentürk’ün ölümünün ardından çocukların, gelin yapılmaması için de acil hukuksal yaptırımların uygulanması gerektiğini vurguladı.

Bunun köklü çözümleri için ise bütüncül politikalara ihtiyaç olduğunu söyleyen ve "Şartlar ne olursa olsun hiçbir sebep kadın cinayetlerinin hele de çocuk cinayetlerinin gerekçesi olamaz” şeklinde konuşan Karaoğlu, "Hastanelerde 16 yaşında bir hasta, çocuk polikliniğinde muayene edilir. Orada erişkin kabul edilmeyen birini nasıl nikah masasına gönderiyoruz. İlgili makamların bunları sorgulaması gerekmez mi? 16 yaşında bir çocuğun yeri okuldur. Elinde bebek olmaz, elinde kitaplar olur. Eğitim sistemimizdeki hatalar, kültürel bazı problemlerimiz, cinsiyetçi söylemler, ekonomik sıkıntılar yüzünden derken toplumda hem çocuk gelinler arttı hem de toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayamadığımız hala eril gücün hakim olduğu toplumda maalesef bu tür acı olaylar yürekleri yakmaya devam ediyor. Sıla’lar yaşamalı. Bunun için gereken önlemler acilen alınmalı artık kaybedecek tek bir canımız yok" diyerek önemli bir konu başlığının altını çizdi ve yetkililerden yardım istedi.

EN ÖNEMLİ KONU BAŞLIĞI…

Karaoğlu, "Her insan gibi kadının da sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmesini sağlamak devletin görevidir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı artık bu konuda seferberlik ilan etmeli tüm kurum ve kuruluşlara liderlik etmeli, ayağa kaldırmalıdır.

Şiddetin gerekçeleri olarak sunulan ekonomik sorunlar için hükümet ciddi adımlar atmalıdır." Diyerek aslında toplumda bir türlü gelişmeyen eşitlik ilkesine dikkat çekti.

YİNE SUSACAK MIYIZ?

Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği Başkanı Karaoğlu, Giresun'da vahşice bir şekilde öldürülen Sıla Şentürk üzerinden kadın cinayetlerine dikkat çekerek, Kadın cinayetlerinin önlenebilmesi ciddi ve kalıcı çözümler getirilmesi çağrısı yaptı. Karaoğlu, "Bir kaç gün konuşup gündem yapıp yine susacak mıyız?

Lütfen bu son olsun… Bu cinayetlerin altında yatan nedenler irdelenmeli ve cinayetlerin önüne geçilmelidir" dedi.

Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, "Acı çekiyoruz, canımız yanıyor feryadımız var. Kadınlar çocuklar ölmesin. Milletimizin başı sağolsun. Sıla’nın mekanı cennet ruhu şad olsun …" diyerek acı bir feryada da ortak oldu tüm Kadınlar adına.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ…

İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasının da suçlulara cesaret verdiğinin altını çizen Karaoğlu, 'İstanbul Sözleşmesi Yaşatır' dedikçe, bazı çevrelerin baskıları yüzünden, sözleşme gece yarısı alınan ani bir kararla yürürlükten kaldırıldı.

'İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz' istemeye devam edeceğiz.

Cinsiyetçi söylemlere karşı çıkacağız. Kadınlarımızı evlere hapseden, okula göndermeyen ve çocuk gelin yapan toplum içindeki değersizleştirmeye yönelik söylem ve eylemlere karşı çıkacağız. Çocuklarımızın yerinin koca yanı değil okul olduğunu haykırmaya devam edeceğiz. " söylemi ile de her zaman dik duracaklarına ve Kadın haklarına sonuna kadar sahip çıkacaklarını haykırdı.

PEKİ NE ÖNERİYOR KARAOĞLU?

Eleştiriler son derece haklı.

Eleştirmek yeterli değil tabi ki de.

Bu bağlamda haklı olarak eleştirilerini ortaya koyan Karaoğlu, ne diyor ya da ne tür çözümler öneriyor bu tenkitlerin havada kalmaması adına?

İşte size onlardan bir kaç satır başı.

Çocukların yeri nikah masası değil, okul olmalı.

Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı seferberlik ilan etmeli.

Karanlık zihniyeti tarihin çöp kutusuna göndereceğiz.

Bireysel silahlanmanın önüne geçilmeli. Her önüne gelen silah alamamalı.

Şiddetin gerekçesi olan ekonomik şartlar düzeltilmeli.

Cinsiyetçi bakış açısını kaldırılmak için planlı çalışmalar yapılmalı. Toplumda cinsiyet eşitliği sağlamak için programlar yürütülmeli. Eğitimdeki eksiklikler giderilmeli.

İstanbul Sözleşmesi derhal yeniden yürürlüğe girmeli.

Çocukların gelin olmalarına neden olan ortamlar ivedilikle ortadan kaldırılmalı.

İşlenen cinayetler sonrası katillerin kendilerini aklamak için kullandığı 'namus' bahanesine asla izin verilmemeli.

Cinayetlerin önlenebilmesi için bütüncül politikalar geliştirilmeli.

Eğitimler artırılmalı.

Cezalar mutlaka caydırıcı olmalı. Asla ama asla katillere 'iyi hal indirimi' uygulanmamalı.

Kadınları yaşatmak bizim hedefimiz olmalı ve samimi, içten, ötekileştirmeyen, günü birlik olmayan ve gerçekçi adımlar atılmalı.