Geçen hafta boyunca, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Porf. Ümit ÖZDAĞ’ın televizyonda yaptığı açıklamalar üzerine, İYİ Parti üzerinde tepindik durduk…
Bu bir OPERASYON mu sorusu, hemen herkesin aklına geldi ama gerçeği yansıtıp yansıtmadığı kuşkulu…
Eğer bir OPERASYON ise, Genel Kurulun organları seçimine dönüp bakmak gerekir…
Kimin tarafından yapıldığı net bit şekilde ortaya konulmayan, birinin çıkıp da delikanlıca “Ben yaptım, var mı diyeceğiniz?” diyemediği, listedeki 10 kişinin isminin üzerinin çizilmesi isteği kafaları karıştırdı.
Süreçte Teşkilat Başkanı Koray Aydın’ın adı sıkça tekrarlanmasına rağmen, Koray Aydın’dan bu konuda her hangi bir açıklama gelmedi. Sanki “Sükût ikrardan gelir” gibi bir sonuç doğurdu.
XXX
Adı tam konulmamıştı ama Meral Akşener’in öncülüğünü yapacağı bir partinin kurulma aşaması ortaya atıldığında, ilk çalışmaların Ankara ayağında Ümit Özdağ ‘ı görüyorduk.
Ben de bir vesile ile görüştüm ama her hangi bir talep vesilesi ile değil, konu üzerinde sohbetimiz oldu sadece. Bir daha da görüşmedik zaten.
Görüşmeden bir süre sonra, Koray Aydın’ın MHP’den istifa ederek kurulacak olan partiye geldiği söylendi ve sonra da kesinleşti.
Söylenti sırasında, İYİ Partinin ilk kurucuları arasında yer alan arkadaşıma telefon açtım ve “Koray Aydın’ın çok mu aradınız? Adı geçen kişinin gelecekte partiye bir faydası olmayacağı gibi, zararı olacaktır. İnanmazsanız, bekleyin görün” dedim…
Elbette süre koyamazdım, İstanbul depremini bekler gibi bir şeydi bu, ne zaman nasıl olacağı belli olur mu?
Ancak ben adım gibi emindim Koray Aydın’ın bir gün parti içinde bir çalkantıya neden olacağından…
Koray Aydın, siyasetin “Entrikalar” mektebinden mezun olan birisi idi ve hele teşkilat başkanı da olunca, entrikaların en kolay ve etkili yapılacağı bir konumda idi.
Kimsenin haberi olmadan kendisi mi operasyonu yürüttü yoksa parti üst yönetiminin bir kararı mıydı, elbette orasını bilemeyeceğim.
Genel Kurul sırasında Koray Aydın hakkında bir işlem yapılmadığı gibi, aksine tekrar teşkilat başkanlığına getirilmesi, “İsim çizme” kararının üst yönetimden kaynaklandığı anlamını da taşıyor bence…
Hareket, parti içinde domino taşı etkisi yarattı ve adı geçn 10 kişi içinden başta Aytun Çıray ve Ümit Özdağ ile İsmail Koncuk’dan olmak üzere ardı ardına açıklamalar yapıldı, cevaplar verildi, cevaplara cevaplar verildi…
Kaldı ki Ümit Özdağ ve İsmail Koncuk, seçimde adaylıklarını koymamışlardı.
Derken, İstanbul İl Başkanı’nın FETÖ ile ilişkili olduğu iddiası Ümit Özdağ tarafından bir televizyon oturumunda seslendirildi…
Bu noktada iş alevlendi…
AKP’den Bülent Turan, olayın üzerine mal bulmuş mağrip gibi balıklama atladı. “Bu İYİ Partinin iç işidir, nemize gerek” demek nezaketini bile göstermedi.
İYİ Parti, çizik gibi de olsa bir yara almıştı ve o yarayı genişletip derinleştirmek partisi açısından önemli idi. Hele ki “Erken seçim” lafları ortada dolaşırken, öyle bir olasılığın da varlığı düşünülürken…
XXX
Süreçte İYİ Parti yara aldı mı?
Elbette aldı, İstanbul İl Başkanı suç duyurusunda bulundu, gövde gösterisini de ihmal etmedi…
Genel Başkan Meral Akşener, kendisinden umulduğu ve beklendiği gibi açık, net, hiçbir kuşkuya neden olmayacak gibi tavır sergileyemedi.
Örneğin, 10 kişinin isimlerinin üzerlerinin çizilmesi konusuna hiç girmedi.
Görüntü, İYİ Parti adına olumsuz bir şekil aldı…
Elbette diğer partiler kanayan yaraya tuz basacaklardır.
Kimin canının yanacağı onlar için çok önemli değil, önemli olan seçim sürecine girildiğinde İYİ Partiye verecekleri zarar idi.
Şimdilik başarılı oldularsa ve zarar de verdilerse, nedeni hiç kuşku yok ki birinci sorumlu Meral Akşener, ikinci sorumlu da Koray Aydın’dır…
Benim Koray Aydın adını duyduğumda verdiğim tepkinde ne kadar haklı olduğumu gösterdi olaylar…
Çünkü Koray Aydın’ın bastığı toprakta ot bitmez…
XXX
Şimdi bekliyoruz…
Olaylar nasıl şekillenecek, Ümit Özdağ, şayet mahkemeye giderse iddiasını nasıl kanıtlayacak ve Meral Akşener İYİ Parti Genel Başkanı sıfatı ve görevi ile içinde partisini içinde bulunduğu sıkışık durumdan nasıl sıyırıp kurtaracak…
Süreç basit sözlerle geçiştirilebilecek boyutu çok geçti…
XXX
“BOZKURT”LUK MHP’NİN TEKELİNDE Mİ?
İYİ Parti demişken, ilginç bir olay daha yaşadık Kayseri’de…
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kayseri'de merhum Alparslan Türkeş’in otağ olarak kullandığı yeri ziyaret etmiş, fotoğraf paylaşmış. Akşener ve ekibinin ziyaretine hem Kayseri Ülkü Ocakları hem de MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy tepki göstermiş.
Milletvekili Baki Ersoy; “Hainlerin elinden tutan, zillet ittifakına tutunan, Ülkücülere haydut diyecek kadar çukurlaşan, Türk düşmanlarına gülücükler saçan, İP’çilerin Kayseri’de Bozkurt yapmaları tenakuz uçurumudur. Bozkurt işareti yapan ellerin önce temiz olması ahlak şartıdır!. Açığa düştünüz İYİ mi?”
Diğer milletvekili İsmail Özdemir ise; “Erciyes’in suyu serttir, Mertlik ister” demiş…
Kardeşşşş…
Ülkücü ve milliyetçi olmak ve “Bozkurt”a sahip çıkmak için önce dilinizin temiz olması gerek. Sen önce bi dilini temizlesen de öyle gelsen…
Bir de merak ettim baktım esemelerine, biri Yozgat doğumlu, öteki Eskişehir… Siz Erciyes’ten ve Bozkurttan söz etmek için doğum yerinize bakın, sertlik, mertlik işine pek girmeyin…


