Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Temel Karamollaoğlu’nun, hayat hikâyesini anlatan, “soru-cevaplı”, “Son Tanık” kitabı okuyorum… İlginç bir kitap… Çok da rahat okunuyor…
***
Temel Bey, 1941 doğumlu… Aslen Sivas Gürünlü… Babası öğretmen o nedenle, özellikle çok ili gezmişler. Develi de bile bulunmuşlar… 1940 ve sonrası Türkiye’yi görmek isteyenlere tavsiye ederim… Zevkli okumalar…
***
Temel Bey, “nesli münkariz” mühendisler cümlesinden… Orta ve liseyi Kayseri’de, “leyl-i meccani” okumuş. Hayatta olan sınıf arkadaşları ile konuşurum, onlara da “abi” derim. Ben de bundan mülhem, Abi diyeceğim.
***
“6’lı İttifakın” kurulduğu günlerde, iki önemli görüşüm vardı. Sürekli tekrarlardım. Birincisi, özellikle Ali Babacan’ın önderliğini yaptığı DEVA Partisi’nin sürpriz yapacağı; anketlerin aksine bir sonuç alacağını söylerdim. Hâlâ o görüşteyim.
***
Zira Sayın Babacan’ı sürekli izliyordum… Çok iyi bir iletişim kanalı kurmuşlardı. Mesela anında ve canlı verirlerdi Ali Bey’in toplantılarını. Cep telefonlarına da gelirdi… Konuşurken, diyelim yüz kişi görüş bildirir, bunun yetmişi hakarete varan laflar ederken, otuzu beğenirdi. Babacan’ı izlememim bir nedeni “liberal demokrasiye” yatkın söylemleri olabilir.
***
Öyle yaben de bu görüşlere yatkınım, belki de o nedenle ilgimi çekiyordu… . Yine ziraaz çok bildiğim bizim sağ cenahtan, “liberal demokrasiye” parantez açan çok az olur.
***
İkincisi Saadet, DEVA ve Davutoğlu hocamızın Gelecek Partisi’nin “İttifak içinde ittifak yapıp” ve tabii milletvekili bağlamında, ortak liste ile seçimlere girmesinin doğru olacağını ifade etmiştim. Hele hele baraj yüzde 7’ye düşünce “ittifak içinde ittifak” daha da kolaylaşmıştı.
***
Bunun bir diğer faydası da şu olacaktı. Yüksek baraj nedeniyle, muhtemelen, özellikle CHP listelerinden aday gösterilmeleri, bu partinin tabanında bazı rahatsızlıklara neden olacaktı. Haliyle bu sıkıntı ortadan kalkacaktı. Öyle ya, bunlar, “Milli Görüşten” gelen kişilerdi.
***
Hatta şunu çok iyi anımsıyorum; Bizim “Kıvılcım Cemaati”nin, kendisine ait ve alıntı “aforizmaları” ile meşhur, hafızası ve bilgisi çok güçlü bireylerinden Fikret Kahraman Hocamız ile bu konuda lafımızın karşılaştığı çok olurdu… Sanırım, Hocam anımsamıştır.
***
Temel Bey, benzeri bir yaklaşım sergiledi, geçen gün… Sayın Karamollaoğlu, üzerinde durduğu "ittifak içinde ittifak"için bir öneride bulundu.Bu, ODA TV’ye “İttifak İçinde İttifak” başlığı ile yansıdı (12. 03.2023).
***
Değerli Abimiz; “Meclis seçimleri için söz konusu formülü masadaki liderlere” de aktardığını belirterek; "Gelecek ve DEVA Partisi'yle Saadet Partisi arasında bir seçim ittifakının yapılmasını önemsiyorum. Bir ittifak içerisinde bir araya gelirsek 30-40 milletvekili çıkarabiliriz" ifadelerini kullanmış.
***
TV5 yayınına katılan Karamollaoğlu, Millet İttifakı'ndaki Gelecek Partisi ve Deva Partisi'ni işaret etti. "İttifakın içinde bulunan partilerden özellikle yeni kurulan Gelecek ve DEVA Partisi'yle Saadet Partisi arasında bir seçim ittifakının yapılmasını önemsiyorum. Bunu parti liderlerine de aktardım. Üç parti ayrı ayrı seçime girdiğimiz zaman alacağımız oy mertebeleri anketlerde şöyle veya böyle görünüyor. En fazla 3-4 milletvekili çıkartılabiliyor" dedi.
***
Karamollaoğlu;"Ancak biz bir araya geldiğimiz zaman mecliste 30-40 milletvekili ile temsil edilme imkânımız var”, derken gerekçesi şu:“AK Parti bir sene öncesinden beridir yüzde 15'ten fazla seçmeni kaybetti. Onlar gidecek yer aradılar, kısmen belli bir yerlere niyetlendiler ama hâlâ bu seçmenin yüzde 5 ile 7'si adres arıyor. Az önce ifade ettim bir ittifak içerisinde bir araya gelirsek 30-40 milletvekili çıkarabiliriz ama doğuracağı sinerjiyle birlikte 130-140'lara çıkarabiliriz", dedi.
***
Tabii, 130-140’lar biraz abartılı, biraz hayal. Zira bu sinerjiyi bu aşamada kazanmak çok zor. Kendilerini, bir sonraki seçime hazırlamaları gerekir.
***
Bu seçimde, Sayın Kılçdaroğlu’nun ipi göğüslemesini, bu yetmez. anılan üç partinin de mecliste temsil edilmelerinin sağlamaları gerekir. Sonra, su argına kavuşur. Ama “üç partinin”barajı kesin geçeceklerini, yüzde 10’un üzerinde oy alabileceklerini, rahat söyleyebilirim. Hatta barajı rahat aşabilmeleri için ödünç oylar da gelebilir. Geçmişte, HDP bloğuna verilen ödünç oylar gibi… Tabii, adaylarını niteliği, bu geçişkenligi daha da kolaylaştırır, işi. Siyaseten de doğru olan bu…
***
Bir hatırlatma yapayım. Bu üçlü ittifak, Ekim/1991 seçimlerinde yapılan, anlaşma süreci çok sancılı, Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP), Islahatçı Demokrasi Partisi (IDP) ve Refah Partisi (RP) ittifakına benzemez. Zira bu ittifak, yoğun iç çelişkileri barındıran, parti içlerinde muhalefet odakları oluşan bir birliktelikti. Liderlerin karizması, sıkıntıyı buzdolabına koydu. Ama Saadet, Deva ve Gelecek ittifakı öyle değil. En azından, üçü de “Milli Görüş” geleneğinden geliyor. Bilmem anlatabildim mi?
***
Benimkisi, biliyorum “hariçten gazel okumak!”. Ama TV’lerden tanıma fırsatı bulduğum, “sağda ve solda” çok nitelikli temsilcilerin bulunduğu, bir ittifak “millet ittifakı”kuşkusuz…
***
Bu “ittifak” sayesinde, çok nitelikli insan tanıdık. İktidar olduklarında, bu insanların ülkeyi düze çıkartacaklarından ümitvarım… Tekrar ifade ediyorum, “nitelik dokusu”, çok iyi bildiğimiz, “kasaba politikacıları” gibi değil…
***
Benimkisi bir tahmin. Tahminden öteye geçmez. Tabii, bizim “Kıvılcım Cemaati”nin koca reisi Cömert Hocamız, ne der, bilemem… Zira son söz onun… İçimizde en bilge odur da ondan..


