KADİR DAYIOĞLU


İSTİKLAL MADALYASI ve KAYSERİ LİSESİ (1)

Genel Kurmay’ın açıkladığı bu bilgiye ulaşamadık. Bildiğim kadarıyla, isim listesi basına da yansımadı. Çok istememize rağmen, göndermek nezaketini göstermediler. Kim bilir, belki de ciddiye almadılar. Genel Kurmay’ın gönderdiği resmi listeyi görebilseydik, bunca yazıya, bazı dostlarımızı rahatsız etme noktasında olmazdık.


“Kayseri Lisesi son sınıf öğrencisi 62 genç, gönüllü olarak gitti. Sakarya savaşında şehit düştükleri için, okulun mezuniyet defterine ‘1920-21 öğrenim yılında son sınıf öğrencilerinin tamamı Sakarya savaşı için cephede şehit düştüğünden bu öğretim yılında okul mezun verememiştir’’ yazıldı. 62 şehidinin isimleri Genelkurmay Başkanlığı tarafından belirlendi. 123 yıllık okulda düzenlenen törenle 62 şehidin isimleri açıklandı. (DHA, 23.08.2016)”

Tören de; Törende konuşan Taş Mektep Kayseri Lisesi mezunları Derneği Onursal Başkanı ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili avukat Mehmet Savruk da varmış. O da bir konuşma yapmış.

Genel Kurmay’ın açıkladığı bu bilgiye ulaşamadık. Bildiğim kadarıyla, isim listesi basına da yansımadı. Çok istememize rağmen, göndermek nezaketini göstermediler. Kim bilir, belki de ciddiye almadılar. Genel Kurmay’ın gönderdiği resmi listeyi görebilseydik, bunca yazıya, bazı dostlarımızı rahatsız etme noktasında olmazdık.

Evet. Sayın Savruk, kamuoyu ile bu “resmi belgeyi” paylaşmak zorundasınız. Öyle ya, mezunu olmaktan gurur duyduğum, Kayseri Lisesi’nin, çok çok yüce bir değerini paylaşmak imkanı bulurum. Yoksa, lütfen, “olmayan tarihi” yazma gibi bir gayret içerisinde olmayın. Kayseri hafızasına “kirli bilgi” bırakmayın.

Ayrıca; böyle bir bilgi varsa, hemen Genel Kurmay Başkanlığı’na başvurun, Kayseri Lisesibayrağına, bir “İstiklal Madalyası” takılmasına vesile olun. Nitekim, İzmir Atatürk Lisesi, bir şehit öğrencisini ileri sürerek, “İstiklal Madalyası” almış.

Ayrıca; geçen gün yapılan törende, şehit sayısı 63 olarak verildi. Hangisi doğru? “62” mi yoksa “63” mü? Kaldı ki, Genel Kurmay’ın gönderdiği listedeki isimleri saymak zor olmasa gerek.

Bir dikkat çekici noktaya daha değineceğim. Piyasada dolaşan bilgilere kaynaklık eden kitap; Ocak/1997 yılında, Kayseri Lisesi tarafından yayınlanan üç ciltlik “Kayseri Lisesi 100. Yıl Şeref Belgeseli” isimli yapıt. Bu çalışma, anlayabildiğim kadarı ile 1990’ların başında başlamış. Maddi sıkıntı nedeniyle, basımı, 1997 Ocak’ına sarkmış, 1990 öncesine ait, bir belge bulamadım. Varsa, bekliyoruz…

Birinci cildin, konu ile ilgili 276. Sayfasında, “Ebedi Mensuplarımız” başlıklı listede on şehide yer verilmiş. Sonunda “Ruhları şad olsun!”, denmiş. Ölüm tarihleri 1337 (1921) olan farklı tarihlerde doğan, “falan oğlu falan” diye isimleri verilenlerin yaşları şöyle; 38,35,33,34,35, belirsiz, belirsiz, 27, 48, 48.

Lise son sınıf öğrencilerinin yaşları böyle. Geri kalan 52 ya da 53 kişi kimler. Kaldı ki, bir yıl sonra (1922-1923) dönemi mezun sayısı yedi. Takip eden dönemler 9, 9, 11 vs. Şimdi sormak lazım ehl-i izan, ehl-i vicdan, ehl-i hesap sahibine; son sınıf öğrenci sayısı 62-63 olan bir lisenin mevcudu kaç olabilir? Hem nasıl, 62-63 sayısı, bir yıl sonra 10’un altındaki rakamlara düşüyor?

Ayrıca; verilen listede ölüm tarihleri olarak 1337 (1921) verilmişken, biri istisna tutulmuş, 1336 (1921) notu düşülmüş. Ayrıca; hayat beklentisinin 40-50 yıl olduğu bir Türkiye’de, bu yaşta nasıl Lise son sınıf öğrencisi olabiliyor? Anlayamadım doğrusu. Yoksa, “atmış!” olmasınlar? Salih Çalıksoy, Hüseyin Cömert’e; “Okul bahçesindeki anıtta yer alan isimlerin yanına doğum tarihleri de yazılışmış idi sonra tarihler silindi”, notu göndermiş. Neden acaba? Yoksa utandılar mı?

***

Bir de kafama takılan konu şu. Mesela, bu çocuklar, hangi tarihte askere alınmışlar? Yok, Haziran 1921 sonrası alınmışlarsa, mezun olmaları gerekmez mi? Öyle ya, Sakarya Harbi, 23 Ağustos-13 eylül 1921 tarihleri arasında. [Hadi diyelim, bir-ikisi ikmale kaldı. Gerisi “kütükte” gözükmez mi?]

***

İstiklal Madalyası, “İstiklal Madalyası Kanunu” adlı özel bir yasaya göre verilen madalya. 1 Kasım 1926 tarihine kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce verilenbu Madalyalar, bu tarihten sonra müracaat edenlere Millî Savunma Bakanlığı’nca vermekteymiş; toplamı da 95.261 imiş.

15 Mayıs 1919'dan 9 Eylül 1922 tarihine kadar süren Kurtuluş Savaşı'nda cephede veya cephe gerisinde kahramanlık ve fedakarlık gösterenlere bu Madalya verilmiş. 20 Kasım 1920'den itibaren 1926’ya kadar, milletvekili, kuvayı milliyeci, PTT memuru, mülk-i amir ve askerlerden oluşan toplam 6.920 kişi TBMM tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiş. (Sözcü, 4 Temmuz 2015)

Demek ki, İstiklal Harbi’nde askere alınanların, şehit ve gazilerin tam listesi, Genel Kurmay’da var. Yok, şehit çocukları olduğu iddia edenlerin aileleri, yakınları buna erişemedilerse, derhal başvursunlar. Öyle ya, çocukları orada kayıtlı. Bir haberde gördüm, 91 yıl sonra, bir vatandaşımız, uzun bir uğraşı sonunda, kanıtlamış ve “İstiklal Madalyası” almış. Muhtemelen, babasının. maaşı da bağlanmış.

Şimdi soruyorum; şehit olduğu söylenen 62-63 öğrencinin hiç birisi madalya almadı mı? Bunları tanıyan hiç mi birisi yok? Vallahi, 73 yaşındayım, şehrin yerlisiyim, Kayseri Lisesi 1963-964 mezunuyum, anılan “Belgesel” yayınlanana ve basına intikal edene kadar böyle bir şey duymadım. Duyan varsa, beri gelsin. (27 Aralık 2017)  (Devam edecek)