FARUK ERGAN


İŞÇİ ÇALIŞTIRMAK…..!


Bir toplumun varlığını sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmesi için emeğe dayanan (işçilik) bir ekonomiye sahip olması ve sürekli üretiyor olması gerekmektedir. Üretim yapmayan toplumlar ve bireyler ihtiyaçlarını karşılayabilmek için faiz, kumar, hırsızlık, stokçuluk, görevi kötüye kullanma, ihalelere fesat karıştırma, kamuda birden fazla maaş alma, başka ülkelerden para dilenmek gibi ve daha pek çok hoş olmayan olumsuzlukları sıralayabiliriz. Üretim becerisine sahip olmayan ve sadece tüketim anlayışı kazanmış ülkeler ihtiyaçlarını karşılamak için başka ülkelerin tahakkümü altına girerler. Akşam sabah faiz haram nidaları atıp sonra faizli sistemden beslenen ve kumar oynatmaya sebep olanların büyük bir kısmı, zaman ve zemine göre, ağasının verdiği talimatlar yönünde sahnedeki fesat çıkarma ve toplumu tahrik etme görevlerini eksiksiz olarak yapıyorlar. Hayatında bir işçi çalıştırmamış, kazancının çoğu vergilendirilmemiş, faizi değişik adlar altında alıp ve rızık olarak çocuklarına yedirmiş riyakarlar, istihdam yaratanlara kin kusuyorlar.

İnsanlar ve kurumlar hata yapmaktan muaf değillerdir. İlgili kişi veya kurum yöneticisi, açıkça tehdit edilip ve hedef gösterilmek yerine, yapıcı dil kullanılarak ve uygun yerde muhatap alınması, hataların düzeltilmesi yoluna gidilmesi büyüklük yapılması anlamı taşımaz mı? Üretim, istihdam ve ihracatın lokomotifi olan ve Türkiye’nin en büyük kuruluşuna sevenleriniz tarafından hakaret edilmesi sizi rahatsız etmiyor mu? Hakaret etmekten nemalanan arkadaş, senin gibi düşünmeyenler, “senin kadar” değerlerine, inançlarına ve sevdiklerine hakaret etmiyor. Bu kadar azgın olmanın, bu kadar çukura düşmenin sebebini ileriki yıllarda çocuklarına ve torunlarına nasıl anlatmayı düşünüyorsun acaba?

        Debdebeli, gösterişli ve israf içinde yaşamak için borçlanmayı tercih eden insanlar ve Ülkeler, önce Ekonomik özgürlüklerini, daha sonra da bağımsızlıklarını kaybedeceklerdir. Hiçbir musibetten ders çıkartmayan, haysiyetli ve onurlu yaşamak için çaba sarf etmeyen yurdum insanı, birileri koltuğunda rahat etsin diye uygulamalarındaki yanlışlara onay verme, hak ile davran ve eleştirilerinde çizmeyi aşma. Şunu da söylemem gerekiyor ki, şimdi terör örgütü ilan edilen bir cemaat için, seviciliğin, ilgilenmen ve verdiğin emek ile ölçülü davranmayı bilmiyordun ve şu anda gün                                                                                    görmemiş küfürleri etmekte de sınır tanımıyorsun. Sadece tavsiyem olur, övgüde ve yergide seviyeli ol, hiç kimse için birilerini feda ederek yok sayma, insan sevgisiyle yaşa ve başka canlıların yaşam hakkı olduğunu unutma ve en önemlisi kendi kendini kandırma azizim.

“İnsanların seni en çok sevdiği zaman, onların işine en çok yaradığın zamandır”. Bukowski