Dijital çağın nimetleri kadar külfetleri de var.
Ajans Press’in WeAre Social verileri açıklandı.
İşte haberin ana başlığı;
“İnternet, Televizyonu ikiye katladı! İşte en çok vakit harcadığımız araçlar!”
Özellikle en değerli şey olan zaman konusunda bu mecrada ciddi kayıplarımız söz konusu.
İNTERNET Mİ, TV’ Mİ?
Dünyada 16-64 yaş arası internet kullanıcılarının her gün farklı medya araçlarına geçirdiği süre gözlenirken, medya araçlarına harcanan ortalama süreler de belli oldu.
Peki soru ne?
İnternet mi?
TV’mi?
Hiç kuşku şok ki eskiden TV’nin tahtını kimse sarsamıyordu.
Ama bugün durum epey farklı.
Nerede ise yüzde yüz fark atmış durumda İnternet.
Mesela İnternetin hayatımıza girmesi ile birlikte bakın ne oldu?
NE KADARLIK ZAMAN DİLİMİ?
Ajans Press’in WeAre Social verilerinden elde edilen bilgilere göre, 16-64 yaş arası internet kullanıcılarının her gün farklı medya araçlarında geçirdiği süre gözlenirken, bunların ortalama saatleri belli oldu.
Bu mecrayı tercih eden kullanıcıların günlük 6 saat 54 dakika ile en çok internette vakit geçirildiği kaydedildi.
Böylelikle kullanıcıların günlük 6 saat 54 dakika ile en çok internette vakit geçirdiği kaydedilirken, ikinci sırada 3 saat 24 dakika ile televizyon izledikleri saptandı.
Üçüncü sırada ise 2 saat 25 dakika ile sosyal medya platformu yer alırdı.
Günlük gazete ya da online mecralardan haber okuma süremiz ise 2 saat 2 dakika olurken, 1 saat 31 dakikamızı müzik dinlemeye ayırdığımız görüldü.
Oyun konsollarına ayırdığımız süre ise günlük 1 saat 12 dakika olarak kaydedildi.
MEDYA YANSIMASI…
Medya takip kurumu Ajans Press, medya araçları ile alakalı medyaya yansıyan haberleri inceledi.
Ajans Press’in gazete, dergi, internet sitelerini incelediği araştırmada, medya araçları ile alakalı binlerce haber yansıdığı kaydedildi.
İnternet ile alakalı 212 bin 790 haber yandığı tespit edilirken, sosyal medya ile alakalı 250 binden haber yandığı gözlendi.
Oyun konsolu ve mobil oyunlar olmak üzere çıkan toplam haber sayısının 100 bine yakın olduğu görüldü.
DİJİTAL ESARET
Görülüyor ki; Zamanımızın büyük bir bölümü İnternet mecralarında ve Sanal alemde geçiyor.
Eskiden TV’nin önünde geçen zaman dilimi artık Bilgisayar erkanlarında sürüyor.
Ve… Mukayese bile kabul etmez.
Kimimiz işi için, kimimiz ise sırf vakit öldürmek adına bu platformlardayız.
İnternet artık inkar edilemez bir gerçek ve 7’dedn 77’ye herkes bu dijital esaretin kurbanı durumunda.
PEKİ YA CEZALAR?
İnternetle ilgili yapılması planlanan ve TBMM’de bugün-yarın onay bekleyen yeni İnternet Yasası ağır cezalara içeriyor.
Kimsenin içine sinmemiş durumda.
Meslek örgütlerinin feveranını gale bile alan yok.
Aslında görüşü alınması gereken, muhatap olunması gereken hazırlık aşamasında da devreye sokulması gereken kitle onlar.
Ancak masa başında birilerinin hazırladığı çalakalem ve kısıtlayıcı-bağlayıcı birkaç düzenleme ile iş bitmiş gibi görünüyor.
Hem yazmanızı, hem paylaşmanızı, kişisel görüşlerinizi-düşünceleriniz üzerinden fikir beyan etmeniz eğer iktidar ile ilgili bir yanlışı da beraberinde getiriyor ise “Yanıltıcı-Yalan haber yapmak ve yaymaktan 3 yıla kadar hapis cezası var!” sonunda.
Yani herkesin yazarken-çizerken-paylaşırken dikkatli olması gerekiyor.
Çünkü, Türkiye’de özgürlüğün bedeli her geçen gün gittikçe ağırlaşıyor.


