Vicdanlı, merhametli, sevecen, duygusal, yardım seven, hassas, imar eden, bilge, inanan, güvenen, ağlayan vs. tüm insani özellikleri ve meziyetleri uhdesinde barındıran insandır. Oturduğu koltuğa yapışır, hata veya yolsuzluk yapmakla suçlandığı zaman istifa mekanizmasını çalıştırmaz, illaki kovulacak veya ağaları tarafından istenmeyen adam ilan edilecek. Sürekli konuşur, yaptığı her işin doğruluğundan ve haklı olduğundan bahseder, kendi düşüncesini empoze eder, yargılanıp aklanmayı ve cezaya çarptırılmayı içine sindirmez. İstismarcılığı çok güzel yapar. Az olsun çok olsun, şahsi çıkarı söz konusu ise, Kamunun veya muhatap olduğu şahsın her şeyini yok etmekten imtina etmez. Yaptığı istismarcılıkta sınır tanımaz, cinsellik, din, mezhep, ırk inanç ve daha birçok konuda yapacakları kötülükte sınırı yoktur.
Yalan söylemekte, söylediği yalana öncelikle kendini inandırmakta ve çevresindeki yalakalarını da ikna etmekte çok mahirdir. Siyaseti bırakma zamanı geldi artık deyip, akabinde anında çark ederek konuşmamı yanlış anladılar diyerek hem bağlı olduğu ağasına örtülü mesaj veriyor, hem de söylediklerinden nedamet duymuş gibi yapıyor. Çünkü ballı koltuktan kalmak ve hak etmeden kazandığın paralardan vazgeçmek, her babayiğidin harcı değil Hacı abi.
Acımasız, cani, talancı, umursuz, güvenilmez, hain, okumaz, aldanır, emin değil, asalak vs. gayri insani yaşar, tüm inançların ve tüm Milletlerin dışladığı, öldürmeyi, yakmayı, tecavüzü ve her türlü rezaleti yaşamayı özümsemiş insan tipi. Dünya görüşü olan, sağ görüşlü olmayı veya sol görüşlü olmayı din gibi anlatarak kendisine inanan bir toplum yaratmakta, onların maddi ve manevi varlıklarını sömürmekteki acımasızlığı çevresinde taltif görür. Hayır kurumlarında, Vakıflar ve Derneklerde görev almaya bayılır, eline bir deste makbuz alır kapı kapı dolaşır ve topladığı para miktarı oranında komisyon alır.
Toplumun cahil kalmasından, okuma alışkanlığının azalmasından, bilimden uzaklaşılmasından, sorgulamaktan korkan ve çevresinde biat eden gençliğin olmasından, onları arka bahçe olarak kullanmaktan çekinmez ve aldatmaktan keyif duyarlar. “İktidar zarar görecekse haksızlık ve yanlışlardan şikayetle doğruları söylemek caizdir diyemem” diyen Hayrettin Karaman adlı dinci çok muteber bir insandır. Saltanatlarına ve Makamlarına zarar vermeyen, devamlılığına hizmet eden her türlü fetva inançlarının gereği olarak algılanır. Birisi için duydukları nefret ve kullandıkları aşağılayıcı dil, sadece çıkarları olduğu ve muhtaç oldukları zaman çok muteber kişi diye U dönüş yapmalarına neden olur.
“Hiçbir şey, insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz.” Friedrich Hölderlin

