KADİR DAYIOĞLU


İKİ SORUN…

Bu şehrin sahibi yok ki? Hem bu kentte siyasal iktidar yok ki?, sorunların üstesinden gelinsin. Herkes işin havasında… Bürokratlara; “bu ne hal, ya kafanızı ya da adresinizi değiştirin!” diyemiyor. Diyemeyince de bürokrasi, bunlarla top gibi “oynuyor!”


Bu yazı, biraz ağır olacak ama hak etmeye başladılar. Şehri “yaz-boz” tahtasına çevirdiler. Yok öyle, sütre gerisine çekilip, olan biteni seyretmek. “Erciyes’in karını kâra çevireceğiz!” dediler ama Tekir havzasını da “Kerbela”’ya çevirdiler. Bölgenin habitatını besleyen pınarlara ve Tekir Göleti’nin yüzde 50’sine el koydular. Su kaynaklarını kuruttular.

***

 “Kıranardı Kent Ormanı” yaptılar ama “Değirmenin suyunun” nereden geleceği hiç akıllarına gelmedi. Çok uyardık ama dinlemediler. Ha. Yöre ahalisi de, hiç tınmadı, evlerinde oturmaya, kahvede okey oynamaya devam etti; yok olan suları için; “Karadeniz’in şalvarlı kadınları” kadar duyarlılık göstermediler. Aslında, hiç farkında değillerdi, gidişatın

***

Hiç mi aklınıza gelmedi, bu tesislerin içme, kullanma ve sulama suyunun nasıl temin edileceği? Evet, nasıl temin edilecek? Bir sayfa, bilimsel rapor var mı elinizde? Varsa paylaşır mısınız?

***

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, (Gobels) vari propaganda yöntemleri ile Erciyes’i, “Termal Turizmi”ne açacağız!” dediler. Önce KASKİ vurdurdu bir kuyu. 2.200 metre derine indi. Hava aldılar… Sondajcı tasını tarağını topladı, sessiz sedasız gitti. Ama biz başında şunu dedik: “Buradan sıcak su falan çıkmaz, boşuna para harcamayın?” Bedava danışmanlık yaptık, ciddiye almadılar.

Bir jeolog da, “buradan sıcak su çıkartın diplomamı yırtarım!” dedi. Ama dinlemediler. Nasıl olsa, hesap kitap soran yok. Maşallah Kayseri’nin muhterem ahalisi de uyumaya devam ediyor. Eminim, uyandığında, yine bunlara oy verecek. 

***

Sorduk; bunun için kaç lira harcadınız? KASKİ, suspus oturdu!.. Sonra, MTA’yı devreye soktu Mehmet Özhaseki, başka yerde bir sondaj da onlara yaptırdılar. Onlar da 2.850 metreye kadar indi. Daha fazla da inemezlerdi. Sanırım, bu iş de sonuçsuz kaldı. Kalacağı zaten belliydi!..

***

Soruyorum; bunu isteyenler, gece rüyalarında mi gördü de sondaj istediler? Yoksa, burada Erciyes var, mutlaka sıcak su olur mu, dediler?  Bilemiyorum…

***

Yok mu bu Büyükşehir’de bir jeolog, zeminden anlayan bir adam. Başkanlar, kafalarına koyuyorlar, “buradan sıcak su çıkar!”, diyorlar, başlatıyorlar sondajı… Sonra havasını alıyorlar… Anladık; DSİ’de, basit bir su yapısının sızdırmazlığını halledecek bir adam yok; ya hu MTA’da da mı yok, buradan sıcak su çıkmayacağını bilen bir adam?

***

Siyasal iktidar istedi diye, her yere sonda vurulur mu? Yazık değil mi, günah değil mi harcanan paraya, harcanan emeğe! Kamu bürokrasisi çökmüş. Liyakat değil, itaat egemen olmaya başlamış. Bunun hesabını kim soracak, kim verecek? Merak ediyorum.

***

Öyle ya; bunun bedeli DSİ ve MTA çalışanları ve karar vericilerin babasının kasasından, kendi kesesinden çıkmıyor ki? Bunu da soruyorum: 2.850 metre derinliğe kadar yapılan sondaja kaç para harcandı? Sıradan bir göletin (Öküz Çukuru) sızdırmazlığı, bittiği andan beri nasıl giderilemez?

***

Tabii, tam bu noktada, “sıcak su” ısrarında bulunan ve bürokrasiyi harekete geçiren Mehmet Özhaseki’ye de sormak lazım: Sayın Başkan, burada sıcak su olduğu fikrini size kim verdi ya da sizi kim teşvik etti? Yoksa, siz mi tahmin ettiniz? Açıklarsanız çok memnun oluruz… Kusura kalmayın. Bu işler, teknik işler. Öyle park, bahçe, yol ve kaldırım yapma, çayır-çimen ekmeye benzemez.

***

Vakti zamanında yaptığım tespiti bir kez daha tekrarlayayım: Bunlar; algı oluşturmada, süslemede oldukça başarılılar. Ama ciddi mühendislik işlerine gelince, sınıfta kaldılar. Çözdükçe düğümlediler, tıpkı ulaşımda olduğu gibi şehri. Şimdi de altından kalkamıyorlar.

***

Gözler görmedik bir stat yaptık. Eşi, emsali olmayan… Birkaç yüz milyon lira harcadık. Hatırlar mısınız milli maçlar, şampiyonalar, kupa maçları vs. yapılacak; Avrupa takımlarını Kayseri’ye gelecek; bol bol pastırma ve sucuk satacaktık. Unuttunuz mu?

***
Peki, Abdullah Beyin hatırına yapılan bir iki maçtan başka ulusal ve uluslararası bir etkinliğe sahip oldu mu Kayseri? Unuttunuz değil mi? Siz, unutmaya devam edin. Nasıl olsa, uyandığınızda yine AK Parti’ye vereceksiniz, oyunuzu…

***

DSİ Bölge’ye gelince, maşallah, arkadaşlar kulaklarının üstüne yatıyorlar. Nasıl olsa, “dünya yansa, içinde bir bağ berdileri yok”. Kıranardı, Hisarcık ve bağlar susuz kalmış umurlarında mı? Sıradan bir su yapısını, bir göletin sızdırmazlığını, bittiği andan beri gideremediler, neredeyse altı yıl oldu…

***

Öğrendik ki, müteahhit, işi bırakmış, “yapamam!” demiş… Peki, kurum ne yaptı? İhaleyi fesh edip, yeni ihaleye çıkmadı henüz. Dedim ya, umurlarında mı? Vakit geçiyor… Seneye ihaleye çıkarlar. Kalır iş 2023 yılına… Cumhuriyetin 100. Yılında biter mi? Bilemem… Allah kerim!..

***

Bu şehrin sahibi yok ki? Hem bu kentte siyasal iktidar yok ki?, sorunların üstesinden gelinsin. Herkes işin havasında… Bürokratlara; “bu ne hal, ya kafanızı ya da adresinizi değiştirin!” diyemiyor. Diyemeyince de bürokrasi, bunlarla top gibi “oynuyor!”

Hasılı kelam, işin özü bu!..