Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) “Türkiye'nin “ilk 1000 ihracatçısı 2020” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre “ilk 1000”'de 21 Kayseri firması yer aldı. Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve eşzamanlı aynı zamanda Serbest Bölge (KAYSER) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Palancıoğlu bir açıklama yaptı. Firmalarımıza teşekkür ettiler.
***
Biz de teşekkür ederiz ama itiraz, eleştiri hakkımız saklı kalmak kaydıyla.
***
Başkanlar, benzeri formatta benzeri açıklamalar yaptı. Büyüksimitci, geçen yıl listede 18 firmanın yer aldığını hatırlatarak; “Türkiye'nin ilk 1000 İhracatçısı listesinde geçen yıl 18 firmamız vardı, bu sene 21’e yükseldi. TİM tarafından açıklanan listede 16 firmamız görünüyor ancak, İhracatçılar Meclisi listesinde yer almayan ve Kayseri Serbest Bölgemizde faaliyet gösteren 5 firmamız daha var. Bunlarla birlikte ilk 1000’de Kayseri’den toplam 21 firmamız yer aldı” dedi.
***
Yine tabii, tam bu noktada bir açıklama daha yapmak gerekir. Serbest Bölge’yi “yabancı ülke” olarak düşünün… O nedenle bölge dışındaki bir firmanın buraya yaptığı satışlar “ihracat”, oradan alınanlar da “ithalat” kalemi olarak girer kayıtlara… Burada bilinmesi gerekenlerden birisi; yaklaşık 2,5 milyar dolarlık “ihracatın” içerisinde “serbest bölgelere” yapılan ne kadar?
***
Büyüksimitci; “Geçen yıl yaşanan bütün güçlüklere rağmen Kayserili sanayiciler olarak üretmeye ve ihracat yapmaya devam ederek, 2 milyar 600 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik ve tüm zamanların rekorunu kırdık”, demiş ve ilave etmiş: “Hedeflediğimiz 3,5 milyar doları yakalamak için gayret sarf ediyoruz.”
***
Ulaşılabilir, gerçekleşebilir hedef. Başkan çok gerçekçi davranıyor. Zira yıllar öncesi, şimdi ortalarda gözükmeyen Rıfat Hisarcıklıoğlu, “10 milyar dolardan” söz ediyordu, Kayseri için… Ben de; “amma da attın ha!”,diyordum… Yine o yıllarda Hisarcıklıoğlu yılda 2,5 milyonluk istihdam sözü veriyordu. Biz ise; “amma da attın ha!” sözünü tekrarlıyorduk.
***
Unutmayın; ülkemiz ihracatı hala emek ve enerji yoğun bir kompozisyon çiziyor. Bunu da “bir cep telefonu karşılığında bir kamyon domates satıyoruz!” diye anlatıyoruz. Nitekim TİM verilerine baktığımızda bunu rahat görüyoruz.
***
Bilinmesi gereken bir diğer konu da şu: “Alınanlar ve satılanlar”, “yükte ağır, pahada hafif mi?” Yoksa tersi mi?
***
Mesela 100 dolarlık bir ihracatın “enerji yoğunluğu” ne kadar? Yani bunun için tüketilen enerji ne kadar? Bildiğim; aynı üretimi gelişmiş ekonomilerin 2-2,5 katı enerji tüketerek yapıyoruz. Daha başka ifade ile “yüksek teknoloji” mi yoksa “emek/enerji” yoğun mu, ihraç ürünlerimiz?
***
İşin püf noktası burada… İki değerli başkanımızın da bunları açıklaması gerekir. Bilelim ki, “ne alıp, ne satıyoruz?” Bu konuda, Kayseri bağlamında hiçbir ciddi çalışmaya rastlamadım. Mesela bunu yapması gereken üniversiteler de hiç yanaşmıyor, neden? İmkanları mı yok, yoksa “fincancı katırlarını ürkütmek” mi istemiyorlar?
***
2020 yılında Türkiye’nin ihracatı 169,5 milyar dolar oldu. Aynı yıl, en çok ihracat gerçekleştiren sektörlerin sıralamasını baktığımızda (ilk 10 sektör):
25,5 milyar dolarla otomotiv birinci, kimyevi maddeler ikinci, hazır giyim üçüncü, çelik dördüncü, elektrik-elektronik beşinci, demir ve demir dışı metaller altıncı, makine ve aksamları yedinci, hububat sekizinci, tekstil dokuzuncu, mobilya onuncu oldu.
***
Ayrıca; 23 sektör, 2020 yılında 1 milyar dolarlık ihracat rakamını aşma başarısını gösterdi. Ayrıca; toplam 226 ülke ve “serbest bölgeye” ihracat gerçekleştirildi. En çok ihracat yapılan ilk 10 ülkenin payı %48,9 olurken, söz konusu pay ilk 20 ülkede %66,2 oldu.
***
Türkiye’nin 2020 yılında en çok ihracat gerçekleştirdiği ilk 10 ülke ise sırasıyla; Almanya, Birleşik Krallık, ABD, Irak, İtalya, Fransa, İspanya, Hollanda, İsrail, Rusya.
***
Bu noktada soru şu: İyi pazar, zengin mi yoksa fakir ülkeler mi? Ya da fakir ülkelerin emek ve doğal kaynak dışında sömürülecek neyi var? Dikkat ederseniz, Irak ve Rusya dışındaki ülkeler, iktisaden gelişmiş, fert başına geliri, 20 bin doların üzerine. Ayrıca; demokratik standartları çok yüksek ülkeler. Onun için; “AB müktesebatı ipine sımsıkı sarılın!”. Kurtuluş ne şurada, ne burada. Kurtuluş onda…


