Çok dikkatimi çekti,Bahadır Özgür’ün, Gazete Duvar’da çıkan (12.01.2024) tarihli yazısı. Bunun bir bölümü aktarıyorum… Yazının başlığı; “AKP’nin demir ağları: İmtiyaz İngiliz’e, propaganda Türk’e”.
***
Alt başlık ise; “Cumhuriyet’in 10’uncu yılında bağımsız bir kalkınmanın simgesi öz kaynaklarla yapılan demiryollarıydı. 100 yıl sonra AKP, buna nazire yaparcasına, ‘yerli ve milli’ propagandası eşliğinde, ‘ülkeyi demir ağlarla örüyoruz’ diyerek benzeri ancak Osmanlı’nın dağıttığı kapitülasyonlarda görülebilecek bir bağımlılık ilişkisine imza atıyor.
***
Yazı şöyle devam ediyor: “AKP iktidarı bir yıl içinde büyük borç senedine imza attı. Toplam değeri 4 milyar euroyu aşıyor”. Projeler şöyle:
***
İlki; 503 km’lik Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı. İhalesi pazarlık usulü ERG İnşaat’a verildi. Sözleşme tutarı 2 milyar 163 milyon euro. ERG, daha önce 3,2 milyar euroya mal olan Ankara-Niğde Otobanı’nı yapıp, işletme [ve devretme] hakkını almıştı. Bu ihale sayesinde dünyada en büyük otoyol ihalesi alan 7’inci şirket olmuştu.
***
İkincisi; 286 km’lik Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hattıydı. 2020 yılında 6 milyar 749 milyon 818 bin liraya Rönesans Holding aldı ihaleyi.
***
Üçüncüsü; Yerköy-Kayseri arasındaki 142 km’lik hızlı tren hattı. İhalesi 21 Aralık 2021’de yapıldı. Fakat sonuç bir yıl sonra, 13 Aralık 2022’de açıklandı. İhaleyi 16 milyar 949 milyon lirayaDoğuş-Çeliker-Özkar ortaklığı kazandı.
***
Tam bu noktada kafama bir şey takıldı. 2024“Yılı Yatırım Programı” yayınlandı. Burada, Kayseri-Yerköy hattı için “proje tutarı”50,3 milyar lira gösteriyor. Bunun 41,1 milyar lirası dış kredi. Yazıda belirtilen, “İhale bedeli”16,9 milyar lira nerede; devlet kayıtlarında gösterilen 50,3 milyar lira nerede? İzaha muhtaç. Bunu Sayın Mehmet Özhaseki açıklarsa iyi olur.
***
Yazı devam ediyor: “Her üç ihale de pazarlık usulüyle verildi ve bitiş tarihleri 2023 yılı olarak ilan edildi.” Oysa yine “Yatırım Programı”nda2026 olarak belirtiliyor. Bu gecikme neden? Bu da izaha muhtaç…
***
Yazıda üç proje için; “Neredeyse tek çivi çakılamadı!”, deniyor. Kayseri-Yerköy için biz de o kanaatteyiz. Öyle ya, yapılan imalat ve ihzaratı çok sorduk ama bir yanıt alamadık. Yine öyle ya, ihale yapılalı (22 temmuz 2022) bir buçuk yılı aşkın bir süre oldu. Hiç olmasa arazide bazı çalışmalara tanık oluruz. En azından biz bunu da görmedik. Bu da izaha muhtaç.
***
Kaldı ki, “2024 Yatırım Programı”nda, 2023 yılı için, 4,999 milyarı dış kredi olmak üzere 5,999 milyar lira harcama yapılmış gözüküyor. Tabii, arazide görülmeyen, “tek çivi çakılmadı!” denilen bir harcama söz konusu. Evet. Bu para nereye gitti. Yok, biz yanılıyorsak, fotoğraflarını görmek isteriz. Acaba Sayın Özhaseki ne der buna? Çok merak ediyorum…
***
Tabii, yine “Yatırım Programı”nda, 2024 yılı için, 9,2 milyarı dış kredi olmak üzere, 11,074 milyar liralık bir harcama öngörülüyor. Demek ki, 2023dahil2024 yılında 16 milyar liralık bir yatırımı arazide göreceğiz. Bu da, ön görülen 50,3 milyar liralık proje bedelininneredeyse üçte biri.
***
Krediler nereden temin edilmiş? Yazıdan anladığımıza göre;
“İngilizler’inkapitülasyonlara gönderme yaparak ‘160 yıl sonra ilk kez’ dediği birinci proje için kredi anlaşması 17 Mart 2022’de imzalandı. 2,1 milyar euroluk borç CreditSuisse ve Standard Chartered Bank’tan veril”miş.
***
“İkinci proje için anlaşma 24 Temmuz 2023’te imzalandı ve 781 milyon euro Morgan, ING ve BNP Paribas bankalarından sağlan”mış.
***
“Üçüncü hattın kredi[Kayseri-Yerköy] anlaşması 5 Ocak 2024’teydi. 1,2 milyar euro borç İslami Yatırım ve İhracat Kredi Sigortası Kurumu (ICIEC) ile Mitsubishi UFJ Financial Group tarafından karşılan”mış. İşin ilginci, Kayseri-Yerköy hattının temeli, 22 Temmuz 2022 tarihinde atılmıştı.
***
Tabii, yazıyı okuyunca haklı olarak; “kapitülasyonlar dönemi mi başlıyor; arkasından ‘duyunu umumiye m, geliyor!’”, sorusu akla geliyor.
***
Elbette, büyük projeler için dış krediye ihtiyaç olacak. Yadırgamam. Tabii, temenni etmeyiz ama alınan kredilerin şartları, nereye ve nasıl kullanıldığı önemli. Fizibil yani “yapılabilir” olmayan irili ufaklı her proje, kredisinin nereden geldiğine bakılmaksızın, “bağımlılığ”a atılan adımlar olduğunu unutmamak lazım.
***
O nedenle; “taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun!” batıl inancından kurtulmak; “doğru taş koyandan“ demek lazım.
***
“İlk anlaşma yapıldığında İngiltere’de yoğun tartışmalar yaşan”mış. “Kendi demiryollarına yatırım dururken niye Türkiye’deki projelere yüklü krediler verildiği sorgulan”mış.“İngiliz hükümeti, kendi maliyesinden tek kuruş çıkmadan sağlanan kredi karşılığında nelerin elde edildiğini madde madde açıkla”mış:
* İngiliz vergi mükelleflerine hiçbir yük getirmiyor.
*Krediler karşılığında projelerde kullanılacak mal ve hizmet tedariki için İngiliz şirketlerle yüz milyonlarca sterlinlik anlaşmalar yapılacak.
*Ray, bağlantı elemanları, sinyalizasyon, telekomünikasyon, elektrifikasyon sistemleri için malzemeler, ekipmanlar ve hizmetler İngiliz şirketlerinden sağlanacak.
* Sigorta ve nakliye hizmetleri de İngiliz şirketlerince verilecek.


