KADİR DAYIOĞLU


HIZLI TREN VE ÖZHASEKİ!..

Vallahi, bir terslik var işin içinde. Zannımca; seçim sathı mailine girilince, usuleten bir temel atılacak; muhterem Kayseri ahalisinin oyu “Cumhur İttifakı”na yönelecek. Ondan sonrası Allah kerim!..


Sayın Mehmet Özhaseki, muhalefetin “kalitesizliğinden” söz etmeseydi, “hızlı tren” için, neredeyse on yıldır; “nerede?” diye sual edenlerden olmasaydım, topa girmeyecektim. Sayın Başkan muhalefeti ve muhalifleri öyle “hakir” görmeyin, çok cevher var içlerinde. Önce Özhaseki’nin dediklerine bir bakalım:

“Bazı çevrelerin Kayseri hızlı tren konusunda ihalesinin yapılmadığı eleştirilerine sert bir dille cevap veren Özhaseki; ‘Kayseri hızlı tren konusunda dış kredi bulundu, ihalesi yapıldı, iyi niyet mektupları verildi. Üçlü bir konsorsiyum bunu sundu ve aldı. İyi niyet mektubundaki kredi görüşmelerinin detayları görüşülüyor. Ben iki kez Maliye ve Hazine Bakanımız Sayın Nurettin Nebati Bey’e gittim. Sayın Bakanımız da altı ayda bitecek görüşmelerin iki ayda bitirilmesi ve hızlandırılması talimatı verdi.

Detay alt başlıklarda otuz kadar konuda tek tek müzakere edip teyitleşip imzalıyorlar. Bu bittiğinde de temel atma törenini yapacağız. Yani hızlı trenin kredisi de bulundu, ihalesi de yapıldı ve alan firma da belli. Bu konuyu bazı çevreler politik çıkar amaçlı kullanıyorlar. Eleştirenlerin ya bilgisi yok ya devlet tecrübesi yok ya da siyaseten gündemde kalmak için bunu bilinçli bir şekilde kullanmak istiyorlar’.”

***

Sayın Özhaseki, Nebati Beyi, neden iki kere ziyaret etmek ihtiyacı hissetti? Bu konu, için mi? Şayet bu ise, demek ki, gecikmeden kendisinin de bir endişesi vardı. Öyle ya, tıkır-tıkır işleyen ve zaman bağlı bir süreç için ne diye acele edilir ki? Bir de madem, altı ay süreceği söylenen bir iş, iki ayda da yapılabilecekse, ne diye uzatılır ki? Vallahi, bu cümle kafamı karıştırdı.

***

Sayın Başkana bazı şeyler anımsatayım. Kayseri Hızlı Treni, “nev zuhur” yani yeni bir şey değil. Ayrıca;  “ya hu, durun bakalım, daha dün bir, bugün iki!” denecek türlerden de… Boyacı küpü benzetmesi yapamazsınız. Bu hikayenin başlaması üzerinden on küsur yıl süre geçti. Rahmetli Veli Altınkaya; “hızlı trene binmeden!” “gözü açık” gitti. Sanırım, bu fakir de gidecek!..

***

Sayın Özhaseki; “ahali unutma illetli olsa da!”, “Google amca!” asla unutmuyor. Zât-ı âlileri ve partililerinin söylediklerini bir bir çıkartsın bakalım ne görecekler? Göreceklerini söyleyeyim; “ciltlere sığmayan bir kitap olur!”. Tabii, kitaba, bazı “yandaş, candaş” yerel medyanın attığı manşetleri girmeyi de unutmasınlar… Söylenenlere baksaydık, bugün “hızlı trene” binip bir saat bir çeyrekte Ankara’ya, beş saatte İstanbul’a vızı vızır gidiyor olacaktık.

***

Gelelim, Sayın Özhaski’nin beyanatına… Cehaletime ve idrak noksanıma versinler, “küçümsemeden” başka bir şey anlayamadım. Bilgimiz yokmuş, devlet tecrübemiz yokmuş, siyaseten kullanıyormuşuz!..

***

Vallahi Başkan, yukarıda da dedim, bu “küçümser” lafları etmeseydiniz ciddiye bile almayacaktım bu haberi. Eskilerden bir beyanat gibi görecektim. Ama bir şeyler söylemden de geçemeyeceğim… Yılar yıllar öncesi; sizler; “geldi-geliyor!” diye Kayseri’nin muhterem ahalisini oyalarken, “bilgisizler” cümlesinden bu fakir; “2023’ten önce hızlı tren falan gelmez. Ondan sonrası da Allah kerim!”, diyordu… Aynı noktadayım.

***

Bunu derken, “bilgisizlikle” suçlanan ben, “mühendislikten” bulaşan kırıntılar içinde, “fizibililte/yapılabilirlik” diye bir kavram duymuştum. Buna istinaden, Kayseri Hızlı treni asla fizibil değil bir sermayedar için; şayet yolcu garantisi verilmezse… Yine şayet devlet yapacaksa, onun için de öncelikli işler cümlesine girmez. Tabii, “oy endişesi” yoksa… Nasıl olsun? Maşallah Kayseri’nin muhterem ahalisi de, ne yaparsa yapsın kopup kopup AK Parti’ye oy veriyor.

***

Sayın Başkan; üstü kapalı, “çeksen üzülür, çekmesen büzülür!” türünden sözlerinize açıklık getirilebilmesi için bazı sorular sorayım: Kredi anlaşması yapılmış, ihalesi bitmiş, yer teslimi ve yapım aşamasına gelmiş bir projenin, “kredinin detaylarının” madde madde görüşülmesi neyin nesi? Anlayamadım doğrusu… Peki, maddelerde anlaşılmaya varılamazsa ne olacak? Yeni bir kredi arayışına mı girilecek? Öyle ya, “kredi veren ile alan ya da işveren arasındaki” görüşmeler ihale öncesi yapılır. İşlem tamam olunca, ihaleye çıkılır.

***

Sayın Başkanım, “kredi bulundu!” müjdeniz üzerinden neredeyse yıl geçti. Nasıl kredi ki, müzakeresi bir yıldır bitmiyor. Vallahi, aya yapılacak dört şeritli otoyol ihalesinin kredi görüşmeleri bu sürede biterdi. Şunun şurasında 142 km’lik bir hat, yapılacak olan. Ne bitmez, kredi görüşmesiymiş. Vallahi, bu kadar yol, mucidi Özhaseki olan  “Kayseri Modeli” ile şimdiye kadar çoktan yapılmıştı.

***

Tutmasak, altı ay daha sürebilirmiş “kredi görüşmeleri” ama Maliye Bakanı Sayın Nebati talimat vermiş, “iki ayda” bitecekmiş. Yani, Haziran ortasında bitmesi gerekir. Göreceğiz… Nasıl olsa, on küsur yıldır bekliyoruz, şunun şurasında iki ay daha bekleriz, efendim. Bakalım, iki ay sonra ne denecek?

***

Vallahi, bir terslik var işin içinde. Zannımca; seçim sathı mailine girilince, usuleten bir temel atılacak; muhterem Kayseri ahalisinin oyu “Cumhur İttifakı”na yönelecek. Ondan sonrası Allah kerim!..

***

Sayın Bakanım, bilgi, devlet tecrübesi, yatırım bağlamında topuğunuza erişemeyiz. Bunun idraki içerisindeyiz. Amma lakin bir az bilgisayar kullanmayı beceririm. Vallahi de billahi de gerek Ulaştırma Bakanlığı, gerek buna bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü ve gerekse de Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü sitelerine girip, arama motoruna; “Kayseri Hızlı Treni” yazdığımda verilen yanıt ne biliyor musunuz: ““Arama kriterlerinize uygun içerik bulunmamaktadır.“ Yani, esamimiz okunmuyor. Oysa siz, hiç öyle demiyorsunuz. Vallahi, bunda da bir terslik var. İsterseniz bir de siz Deneyin… Belki de ben beceremiyorum. Olsun, yanıltılmaya çok alıştık.