MUSTAFA CENGİZ


HERŞEYİN BAŞI RANT MI?

SESSİZ ÇIĞLIK...


İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, depremle ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Özellikle Türkiye’nin en önemli gerçeklerinden birisi olan ve son İzmir depremi ile bir kez daha gündeme gemlen Deprem gerçeği ile ilgili çelişkileri masaya yatıran Ataş’ın iktidara yönelttiği sorular ve tespitler son derece önemli satır başları idi..

İşte bunlardan bir kaçı.

İŞTE SATIR BAŞLARI

-Depremde hayatını kaybeden 168 kişiden 155’inin bizim vatandaşımız olması iktidarın deprem konusundaki başarısızlığını göstermektedir.

-İktidar depremler konusunda hiçbir önlem almamaktadır.

-İktidarın gözünde vatandaşlarımızın canı bu kadar mı ucuzdur.

-Kentsel dönüşümün projelerini rant uğruna heba edilmiştir.

-Elazığ için toplanan deprem paraları nereye gitti?

-Hâlen konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlara çare bulamamış.

-İktidar deprem için toplanan paralar konusunda da tıpkı 15 Temmuz bağışları gibi, tatmin edici bir açıklama yapamamaktadır.

-AKP İktidarı döneminde kamuda şeffaflık maalesef ki tamamen kaybolmuştur.

ÖNLEM AL… KAYBI AZA İNDİR

Türkiye’de son bir yılda Elâzığ ve İzmir olmak üzere iki büyük deprem yaşandığını dile getiren İYİ Parti Milletvekili Dursun Ataş, “Deprem bir doğal afet olarak engellenebilir değildir ancak alınacak önlemlerle can ve mal kaybının en aza indirilmesi mümkündür. Elâzığ ve İzmir’de meydana gelen depremler göstermektedir ki iktidar depremler konusunda hiçbir önlem almamaktadır. Bilindiği üzere, deprem öldürmez, ihmal öldürür. İktidarın gözünde vatandaşlarımızın canı bu kadar mı ucuzdur?” ifadelerini kullandı.
“PROJELER RANT UĞRUNA HEBA EDİLMİŞTİR”

Ataş, “İktidar, Kentsel dönüşümün projelerini rant uğruna heba etmiştir” dedi.

Ataş, Elazığ depremi sonrasını hatırlatarak, “İktidar deprem için toplanan paralar konusunda da tıpkı 15 Temmuz bağışları gibi, tatmin edici bir açıklama yapamamaktadır” dedi.

DEPREM VERGİLERİ NE OLDU?
“İktidar deprem vergisi olarak yıllardır toplanan özel iletişim vergilerinin nereye harcandığını soranları deprem üzerinden siyaset yapmakla suçlamaktadır” diyen Ataş,  “2003 yılı ile bu yılın eylül ayı arasında özel iletişim vergisi tam tamına toplam 35 milyar dolara ulaşmış. Vatandaştan toplanan bu 35 milyar dolarla milyonlarca konut depreme dayanaklı hâle getirilebilirdi, belki de yüzlerce insanın hayatı kurtarılabilirdi ama bunun yerine, iktidar, on sekiz yılda İmar Kanunu’nu 22 kere değiştirmeyi tercih etmiş, ‘imar barışı’ adı altında para toplamak için depreme dayanaksız yapılara ruhsat vermiş, kentsel dönüşümün projelerini rant uğruna heba etmiştir” dedi.

TATMİN EDİCİ AÇIKLAMA BEKLİYORUZ
Elâzığ depremi için toplanan paraların da ayrı bir muamma içinde olduğunu anlatan Dursun Ataş, “Elâzığlılar bu paraların kendilerine ulaştırılmadığını söylemektedir. AKP iktidarı döneminde kamuda şeffaflık maalesef ki tamamen kaybolmuştur. İktidar, Elâzığ için toplanan paraların nereye gittiği konusunda, tıpkı 15 Temmuz bağışları gibi, maalesef ki tatmin edici bir açıklama yapamamaktadır” şeklinde konuştu.

**

KATLEDİLMEDEN…

Sessiz bir çığlık.

Cuma günü gazetemizde de manşet oldu.

Daha sonra farklı açıklamalar birbirini izledi.

CHP Gençlik Örgütleri İl Başkanı Eda Albayrak ayrıldığı eşinden ölüm tehdidi alan bayana destek verdi. 

Albayrak: “Kadınlar daha eşit özgür ve güvenceli bir yaşamı hak ediyor. Katledilmeden sesini duyalım” dedi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

“Kadına yönelik şiddeti önlemek için İstanbul Sözleşmesinin sonuna kadar peşinde olacağız” diyen başkan Eda Albayrak, konu ile ilgili görüşlerini kamuoyu ile paylaşırken, konu ile ilgili duyarlılığını da gözler önüne serdi.

Bizde bu sütunlarda defalarca yazdık

Bir çok yazımıza da konu oldu.

Kadına şiddet ve Kadınlara yönelik şiddetin doğurduğu ölümle, zulümle sonuçlanan hadiseler silsilesi…

KADINA YÖNELİK ŞİDDET…

Başkan Eda Albayrak açıklamasında devamla: “Boşandığı erkek tarafından ayrılmalarına rağmen defalarca kez şiddet görmüş ve kullandığı sosyal medya hesaplarına sürekli ölüm tehdit mesajları atmaya devam etmektedir. Madde bağımlısı ve Emniyet Müdürlüğüne birçok kez ifade vermesine rağmen hakkında hiç bir işlem yapılmamaktadır. Bu karşı karşıya kaldığımız onlarca, binlerce ve hatta milyonlarca olaydan biri. “ diyerek olayın ne boyutta olduğunu da gözler önüne seriyor en çarpıcı şekli ile.

SESSİZ ÇIĞLIKLAR

“Bugün devletin bütüncül yasalarla koruyamadığı; kadın katilini, şiddetçiyi koruyan ve aklayan hukukundan kamuoyunun vicdanına sığınan, yardım isteyen Türkiye'de şiddete uğrayan kadınların durumunun en acı gerçeğidir. Kadına yönelik şiddeti önlemek için İstanbul Sözleşmesinin sonuna kadar peşinde olacağız. "Öldürülmek istemiyorum, Adalet istiyorum" diyen kadının feryadıyız, sesiyiz, isyanıyız. Tek bir kadının kirpiğini yere düşürmemek için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Kadınlar daha eşit özgür ve güvenceli bir yaşamı hakediyor!

O’nun katledilmeden sesini duyalım!” diyen başkan Eda Albayrak, yaşanan çaresizliğin, Sessiz Çığlığın daha gür bir şekilde seslendiricisi, sahibi ve destekçisi oluyor.

Bu Sessiz Çığlık sadece duyabildiğimiz sadece birisi.

Ya duyamadıklarımız.

Ya duymak istemediklerimiz.

Ya da görmezden gelip eli kolu bağlı bir çoklarının sadece izleyicisi olmamız ne kadar yazık değil mi?