“Her şey güzel mi olacak?”, göreceğiz… Ama şahsen ben “güzel olacağı” inancını taşıyorum. Diyeceksiniz ki, bugünden kötü olmaz. Haklısınız; bizler, 2018’lerde;“gelen bu kriz eskilere benzemiyor. Eskileri ‘V’ şeklindeydi, vurdu çıktı. Şimdiki ile ‘L’ye benziyor, vuracak ama ne zaman çıkacağı belli değil”, diyorduk… Ne olursa olsun, sonuçta; “halkın dediği olur ve olacak!”
***
Bizler, “kriz” derken, Kemal Bey, “buhran” diyerek daha yukarılara taşıyordu… Nitekim öyle de oldu. Yaklaşık “birtrilyon dolarlık”bir ekonomi, sağdan soldan gelecek, 3-5 milyar dolara, Rusya’nın doğal gaz alacağını ertelemesine muhtaç oldu.“Yiğit muhtaç oldu kuru soğana!” der gibi.
***
Tabii, bir de buna, Nobel’lik; “faiz sebep enflasyon sonuç” tezi ile“gözlerin pırıltısı”tuz-biber oldu. Derken, 10 ilimizi doğrudan, bazılarını dolaylı etkileyen müthiş depremler bunun üstüne bindi.
***
Değerli dostlar, eğri oturacağız ama doğru konuşacağız. “…ilk birkaç gün Adıyaman’da arzu ettiğimiz çalışmayı yürütemedik. Bunun için sizden helallik istiyorum!” itirafını yandaş ve candaş medya görmedi. Görmeyince de, bir kısım muhterem ahali haberdar olamadı.
***
İnanın dostlar, yaklaşık 20 yılımız, “Allah affetsinle, helallik istemekle, kader planı demekle” geçti.
***
Sormak lazım; bu birkaç gün gecikme nedeniyle, kaç kişi öldü ve bunların kaçı soğuktan (hipotermi)? Bunu bilmiyoruz… Umulur ve temenni edilir; otopsi raporları açıklanır, ölenlerin kaçı soğuktan öldü?
***
Demek ki, büyüyen, çağ atlayan, kıskanılan Türkiye’nin, afet karşısında; “Acil eylem planı yokmuş!” varsa bile yetersizmiş?
***
Bir de, Merkez Bankası’nda kıskanılacak seviyede, döviz rezervi (söylenenlere göre, 100 milyar doların üzerinde) bulunan bir ülke de, ilk gün, “yardım toplama”, “IBAN numarası” verme neyin nesi? Muhterem ahali, bunu hiç soramaz mı? Kusura kalmasınlar; “Atın, atın… Hocanın dediği yer…” eylemine benziyor.
***
Dış politikadaki yalnızlığımız, milyonları bulan mültecileri de buna ilave edin. Rusya, Çin gibi otoriter ve totaliter ülkelerin dışında dostumuz, neredeyse kalmadı…
***
Tüm bu sıkıntılar sürerken, “6 benzemez” parti bir araya geldi… “Millet İttifakını” kurdu… Karşıtları buna, “Zillet İttifakı”da dedi… İşler iyi gitti, gidiyor derken, Cumhurbaşkanı adayı tespitinde sorun çıktı. İttifakın önemli bileşeni İYİ Parti lideri Sayın Meral Akşener;“çanak çömlek patladı!”, dedi, Cumhurbaşkanı adayı seçimine sıra gelince.
***
Niye dedi, niçin dedi. Bilinmiyor ama tahminler, rivayetler peş peşe gelmeye başladı… Dört gün kâbus yaşattı, taraftarlarına… Ama halkın gücü devreye girdi, sorunu çözdü. “ İşte hendek işte deve ya atlarsın ya düşersin/ Baktın olmaz vazgeçersin zordur almak bizden kızı” diyerek sarı kart gösterdi.
***
Meral Hanım, mesajı aldı geri döndü. Yani, milyonlarca arzu edilen oldu;SayınAkşener, masaya geri döndü…Şüphesiz bu bir erdemlilik…İyi de yaptı, doğru da yaptı…Keşke o konuşmayı yapmasaydı…İnanın, dönüşü duyan eşimin döktüğü gözyaşını görmenizi isterdim.
***
Beklenen oldu; Kemal Bey, Cumhurbaşkanı adayı oldu…İyi oldu, doğru oldu…Oldu ama altılı masa da ateşten gömleğe talip oldu…Bakalım, giyebilecek mi?Bakalım altından kalkabilecek mi?
***
Neden kalkamasınlar? Kalkabilmenin ön şartı bilimden, rasyonaliteden uzaklaşmamak. Yeni, “Nobel’e aday” ekonomik teorileri piyasaya sürmemek. “Epistemolojik” çözümlerin peşinde koşmamak, “gözlerimin ışığına bak!” dememek, aklı dışlamamak, kabul gören (Ortodoks) politikaları uygulamak.
***
Zira; altı partinin de, her konuda çok iyi elemanı var…İşin güzel yanı, geçmişten gelen pis kamburları yok sırtlarında…Liyakatli insanlar…Ehil insanlar…Temenni ve arzu ederim, seçimi kazanırlar ve ateşten gömleği giyerler.
***
Bakınız nasıl bir gömlek giyecekler:Depremin getirdiği felaket ve muhtemel deprem beklentileri…
Bıçak sırtında duran bir ekonomi...İnanılmaz iç ve dış borç… Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı… Açlık sınırında milyonlar...Yoksulluk ve yoksunluk had safhada… Yolsuzluk haberleri ayyuka çıkıyor… Gelir dağılımı bozuk…Orta sınıf kalmadı; çöktü…Sosyal denge sizlere ömür…
***
Hak, hukuk, adalet diye bir şey kalmadı…Kamu kurum ve kuruluşlarının bir bölümü güvenirliliğini yitirdi…Düşünebiliyor musunuz; Kızılay deprem bölgesine gidecek çadırları satıyor…
***
Çok az bir azınlık hariç, kimse ama kimse yeni bir ev ve araba alabilmeyi bir yana bırakın yenileme olanağını yitirdi. Milyonlarla ifade edilen işsizler ordusu...Cadde ve sokaklarda , “Kendi kendine konuşan” insanlar...Komşularla sorunlar devam ediyor…
***
Allah rızası için; bu ülkenin geleceği ile bu ülke insanının kaderi ile oynamayın...Kaprislerinizi bir yana bırakın…Selim aklı egemen kılın…Asla ve asla kimlik siyaseti yapmayın, demokratik standartlarımızı AB seviyesine çıkartın…
***
Beyler, beyler!..Çözümün sadece sizin bildiğiniz sorunlar yaratmayın…Hisleriniz aklınızın önüne geçmesin…İdeolojik bagajlarınızı bir yana bırakın…Hukuku ve hukuk devletini egemen kılmaya bakın…
***
Çözüm hukukta ve hukuku egemen kılmakta…Laikliğin ve sekülerliğin bir hayat iksiri; herkesin ve ama herkesin sığınacağı bir liman olduğunu unutmayın…
***
Beyler beyler…Otoriterliğe ve totaliterliğe çanak tutmayın…Demokrasinin bir fazilet olduğunu unutmayın…Yine unutmayın; demokrasilerde, “denge ve denetim” nedeniyle çark yavaş döner ama geriye dönüşü olmayan hatalara da rastlanmaz.
***
Beyler beyler… Bunaldık artık…Umutlarımızı yıkmayın artık…


