Yolun karanlığı olmaz, iyi bir arkadaşla yürüyene.
Sende bir şey var..
Bana derin derin nefes aldıran bir şey.
Bazen dudakların bitiremediği sözleri, gözler tamamlar.
Sırf birisi iyi geceler demediği için, iyi geçmeyen geceler vardır.
İnsan ulaşamadığı her şeyin “delisi, ulaştığı her şeyin “nankörüdür.
Ekmeği al benden istersen, havayı al, ama alma benden gülüşünü.
Bütün çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz.
Bir kadın söyleyeceği çok şey olduğu halde susuyorsa, erkek artık tüm şansını kaybetmiştir.
Ağır ağır ölür; okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar…
Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir. “İhtiyaç” kalmaz.
PABLO NERUDA
**
YOL VE ERDEM
-Hocam israf nedir?
-Sevgiyi hak etmeyene şefkat göstermek, merhameti hak edenden, sevgi iyilik ve şefkati esirgemektir.
-Tehlike nedir hocam?
-Lüzumsuz kalplerde yol almak, çamurlu yaşamlarda gül aramaktır
-Korkunç olan nedir?
-Evladım insan en değerli varlık iken, mayasının bozulması ile en değersiz hale gelir. İşte bu çok en korkunç bir şeydir.
-Ağ örmek nedir hocam?
-Durmadan aynı şeyi yapıp farklı sonuçlar beklemektir. Halbuki hayatı, zamana mekana ve şartlara göre ayarlamaktır yaşamak. İlkeli olmak, erdemli olmak, ruhun güzelliğine kör olmamaktır esas olan. Yoksa örümceğin durmadan aynı ağı örüp, o ağın içinde av beklemesine döner dünya. Bu bir çelişkidir.
-Bağın kopması nedir hocam?
-Gerçeğin kalbinde büyümeden, egoda küçülmek, kalbi ve ruhu dikkate almadan, adım atmak, gönül almayı bilmeyene ömür adamaktır.
-Eksilmek nedir hocam?
-Akıllı insan, her gün yeni bir bilgi peşinde koşandır. İrfan sahibi olan, bilgiyi irfana dönüştürendir. Onun için öğrenmeyi terk eden, yaşamın damarlarını koparmış ve eksilmeye başlamıştır.
-Ölü insan kimse denir?
-Kendini var edenle bütün bağlarını koparan, kalbiyle arasına mesafe koyan, nefsin yanlışına okey diyen, benlik ve enaniyet derelerinde durmadan sürüklenen, şişkin egosunun gönüllü kurbanı olan, sevgiyi ve merhameti hiç aklına getirmeyen, adeta yaşayan ölüdür.
-Aydın kimdir hocam?
-Elinde bilgelik şemsiyesi, yüreğindeki sevgi güneşi ve irfan sensörleri ile yaşama ışık olandır. Bilgeliğin ve aydınlığın aydınlatamadığı toplum, karanlıkta kalmaya mahkumdur.
-Yokluk nedir hocam?
-Taklit içinde bir yaşam sürmektir. Özgürlüğü ve özgünlüğü olmayan bir insan, nefsinin öğrencisi olmuş ve kalbine talebe olmaktan uzak düşmüştür.
-Yaşamak nedir?
-Sevgi yağmurlarında, gönül baharıyla cihana selam vermektir, muhabetle, gönüllere girmeyi başarmaktır.
-Kaçmak nedir?
-Kalbin ve ruhun isteklerini göz ardı edip, şişkin egonun ve karanlık nefsin, kör tutkuların yolunda ilerlemektir.
Yanlışların içinde kaybolan, aydınlık rüyalar göremez, gönül yurdunda yaşamayan, gönül almayı bilemez. Kendini bulmayan bilmeyen, özünden kopmuştur, içinden habersiz kalmıştır. İşte bu en büyük kaçıştır.
-Uyanık kimdir?
-Ruhunu aşka adayan, kalbini Allah'a bağlayan, daima Rabbini hatırlayan, gerçekten haberi olandır.
-Kalp ne zaman kırılır?
-Gülüşler tebessüme dönüşmezse, gözler açınca gül vermezse, gönül sevgiye yol bulmazsa
-Ne zaman sabah olur?
-Değişime inandığın zaman, bakışını değiştirdiğin zaman.
-Bu hayatta en değerli şey nedir?
-İnanç dolu bir kalb, sevgi dolu bir gönül, sağlıklı bir beden, parlak bir zihin, dengeli, faydalı bir yaşam, temiz bir vicdan ve merhamet dolu bir yürek.
-En büyük erdem nedir?
-Onurlu bir yaşamdır
-Zor olan nedir?
-Kendi hatamızı görebilmek, başkasından farklı olabilmek.
-Kayıp nedir?
-Doğruluktan uzaklaşıp, bir sahtekar gibi
davranmak ve durmadan maskelerin altına gizlenmek...
-Dünyanın güzelliği nedir?
-Tebessüm ederek yaşamak, hayata umut ve özlemle bakmak, iyiliğin bahçesini yeşertip, kötülük yollarını kapatmak, şükran içinde olmak
-Haddimizi aşmak nedir?
-Empati yapmadan, başkasını yargılamaya çalışmak
-Yenilmez kimdir?
-Acısında yeniden dirilen, ışığı ruhunda bulan ve gücünü yüreğinden alan.
**
10 NUMARA BİR ADAM...
Hanımı ile anlaşamayan bir adama arkadaşı “sebep nedir?” diye sorarlar:
“Mahremim hakkında konuşmam” der.
Karısını boşayınca tekrar sorarlar; “sebep neydi?” diye,
“Başkalarının mahremi hakkında konuşmam” der.
Sevgi bitebilir, saygı bitebilir ya da azalır.
Ama edep biterse, ne kalır geriye..?
Bunu anlayabilecek kadar insan olamadık daha..
**
NEFRETİN ORTASINDA...
"Nefretin ortasında, içimde, yenilmez bir sevgi olduğunu buldum.
Gözyaşlarının ortasında, içimde, yenilmez bir gülümseme olduğunu buldum.
Karmaşanın ortasında, içimde, yenilmez bir sakinlik olduğunu buldum.
Tüm bunların içinde, fark ettim ki, Kışın ortasında, içimde, yenilmez bir yaz olduğunu buldum.
Ve bu beni mutlu ediyor.
Çünkü dünya beni ne kadar hoyratça iterse itsin, içimde, onu gerisin geri iten daha güçlü - daha iyi bir şey var demektir."
ALBERT CAMUS
**
DÜNE-YARINA DEĞİL ANA BAK
Düne bakarsan mutsuz olursun
Bugüne bakarsan umutsuz
Yarına bakarsan endişeli..
Sen anı yaşa ve de ki
"Gelsin hayat bildiği gibi"...
İNAN DURAK TAŞ
**
DUYGULAR SUYA BENZER...
Duygular suya benzer.
İçinde çırpınırsanız yorulur, savaşırsanız boğulursunuz.
Duygularla baş etmenin yolu, farkına varıp kabul ettikten sonra duyguya kendinizi kaptırmadan devam edebilmektir.
Bu olduğunda siz duyguların üstüne çıkıp ilerlerken duygular arka planda akıp giderler…
Birisi sizden sebepsiz yere uzaklaşıyorsa, ya alacağını almıştır veya alamayacağını anlamıştır...
**
HEBA ETMEYİN!...
Oscar Wilde, "Dorian Gray'in Portresi" kitabında şöyle tavsiye veriyor:
"Elinizdeyken gençliğinizi kullanın, günlerinizi sıkıcı insanlara kulak asarak, umut vaat etmeyen geleceği iyileştirmeye çalışarak veya hayatınızı cahillere, sıradan insanlara adayarak heba etmeyin "...
**
FANİ ÖMÜR BİTER…
Fânî ömür biter, bir uzun sonbahâr olur.
Yaprak, çiçek ve kuş dağılır, târümâr olur.
Mevsim boyunca kendini hissettirir vedâ;
Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ.
Yazdan kalan ne varsa olurken haşır neşir;
Günler hazinleşir, geceler uhrevîleşir;
Teşrinlerin bu hüznü geçer tâ iliklere.
Anlar ki yolcu, yol görünür serviliklere.
Dünyânın ufku, gözlere gittikçe târ olur,
Her gün sürüklenip yaşamak rûha bâr olur.
İnsan duyar yerin dile gelmiş sükûtunu;
Bir başka mûsıkîye geçiş farz eder bunu;
Teslîm olunca va’desi gelmiş zevâline,
Benzer cihâna gelmeden evvelki hâline.
Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya,
Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya,
Duymaz bu anda taş gibi kalbinde bir sızı:
Fark etmez anne toprak ölüm mâceramızı.
YAHYA KEMÂL BEYATLI
**
AŞK ODUR Kİ;
Aşk odur ki sevdiğini görürse memnûn görmezse mahzûndur
Derd odur ki sevdiğini görürse de mahzûn görmezse de mahzûndur.
KETHÜDÂZÂDE ÂRİF
