Dostlar anımsarsanız İstanbul Havalimanının toplamda dört fazdan oluşuyor. İlk fazın açılışı 29 Ekim 2018 tarihinde Sayın Erdoğan tarafından yapıldı. İki-üç kez kullandım, inanın girmek çıkmak, beklemek, taksi süreleri bir dert. Birkaç görevliye sorarak gideceğiniz yere ulaşabiliyorsunuz.
**
Mesela, Kayseri’ye uçuş süresi ortalama bir saat. İnanın, bu sürenin yarısına yakın bir zaman, “taksi” de geçiyor. Ha, bu sıkıntıyı anlatan bir ben değilim. Umumi… O nedenle, iç hatlarda, Avrupa yakasında oturanlar bile Sabiha Gökçen’i tercih ediyor.
**
Anladığım kadarı ile “yükten” kasıt bagaj, el ve yolcu uçağına verilen vaizler vesaire. “Kargo ise, ticari amaçlı yük”. O nedenle Devlet Hava Meydanları İşletmesi, istatistik bilgilerde, iki ayrı kategoride veriyor bunları. Kargo Trafiği (ton) ve Yük Trafiği ( Bagaj+Kargo+Posta) (ton).
**
Geçen yazımda, “uçak” ve “yolcu” dışında bir değerlendirme yapmamıştım. Bir yıl kadar önce (Şubat/2025), “Bakan Uraloğlu, Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi tarafından yayınlanan 2024 yılı Avrupa hava trafik verilerini değerlendirdi. İstanbul Havalimanı’nın Avrupa’nın en büyük kargo havalimanı unvanını kazandığını duyuran Bakan, ‘İstanbul Havalimanı, 1,97 milyon ton yük hareketiyle Avrupa’nın en büyük kargo havalimanı olarak bilinen Frankfurt’u geride bırakarak Avrupa’nın zirvesine yerleşti’” dedi.
**
Elbette doğrudur bu, derece. Acaba kapatılan Atatürk Havaalanında, kapatıldığı 2018 yılı sonunda, durum neydi. Öyle ya, yeni havaalanı, yolcu ve kargo/yük üssü olacaktı. Bir yıl öncesine göre yüzde 13 artışla “kargo” 1.281.186 ton ve “yük” ise yüzde 11 artışla 2.428.869 ton olmuş. Toplamı ise, 3.710.055 ton.
**
Peki, bundan yedi yıl sonra, 2025 yılında İstanbul Havaalanından taşına “kargo ve yük” ne kadar?
Bu yılda 1.961.295 ton “kargo” ve 3.336.867 ton “yük” taşınmış. Toplam ise, 5.298.162 ton. Bir yıl öncesine göre “kargo” da yüzde 4 ve “yük” de yüzde 3 azalma söz konusu.
**
İstanbul Havaalanının, liderliği Frankfurt’tan alma haberi şöyle: “BDL tarafından yayımlanan açıklamada, İstanbul Havalimanı’nın 2024 yılında yıllık yüzde 39,6 oranında artışla Avrupa’nın en büyük hava kargo merkezi haline geldiği belirtildi. Buna karşılık Frankfurt Havalimanı'nın taşıma hacmi yüzde 2,5 azaldı.” Ama 2025 yılında İstanbul Havalimanında da bir azalış söz konusu. Acaba 2025’de kaçıncı sıradayız? Tabii, karşılaştırma yılı 2024. Acaba, Frankfurt’un 25 yılı verileri ne? Şahsen ben bilmiyorum.
**
Frankfurt ilk defa sıralamada aşağı düşmüyor. Mesela, “… İstanbul Atatürk Havalimanı Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre, uçak ve yolcu hareketlerinde yüzde 19,8 artış göstererek, Moskova, Barselona, Paris, Frankfurt gibi Avrupa'nın en büyük havalimanlarını geride bıraktı ve Avrupa birincisi oldu. … İstanbul Atatürk Havalimanı'nın Avrupa'da ilk sırada yer alması çok büyük bir başarı olarak değerlendiriliyor.” (08.06.2012, AA)
**
Dediğim gibi, dönemsel inişler çıkışlar, “mühendislik ekonomisi” açısından anlamlı değil. Peki, önümüzdeki yıl Frankfurt ya da bir başkası İstanbul’un önüne geçerse ne olacak? Demem o ki, bir ya da iki kriter, devasa yatırım için gerekçe olamaz. Unutmayın, milyar milyar dolarlık yatırımlardan söz ve yine bir o kadarlık eski yatırım yerle bir ediliyor. Sadece VİP uçuşlar için bir pist açık tutuluyor.
**
Devlet Hava Meydanları genel Müdürlüğü’nün verdiği istatistik tabloları inceleyince bir şey dikkatimi çekti. 2024 yılında kargo artışı yukarıda dendiği gibi yüzde 39,6 değil, yüzde 31 olarak verilmiş. Toplam “kargo yükü” de 2.03.768 ton olduğu belirtiliyor. Bu dönemde iç hatlarda kargo yüzde 9; dış hatlarda ise yüzde 23 artmış.
**
2024 yılı “yük” durumuna gelince, 3.478.037 ton “yük” taşınmış. İç hatlardaki artış yüzde 5, dış hatlarda ki artış yüzde 21 olmuş. Toplamındaki artış ise, yüzde 20 olarak verilmiş. İç ve dış artış oranlarını toplar iseniz, hata yaparsınız.
**
Fazla uzatmayalım. Burada sorulması gereken şu: “… Dördüncü aşamanın tamamlanmasının ardından ise yaklaşık 221 milyon yolcu; 4,7 milyon, bir başka bilgiye göre 5,5 milyon ton kargo ve 1,36 milyon uçak elleçlenmesi söz konusu olacak. Bu hedefler İH’nın gelecekteki performansının takip edilmesi amacıyla” aklınızın bir köşesinde bulunsun. Tabii, proje 2028 yılında tamamlanacak.
**
Verileri bu denli detaylı vermemim nedeni, “işlevini kaybettiği”, “artık cevap vermiyor”, “yeni bir havaalanın ihtiyaç duyulduğu” gerekçesiyle, İstanbul Havalimanı yapıldı. Oysa, Atatürk Havalimanında canlılık devam ediyor, bütün verilerde artış söz konusuydu. Tıkanma, yetersizlik falan yoktu. Üstelik, hizmete ulaşım şimdikinden rahattı.
**
Atatürk Havalimanı’nın üç pisti vardı. Uzmanların ifadesine göre dördüncü pist de ilave edilebilirmiş. Acaba yeni bir havaalanı için mevcudu yıkmak gerekir miydi? Ya da daha büyük kapasiteli havaalanına ihtiyaç var mıydı? Bakalım bu hedefler gerçekleşecek mi?
**
Dostlar bizler “nesli tükenen” mühendisler zümresinden olduğumuzdan; “mühendislik ekonomisi” diye bir şey okuduğumuzdan, bu tür soruları da sormadan edemiyoruz. Kim bilir, belki de haksızız!
