NEBAHAT ERDOĞAN


HARCA HARCA BİTMEZ…

Milyonların beklediği 2026 yılının ilk altı aylık memur ve emekli zam oranı, TÜİK’in Aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla netleşti. Memur maaşlarına ve emekli memur aylıklarına yüzde 18,60 oranında zam yapıldı. SGK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına 12,19 oranında zam yapıldı. Buna göre 16 bin 881 lira olan en düşük emekli maaşı, açıklanan rakamla yılın ilk 6 ayı için 18 bin 939 lira oldu. Asgari ücretlilerden sonra emekli, memur ve memur emeklilerine yapılan zamlar hiç kimseyi memnun etmedi.


Milyonların beklediği 2026 yılının ilk altı aylık memur ve emekli zam oranı, TÜİK’in Aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla netleşti.

Memur maaşlarına ve emekli memur aylıklarına yüzde 18,60 oranında zam yapıldı.

SGK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına 12,19 oranında zam yapıldı.

Buna göre 16 bin 881 lira olan en düşük emekli maaşı, açıklanan rakamla yılın ilk 6 ayı için 18 bin 939 lira oldu.

Asgari ücretlilerden sonra emekli, memur ve memur emeklilerine yapılan zamlar hiç kimseyi memnun etmedi.

İyileştirmeye dair açıklanan rakam Can suyu olur mu?

Bilemiyorum!

O kadar çok çözüm bekleyen sorunlar ki; en önemlilerden birisi…

Refah düzeyde olmasınlar, azıcıkta olsa nefes almasınlar diye, yıllardır “intibak yasasını” bekleyen emeklilerin hakları verilmedi.

Yani, eski ve yeni emekliler arasındaki maaş farkı hala sonuçlanmadı.

Bu, giderek büyüyen hepimizin sorunu haline geldi.

Zaten çözülmeyen sorunlar biriktikçe çoğu insanın hakları gasp ediliyor.

Toplumun neredeyse yarısı boynunu bükmüş, mahzun, ezilmiş ve kızgın ne yapacağını bilemez bir vaziyette… Burnundan soluyor nerdeyse…

Asgari ücretli 28 bin TL’nin, emekli ise 18 bin 939 TL’nin hesabını yapamıyor inanın. 

Hesapla, hesapla düze çıkmıyor, bütçe hep açık veriyor. Nasıl kapatacak ne bir yol var, nede bir çözüm…

Devletin bütçesi açık verdiğinde cezayı vatandaşa kesiyor, ama vatandaş açığını kapatamıyor, kime ceza kesecek.?

Biliyorsunuz asgari ücrete aralık ayında zam yapılmış, 28.075 TL olmuştu.

Maşallah harca harca bitmez, ev kirası 20-30 bin arası, elektrik-su 1500 TL, doğalgaz 3000-5000 arası,Pazar parası kalmadı maalesef…

Peki, vergiler ne olacak…?

Off yok yok hesap tutmuyor…

Vatandaşın maddi manevi artan yük karşısında psikolojik sorunların artması kaçınılmaz oldu.

Birde diğer hesaplara bakalım mı.?

Yayınlanan bürokrat maaşlarına e üç-beş yerden maaş alanların gelirlerine…

Sosyal medya sağolsun, ne var ne yok hemen döküveriyor ortaya…

Yani Bakan Işıkhan’ın kimleri enflasyona ezdirmediğini görelim.

“Cumhurbaşkanı maaşı: 312.718 TL

Emekli milletvekili aylığı: 177.658 TL

Toplam aylık gelir: 490.376 TL

Bu rakam, net asgari ücretin yaklaşık 17,5 katına karşılık geliyor.

Bakanlar: Emekli olan bakanın geliri 450 bin lirayı aşıyor

Bakan maaşları asgari ücretle kıyaslandığında dikkat çekici seviyelere ulaştı:

 Bakan maaşı (ekonomi bakanı dahil): 280.135 TL

Emekli milletvekili aylığı: 177.658 TL

 Emekli olan bir bakanın toplam aylık geliri: 456.993 TL

Bir bakanın yalnızca maaşı bile asgari ücretin yaklaşık 10 katı düzeyinde.

Milletvekilleri: Çifte gelirle asgari ücretin 16 katı

 Milletvekili maaşı: 273.196 TL

 Emekli milletvekili aylığı: 177.658 TL

 Hem maaş hem emekli aylığı alan vekilin toplam geliri: 449.854 TL

Bu tutar, net asgari ücretin yaklaşık 16 katına denk geliyor.

Asgari ücret ve emekli aylığı yerinde sayıyor

 2026 net asgari ücret: 28.075 TL

 En düşük emekli aylığı: yaklaşık 18.900 TL

Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan her defasında, “Vatandaşımızı enflasyona ezdirmedik ve ezdirmeyeceğiz!” derken bizlere şaka yapmış.

Hem de öyle bir şaka ki, yukarıda ki rakamlar netleşince gülmekten kriz geldi bana…

Ama kimsenin bu şakaları kaldıracak gücü kalmadı artık.

“Ezdirmedik ve ezdirmeyeceğiz” derken haklıymış, ezmek şöyle dursun, resmen silindir gibi geçti insanlarımızın üzerinden.

Açlık sınırı 30.143 TL, yoksulluk sınırı 98 bin 188 TL’ye yükselmişken bu rakamın altında verilen ücretlerin hesabını kim yaptı merak ediyorum doğrusu.

Emekli insanlar yine mağdur edildi, yine hakları gasp edildi ve yine onların kaderini tuzu kuru olanlar belirledi.

Hiç elinizi vicdanınıza koydunuz mu acaba, bu komik rakamları onaylarken?

Bilmem kaç bin dolarlık saat takan, 52 bin TL’lik ayakkabı giyenler, asgari ücretlinin ve emeklinin kaderini belirliyorsa bunlara, vicdanı sorgulamamız hiçbir şey ifade etmez.

Yani bir ayakkabı kadar değer verilmeyen bir düzendeyiz.

Evet durum böyle…

Asgari ücretli nasıl geçinecek?!…

Emekli nasıl ayakta kalacak? siz söyleyin.

Gerçi, ayakta kalmalarını isteyen kim, hatırlarsınız belki, emekliler için, “Emekliler önceden erken ölüyordu, şimdi 70 yaşına kadar maaş ödüyoruz.” diye söylenmişti.

Artık ne kadar yük olarak görüyorlarsa, yüzleri kızarmadan bunu bile söylemişlerdi.

Merak etmeyin, “yapılan son zamla emekliler zaten açlıktan ölecekler.”

Deniliyor ki;

Seçim yılı olsaydı kesenin ağzını açarlardı…

Şimdi biraz daha sürünsünler, daha çok muhtaç durumuna gelsinler, seçim zamanı “ağızlarına bir parmak bal çalar yine gönülleriniz alırız!” hesabı içerisindeler.

Evet… 

Bu seçim başka olacak, evdeki hesap çarşıya uymayacak…

Gün gelecek sizlerde emekli olacaksınız…

İnsanlar “yaşattıklarını yaşamadan ölmezlermiş” gün ola devran döne bekleyip göreceğiz.

Büyüme rakamlarını açıklarken, “çağdaş ve modern bir yeni Türkiye anlayışıyla” diye söz ederken, insanları sefalet ücretine mahkum etmek ne kadar utanç verici bir durum.