AKP Grup Başkanvekili Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, peş peşe gelen zamlara ilişkin olarak, uluslararası piyasaları işaret ederek; "Bu zamları devlet yapmıyor" dedi. Yirmi yılda öğrendik ve kanıksadık artık… İyiliklerin anası hep “AK Parti”, kötülüklerin anası hep “İç ve dış güçler”.
***
Maşallah AK Parti, “teflon tava” gibi. Üzerine hiçbir “leke” bulaşmıyor! Biz inandık da, gerçekten kendileri de inanıyor mu acaba? Ama “aya dört şeritli otoyol yapacağız!” dediklerinde inanacağı iddia edilen bir kesim ahalinin, “zamları devlet yapmıyor!” sözüne de inanacağı muhakkak.
***
Tabii, “zamları kim yapıyor?”
Biz de merak ettik abi!”
***
Ünal TV 100 canlı yayınında Pınar Işık Ardor'un gündeme ilişkin sorularına yanıt verdi. Pandeminin başından itibaren doğalgazın yüzde 75’ini, elektriğin de yüzde 50’sini yaklaşık 2 yıl boyunca devletin sübvanse ettiğini ifade eden Ünal; “Almanya elektrik ve doğal gazda sübvanseye gitmedi ama biz yaklaşık 165 milyarlık sübvanse” ettik.
“Bu zamları devlet yapmıyor. Uluslararası piyasalardan gelen zamlar bir süredir yansıtılmaya başlandı. Yaşadığımız sorunlar pandemiden ve küresel anlamdaki ekonomik daralmadan kaynaklı bir durum. Bugün hiperenflasyon ABD'nin yaşadığı bir sorun değil mi?” diye sordu.
Tabii, “hiperenflasyon yaşıyor!” denilen ABD’de bu oran, yüzde 7’lerde… Bizimkisi ise, TÜİK’e göre yüzde 50, piyasaya göre yüzde 100… ABD’de kişi başına gelir 65 bin dolara; bizde ise, 8 bin dolara yakın…
***
Evet. Ünal büyüğümüzün dediği gibi, yüzde 7 enflasyon hiperenflasyon ise bizim yüzde 50’nin ismi ne? Vallahi, merak ettim ekonomi kitaplarını açtım bulamadım.
***
Peki Ünal Abi, biz;
2020 I. Ç %4,4
II. Ç Küçüldük
III. Ç % 6,3
IV. Ç %6,2
2021 I. Ç % 7,4
II. Ç % 22,0
III. Ç % 7,4
gibi gözler görülmedik bir biçimde büyümemiş miydik? Bunu da dünya küçülürken yaptığımızı; o nedenle bizi kıskandıklarını söylememiş miydik abi?
***
Öyle ya; Hoca Nasrettin misali; "Bu kedi ise ciğer nerede; ciğer ise kedi nerede?”
***
AK Parti, 20 yılda yaklaşık 4,2 trilyon dolar kamu kaynağı kullandı. Bu, kendilerinden önceki 80 yıl içinde kullanılan kaynağın 2,5-3,0 katı. Peki bu para nereye gitti? Sadece betona mı? Hayır, karşı oldukları; her kötülüğün anası olarak gördükleri “faize”… Bu süreçte, 1 trilyon dolar da dış ticaret açığı verdik.
***
Nasıl mı? Yirmi yılda, iç ve dış borç için ödenen faiz, 550 milyar dolara yakın. Sırf 2017-2021 döneminde ödenen faiz 553 milyar lira. Tabii, 2022 için ödenecek 240 milyar lira. Demek ki, son 6 yılda ödenecek toplam faiz 793 milyar lira.
***
Gelelim, güncel konuya… Hiperenflasyon yaşıyor denilen ABD’de evlere verilen elektriğin kWh’i evlerde 0,153 dolar, işyerlerinde 0,120 dolar (07.02.2022) (https://tr.globalpetrolprices.com/USA/.). Yani yaklaşık 2,1 ve 1,60 lira… Bizde ise, birinci kademe için kWh başına “giydirilmiş” fiyat, evlerde 1,37 lira, işyerlerinde 2,73 lira.
***
Şimdi ise, kamu tulumbasında su bitti. Fellik fellik dolaşıyoruz dünyayı, üç-beş kuruş para bulabilmek için. Döviz dedik olmadı, şimdi de yastık altı altına geldi sıra… O da olmayacak… Olmayacağını, “ahalinin gözlerinin ışıltısına bakarsanız görürsünüz!” Sanırım, elektrikte, yüzde 50’lik bir zam daha kapımızda… Ve mecburlar…
***
“Bas bas paraları Leyla’ya!” türküsü ile oynanan oyunun ya da “popülist siyasetin” ya da “bu değirmenin suyu nereden gelecek!” diyememenin ya da “devletin bitmez tükenmez hazinesi var” sanmanın acı sonucu bu…
***
Önce sanal bir dünya yaşatırsan ahaliye; ayıkınca görürler gerçek hayatı ama nafile, yapacak şey yok artık. “Ba’del harab ü Basra!” yani “Basra harap olduktan sonra yalvarmak yakarmak nafile!”. Çare ise sandık… Umarız biran önce önümüze gelir.


