"Memur-SEN", 29 Ekim kutlama mesajında; Diyanet İşleri Cuma hutbesinde, "Arkadaşlar yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!" diyen Mustafa Kemal Atatürk'e yer vermemiş. İyi ki de vermemişler. Zira; O “temiz isim", ağızlarına yakışmaz. Hem yüce Atatürk ne demişti; "Geldikleri gibi gidecekler!"
***
Öyle ya, "Mehter Marşı ile geldiler, İzmir Marşı ile gidecekler!". Elbette sandıkla gidecekler. Bu durumda; "cim karnında bir nokta olduklarını anlayacaklar!"
***
Bizlere, fakir, geri kalmış, beşeri sermayesi yok denecek kadar az Anadolu coğrafyasında, bağımsız bir "Türk devleti" armağan eden, “Yüce Önderin” aziz hatırası önünde sevgi, saygı ve hasretle eğiliyorum. Silah arkadaşlarının, “Cumhuriyete kol kanat gerenlerin” de...
***
Bakalım sürünen, rafları boşalan, kuyruklardan geçilmeyen ülkelerin hali pür melali neymiş?
***
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) tahminlerine göre Türkiye 2021 sonunda “dünyanın en büyük 20 ekonomisi” arasındaki yerini kaybedecek. 2021’de 21. Sıraya düşecek Türkiye 2022’de 22. sıraya gerileyecek. IMF’ye göre Türkiye, 2023’te 19. sıradan tekrar “ilk 20”’ye dönecek.
***
Türkiye’de kişi başına milli gelir dolar bazında 2014’ten bu yana düşme eğiliminde. Kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) Cumhuriyet tarihinde ilk kez 7 yıl üst üste düşüş gösterdi.
***
Dünya Bankası'nın GSYH verisine göre Türkiye 2020 yılında 720 milyar Amerikan doları dünyanı en büyük 19. ekonomisi konumundaydı.
***
Hatırlanırsa; “2023 hedefi” için 2 trilyon dolar milli gelir, 25 bin dolar kişi başına gelir, 500 milyar dolar ihracat hedeflenmişti.
***
IMF’nin son tahminine göre ise Türkiye 2021 yılında 796 milyar dolar ile 21. sıraya gerileyecek. 2022 sonunda gayrisafi yurtiçi hasılasını 845 milyar dolara çıkaracak olan Türkiye, 22. sıraya düşecek. GSYH artmasına rağmen Türkiye’nin sıralamada gerilemesinin sebebi diğer ülkelerdeki daha yüksek artışlar.
***
IMF’ye göre 2021, 2022 ve 2023’te dünyanın “en büyük 10” ekonomisinde sıralama değişmeyecek.
2021 tahminlerine göre; “Ey! Trump”ın ülkesi ABD 22 trilyon 940 milyar dolar ilk sırada yer alırken Çin 16 trilyon 863 milyar dolar ile 2. olacak.
***
Bunlardan sonraki sıralama da şöyle:
- Japonya (5 trilyon 103 milyar),
- “Ey! Merkel’in” ülkesi Almanya (4 trilyon 230 milyar),
- İngiltere (3 trilyon 108 milyar),
- Hindistan (2 trilyon 946 milyar),
- “Ey! Makron”’un ülkesi Fransa (2 trilyon 940 milyar),
- İtalya (2 trilyon 120 milyar),
- Kanada (2 trilyon 16 milyar)
- Güney Kore (1 trilyon 824 milyar).
Gördünüz mü, yokluktan, kıtlıktan inim inim inleyen zavallı ülkelerin hali pür melalini.
***
Peki, ülkemiz de durum ne?
***
“Ekonomik çalkantıların yaşandığı, pandemi desteklerinin yetersiz kaldığı son bir yılda devlet yardımlarına muhtaç hale gelen aile sayısı ikiye katlanarak 3.3 milyondan 6.6 milyona çıktı”. (Kaynak: SÖZCü, Erdoğan Süzer, 29.10.2021)
İsterseniz resmi verilere dayanan haberin bazı detaylarını verelim: Yardım alan alile sayısı 3.3 milyondan, 6.6 milyona çıkmış. Yani katlamış… Ortalama hane halkı sayısını 4 kişi kabul edersek bu yaklaşık 26 milyon nüfusa ve yine yaklaşık (iki kişi hesabıyla) 12 milyon oya karşılık gelir.
Genel Sağlık Sigortası (GSS) ödenen kişi sayısı ise, 7,5 milyondan 7,8 milyona çıkmış. Kömür yardımı alan aile ise 1,8 milyonmuş.
***
Bu tablo bize, bu iktidarın “yoksulluğu” yok etme yerine, “yönetme”yi tercih ettiğini gösteriyor. Yararlananlar doğal olarak, “bunlar giderse bu yardımlar kesilir!” endişesi taşıyor. Öyle ya, büyüklerimiz ne demişti; “Allah, kimseyi yoklukla terbiye etmesin!”
***
Tabii, CHP’nin kazandığı belediyeler bu endişeyi, iktidarın tüm engellemelerine rağmen yok ettiler, hem de misliyle. Ama bu yetmez; ülke genelinde bu güvenceyi vermeleri gerekir. Bunu yapabildikleri taktirde ipi göğüslemeleri hiç de zor değil. Zira halktan, tabanından kopmuş bir iktidarla karşı karşıyayız.


