CHP’nin vitrininde dolaşan Milletvekili Gürsel Tekin, bir laf etti, ortalığı toz bulutu sardı… Tabiri caizse; “At izi it izine karıştı!”. Demem o ki; Tekin, mikrofonun o şehvetineesir oldu, “6’lı masayı” zora soktu… Yani, “Surda öyle bir gedik açtı ki!”, “Cumhur İttifakı” üstünden çok geçen olur artık…
***
Tekin de dahil herkes şunu iyi bilmeli: Elbette düşündüğünü, inandığını söyleme gibi bir özgürlük alanı var. Buna ket vurulamaz. İnanır ve iman ederim. Amma lakin, bir siyasi partiye, bir sosyeteye girdiyseniz, işte bu alanı kısıtlayan bazı umdeler vardır. Hele hele bu, bir siyasi oluşumsa, daha da dikkatli olmak, sorunları, önerileri, parti platformlarında dile getirmek gerekir. Siyasette; “bir delinin kuyuya attığı taşı, kırk akıllının çıkartması” gibi bir lüks yoktur. Nokta.
***
Yok; “özgürlük benim karakterim!” derseniz, saygı duyarım ama “buralarda ne işin var arkadaş!” diye de sizi uyarırım. Buna Kayseri’de; “madem öyle Apdullanınhayadında ne iş var arkadaş!” derler.
***
Milletin çektiği inanılmaz sıkıntı yetmiyormuş gibi bir de siz, üstümüze binmeyin. Unutmayın, siyaset bireysel tatmin, bir yerlere göz kırpma yeri değildir. Bu sözüm umumidir kimse alınmasın; alınan olursa hiç de umurumda değil…
***
Eğri oturup doğru konuşalım. Hukuk devleti, hukukun üstünlüğünü mü, yoksa “üstünlerin hukukunu” mu savunacağı? Kesin yargı kararı olmadan kişi, kurum ve kuruluşları suçlamaya devam mı edeceğiz yoksa,“masumiyet” ilkesini esas mı sayacağız?
***
Açıkça söyleyeyim ben hukukun üstünlüğünden, hukuk devletinden, yargıç bağımsızlığından yanayım; aksi kanıtlanana kadar “masumiyet” ilkesini savunurum… Gerekçesi ve ne adına olursa olsun, kim ihlal eder, kim yok sayar asla oy vermem… Siyaseten bir arada da olmam. Benim, kırmızı çizgimdir, bunlar.
***
AslındaTekin’in laf doğru, bağlamına bakarsanız… Ama niyet kuzuyu yemek olunca, içinden cımbızla bir cümleyi alırsınız, evirir çevirir kullanırsınız… Nitekim öyle yapıyor Millet İttifakı ve yandaşı medya.
***
Demiş ki; “HDP’li bir bakana da görev verilebilir!”, Demiş demesine ama sözü umumi; herkese verilebilir HDP’li birisine de, demiş… Bağlamında; “HDP, legal bir partidir. Seçimle gelmiştir. Şu kadar milyon oy almıştır. Meclis’te Meclis Başkanlık Divanı’nda temsil edilmektedir”, diyor. Yanlışlık bunun neresinde?O nedenle, “neden bakan olmasın ki?”, diyor. Yanlış mı?Aslında, bu doğru…
***
Yok, HDP illegal bir oluşumsa, terör örgütü PKK ile iltisakları sağlamsa, yargı kararını verir ve kapatır… Bu, bizim işimiz değil. Ondan sonra Tekin, bu tür bir laf ederse gereğini yaparsınız… Kaldı ki, HDP’nin kapatılma davası Anayasa Mahkemesi’nde. İddianame, bir yıl iki ay önce, oy birliği ile kabul edilmişti Anayasa Mahkemesi’nce… İnşallah, süreç hızlanır, AYM son noktayı koyar.
***
Gözleri gökte gezen müneccimin yerdeki çukuru görmemesi” gibi bir hal yaşanıyor. Biliyoruz, 22 Eylül 2015 tarihinde, AK Parti kabinesinde görev verilen HDP'li Avrupa Birliği Bakanı Ali Haydar Konca ve Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan istifa etti.
***
Yine biliyoruz; Kardeş Osman ÖcalanTRT’ye çıkartılmıştı bir seçim arifesinde. “İmaralı Canisi”Öcalan’ın; AK Parti’ye destek mektubu, seçimlere birkaç gün kala, meydanlarda okunmuştu…
***
Hatırlayın;"Edirne'deki, en büyük hesabı İmralı'dakine verecek”, denmişti Demirtaş için. Demirtaş, bağımsız yargıya mı yoksa,İmralı’da ki “caniye” mi hesap verecek? Anlamak mümkün değil.
***
Şimdi bunlar olmamış gibi, Cumhur İttifakı’nın bileşeni MHP ve destekçileri yandaş ve candaş medya, Tekin’in bu sözleri üzerine, “Millet İttifakı”na vurdukça vuruyor.
***
İşin ilginç yanı, bu kertede AK Parti’nin hiç sesi soluğu çıkmıyor… Muhtemelen Tayyip beyin tavrını bekliyorlar… Sayın Erdoğan bir söylesin, benzeri laflar peş peşe nasıl geliyor, bir görün. Benim anlayamadığım başta Meral Hanım olmak üzere, İYİ Parti’nin, “ülkücü kanadının”, şiddetli bir biçimde, hem de MHP’yi de geride bırakan tepki vermesi. Hele hele Sayın Akşener’in bu söze, “CHP’nin resmi görüşü!” türünden tepkisi anlaşılabilir değil…
***
Ya hu!..CHP’nin resmi sözcüleri, “Gürsel Tekin’in sözleri kendisini bağlar, partimizi bağlamaz!” demelerine rağmen, Meral Hanımın bu lafı, “şaşkınlığın” bir alameti olsa gerek… Sanırım, biraz da sokakların verdiği güç sarhoşluğunun etkisi altına girmeye başladı.
***
Evet. Tepki vermeniz, siyaseten doğru olabilir; Tekin’in konuşması siyaseten yanlış olabilir ama tepkiniz bu kadar sert olmamalıydı… Meral Hanım, sizin ve bir kısım arkadaşlarınızın çıkışından en fazla kim üzüldü, biliyor musunuz? Unutmayın, sanırım, Kemal Kılıçdaroğlu…
***
Hazreti Ali’nin şu sözünü asla unutmayın: “Söz, ağzınızdan çıkana kadar sizin emrinizde… Çıktıktan sonra, siz onun emrine girersiniz!”O nedenle, mikrofon ve belagat şehvetine kapılmayın… İki ölçüp bir biçin… Siyaset, mayınlı bir tarla. 24 saatte ne olacağı belli olmaz. Millet İttifakı olarak seçimi, “çantada keklik” görmeyin.
***
İki ittifakın da; bugün yüzde 15’lere yakın oy bir potansiyele olan, HDP dahil sol oylara ihtiyacı olduğunu unutmayın… Ne yaparlarsa yapsınlar, onların desteği olmadan seçimi kazanamıyor, iki taraf da…AK Parti’nin sessiz kalışından da anlaşılmıyor mu, bu? Bunları oyunu alamayan, seçim, meçim kazanamaz, haberiniz olsun…
***
Sonuçta; Gürsel Tekin müthiş bir siyasal pas verdi,“Cumhur İttifakı” ve yandaşı medyaya, onlar da müthiş bir gol attı… Sanırım atmaya da devam edecekler. Öyle ya; “akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş!”. Bir avuç inciri berbat etti, Tekin… Hiç kendisini, bireysel özgürlükler adına savunmaya kalmasın. Oynanan oyunun adının siyaset ve CHP’nin bir üyesi; CHP’nin de “altılı masanın” da bir ayağı olduğunu unutmasın.
