Son açıklanan yüzde 7’lik büyüme rakamları epey konuşuldu.
Konuşulmaya da devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde OSB’den birçok firmanın eleman aradığına dair haberlerde epey gündem olmuştu.
OSB’de seçim gündemde.
Bu pirinçte epey su alacak cinsten şüphesiz.
Bugün sizlere OSB başkanı Tahir Nursaçan’ın, Kayseri’nin doğal gaz ve elektrik tüketim verilerine dair yaptığı açıklamanın detayları ile ilgili bir değerlendirmede bulunacağım.
“BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİ”
Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nursaçan, yılın ilk çeyreğine ait büyüme rakamları ve ihracatımızdaki rekor artışlara Kayseri’nin önemli oranda katkı sunduğunu belirtti.
“Kayseri, Büyümenin Lokomotifi” diyen Nursaçan, OSB’de yılın ilk 5 ayını kapsayan doğal gaz ve elektrik tüketim rakamlarını açıklarken, geçen yılın ilk 5 ayına göre yüzde 22’lik bir büyümenin söz konusu olduğunu söyledi.
CİDDİ RAKAMLAR
OSB’de Mayıs ayında kullanılan elektrik miktarının 92 milyon 229 bin kilovatsaat olduğunu ifade eden Başkan Nursaçan, elektrik tüketiminde geçen yılın Mayıs ayına göre yüzde 44,7’lik bir artış yaşandığını belirtti.
Kim ne derse desin bunlar ciddi veriler ve ekonomi bağlamında da sevindirici bir tablo.
Yılın ilk 5 ayındaki elektrik tüketim miktarının 534 milyon kilovatsaati aştığını dile getiren Nursaçan, ilk 5 aylık tüketimin geçen yılın ilk 5 ayına göre yüzde 22 arttığını belirtti.
ARTIŞIN GÖSTERGESİ
OSB Başkanı Tahir Nursaçan, sanayicinin kullandığı doğal gaz ve elektrik tüketimindeki artışın devam ettiğini belirterek, verilerin üretimin arttığının göstergesi olduğunu dile getirdi.
Nursaçan, doğal gaz tüketiminde de benzer bir artışın söz konusu olduğunu ifade ederek, “Mayıs ayındaki doğal gaz tüketimimiz geçen yılın Mayıs ayına göre yüzde 39,6 oranında artarak 8 milyon 131 bin metreküpü aştı.
Yılın ilk 5 ayındaki tüketimimiz ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,2’lik artışla 56 milyon 703 bin metreküpe ulaştı” dedi.
ÜRETEN/ÜRETİME KATKI SUNAN
Doğal gaz ve elektrik tüketim miktarının OSB’de geçen yılın ilk 5 ayına göre yüzde 22,2’lik bir büyümeyi işaret ettiğini vurgulayan Nursaçan, Kayseri’nin üretmeye devam ettiğini ve Türkiye’nin büyümesine en önemli katkıyı sunan illerin başında geldiğini kaydetti.
Başkan Nursaçan, ülkemiz için üreten ve üretime katkı sunan herkese teşekkür ederken, Kayseri’nin son dönemde içinden geçtiği ekonomik ile ilgili tablo bağlamında pozitif çizgisinin bir kez daha büyümenin lokomotifi il olarak önemli bir misyonu başarı ile yerine getirdiğinin altını çizdi.
**
GÜNE ÖZEL BİR YAZI…
Yarın Cuma.
Cumanız mübarek olsun inşallah.
Kadir gecesi başta olmak üzere, ramazan ve bazı özel günler sonrasında en hayırlı gün Cuma.
Cuma günlerinin en önemli özelliği hiç kuşku yok ki müminleri bir araya toplaması ve inancımız gereği yaptığımız toplu ibadet.
Bugün sizlere inancımız gereği en önemli buluşma yerleri olan camilerimizle ilgili birkaç rakam ve gözlem aktarmak istiyorum.
CAMİ SAYISINDA 21.’YİZ
Türkiye’de 89 bin 445, Kayseri’de bin 396 caminin Müslümanlara hizmet verdiği bildirildi.
Bu sayı gün geçtikçe de artıyor.
TÜİK Din istatistikleri 2020 sonuçları bazında, 2019 yılına göre Türkiye’de cami sayısı yüzde 0.20’lik artışla 89 bin 259’dan 89 bin 445; Erzurum’da yüzde 0,62’lik artış ile bin 608’den bin 618’e yükseldi.
Kayseri 2020 yılı ölçeğinde cami varlığı bakımından Türkiye illeri sıralamasında 21’inci sırada yer aldı. Türkiye’de cami sayısının en yüksek olduğu 20 il sırayla; İstanbul, Konya, Ankara, Samsun, Kastamonu, Antalya, Ordu, Şanlıurfa, Diyarbakır, Trabzon, İzmir, Bursa, Manisa, Balıkesir, Erzurum, Giresun, Mersin, Zonguldak, Adana ve Van olarak kaydedildi.
İLK SIRALARDAYIZ
Kayserilinin hayırseverliği meşhur.
Başka Cami ve okul konusunda önder bir iliz aslında.
Kayseri Türkiye illeri cami varlığı bakımından iller sıralamasında, bin 396 cami sayısıyla 21’inci sırada yer aldı.
Ülkede en çok sayıda caminin bulunduğu il 3 bin 530 ibadethane ile İstanbul olurken, en az sayıda cami varlığı bulunan 5 il Bayburt, Iğdır, Kilis, Yalova ve Tunceli olarak sıralandı.
Türkiye’de 2019 yılında 89 bin 259 olan cami sayısı yüzde 0.20’lik artışla 2020 yılı itibariyle 89 bin 445’e ulaştı. Diyanet İşleri Başkanlığı 2020 verilerine göre 2008’de 80 bin 53, 2009’da 80 bin 636, 2010 yılında 81 bin 984, 2011’de 82 bin 693, 2012’de 84 bin 684, 2013’te 85 bin 412, 2014’te 86 bin 101, 2015’te 86 bin 762, 2016 yılında 87 bin 381, 2017 yılında 88 bin 21 2018 yılında 88 bin 681, 2019 yılında 89 bin 259, 2020 yılında ise 89 bin 445’e yükseldi.
BU KADAR CAMİYE NE KADAR PERSONEL?
Diyanet işleri başkanlığına bağlı her ilde müftülükler var.
Müftülüklerin içinde barındırdığı ilçeler bağlamındaki ilçe müftülükleri ve İmamlar var.
Hatta bunların vakıfları ve yan kuruluşları Kur’an kursları ve diğer birimleri de mevcut.
Daha önceleri 110 Bin Diyanet görevlisi olduğuna dair rakamlar vardı.
Bunların geneline baktığımızda yurt dışında görev alanlarla birlikte müezzinleri de dahil ettiğimiz zaman sanırım 250 Bin kişilik bir Diyanet ailesinden söz ediyoruz.
Ve… O diyanet diyor ki; “Eğitim insanları dinden soğutuyor!”
DEVLET GİBİ BÜTÇE
Diyanetin son dönemlerde aldığı bütçe ve ek bütçe hepinizin malumu.
TBMM’de görüşülen 2021 bütçesine göre Diyanet İşleri 2021 bütçesinden 12 milyar 977 milyon TL aldı. Böylece Diyanet İşleri; İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik ve Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi bakanlıkların da olduğu 7 bakanlığın ve 13 başkanlığın bütçesini geride bıraktı.
Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi bu yıl 1 milyar 458 milyon artışla 7 bakanlık ve 13 başkanlığın bütçesini geride bıraktı. Diyanet İşleri Başkanlığı için 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’nden ayrılan ödenek 12 milyar 977 milyon TL. Geçen yıl 11 milyar 519 milyon 609 bin olan Diyanet’in bütçesi 2021 yılı için 1 milyar 458 milyon TL artış gösterdi.
KENDİMİZİ SORGULAMA ZORUNLUĞU
Bir yazımızda şunu yazmıştık.
“Pandemi sürecinde Allahu teala biz Müslümanları başta Kabe olmak üzere camilerde bile huzuruna kabul etmiyor!” demek ki kendimizi bir başka boyutta sorgulamamız gerekiyor.
İslam temizlik dini.
Maske-Mesafe-Hijyen gibi bir konu da Camilerimiz ve din görevlileri daha öncü olmalı idi.
Pandemi sürecinde Camiler ve imamlar biraz daha aktif kullanılmalı idi. Başta maske dağıtımı olmak üzere son dönemlerde Aşılama üstü gibi değerlendirilmeye başlanan camilerimizin aslında ilk çıkış noktası olarak toplanma merkezleri bağlamındaki misyonu Korona günlerinde topluma daha da iyi hizmet vermek adına çok daha iyi değerlendirilebilirdi.
Bu tabi ki bizim görüşümüz katılıp katılmamak size ait.
Herkes bulunduğu konumdan sorumlu ve herkes bunun vebali ile sorgulanacak şüphesiz.
Yaptıklarımızdan ve yap(a)madıklarımızdan.


